

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİNİN PROFİLİ</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=1176"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=1176"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=1176"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİNİN PROFİLİ</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p>

<p><b>ÜNİVERSİTE
ÖĞRETİM ÜYELERİNİN PROFİLİ </b></p>

<p>YÖK sonrası sık
sık üniversite öğretim üyesi kalitesi birikimli bilim adamları tarafından
sorgulanmaya başlandı. Ancak bu sorgulamanın dozunun son yıllarda arttığı
görülmektedir. Bendeniz de üniversite tarihlerinden okuduklarım ve yanında
yetiştiğim hocalarımın yaşam biçimlerinden ve tutumlarından öğrendiklerimden
hareketle bilim adamı profilindeki sapmaları işlemekteyim ve ülkemiz üniversite
öğretim üyeliği yetiştirme sorununun temel sorun olduğuna inananlardanım. </p>

<p>Bir çok kişi
üniversitelerin temel sorunu olarak üniversitelerin ehil olmayan ellerde
liyakate dayalı olmayan yönetim anlayışlarının bir sonucu olarak görüyorlar.
Bana göre, üniversite mevzuatının yapılanma konusundaki eksik ve yanlışları ile
üniversiteler doğru bilim kişisini seçememesi yüzünden doğru yönetici seçilememektedirler.
Kurucu rektörümüz sayın Prof. Dr. Mithat Özsan tarımsal öğretimin
159. yıl dönümü toplantısında yaptığı konuşmasında “ülkemizin çağına uygun ehil
insan yetiştiremediğini belirttiler. Ve dediler ki 1960’lı yıllarda bir kuruma
atama yapılacağı zaman liyakate bağlı olarak bu işe kimlerin ehil olduğu bilinir
ve beklentiler de doğru çıkardı. Ancak bugün kimin atanamayacağı biliniyor” .
Maalesef ülkemiz siyasi tarafgirlik yanında son yıllarda eleştiren, fikir
üreterek üretime katkısı olacak insan yerine, söz dinleyen, kolay yönetilebilir
insanları seçmeyi tercih eder duruma gelinmiştir. Kanımca bu olgu
üniversitelerde daha da yaygın gibi geliyor. Bütün bunların sonucu olsa gerek,
öğretim üyesi profili tartışma konusu olmaktadır.</p>
<p>Özerklik de,
akademisyenlik de gitti</p>

<p>Bütün bu
tartışmaların nedeni ülkemizin yaşadığı talihsiz süreçler sonucu oluşan
olağanüstü durumların yarattığı boşlukların zamanında görülememesinden
kaynaklanıyor. Durumu görenlerin önerileri de dikkate alınmadı ve azınlıkta
bırakıldılar. Ülkemiz üniversiteleri bu konuda maalesef çok talihsiz dönemler
yaşamış, YÖK ile birlikte üniversitelerin dinamik omurgaları kırılmış, bunun
yerine omurgasızlık ilkesi temel değer olarak benimsenmiş. Üniversitelerin
özerkliği elinden alınmış, araştırma olanakları kısılmış, üniversite
bütçelerinin kısılması ile uluslararası bilim kuruluşları ile ilişkiler
zayıflamış, öğretim üyeleri maaşları komik düzeye çekilmiş, başta Ar-Gör maaşı
olmak üzere açlık sınırında tutularak üniversite öğretim üyeliği gibi
omuzlarında manevi sorumluluğu olan çok boyutlu zor meslek bir iş bulma kapısı
konumuna getirilmiştir. Bu arada gelişmekte olan bir ülke olarak hızla
Anadolu’da plansız programsız üniversiteler açarak, üniversitelilik bilinci
gelişmiş olsun olmasın çok sayıda kişi yabancı dil sınavını şu veya bu şekilde
halletikten sonra öğretim üyeliğine alınmıştır. Gece yarısı yasalarla öğretim
üyeliğinde yükselme süreye bağlanarak süresi gelen akademik aşamayı
tamamlayarak yaşamdaki temel hedeflerini gerçekleştirmiş oldular.&nbsp; </p>

<p>Evet, bugün
ülkemizin üniversitelerinin temel sorunu bilim adamı yetiştirme planı, programı
ve stratejisi bulunmamaktadır. Hiçbir üniversitenin kurumsal olarak gelecekteki
bilim politikalarını nasıl ve kimler tarafından yürütecekleri konusunda hiçbir
hazırlıkları olmadığı gibi bir öngörüleri de bulunmamaktadır. Öğretim üyesi
belirlemede ciddi kriteri olmadığı gibi bunun yansıması olan diğer alanlarda da
hiçbir ciddi kriter oluşturamamıştır. Açıkçası ülkenin beyin takımının olduğu
üniversite gibi bilim kurumları örgütsüz ve ölçüsüz olarak açık denizde
hedefsiz yol almaktadırlar. </p>

<p>Üniversitelilik
ortamının istenilen ölçüde olmaması akademisyenlerin maaşının yersizliği
mesleğe olan ilginin kalitesini düşürmüştür. Son yıllarda bazı prestijli
alanlarda bilim adamı aday adayı olacak yetenekli kişilerin bilim yapma yerine
özel sektörde çabuk para kazanma yollarını tercih ederken, daha az bu işi hak
edecek kişiler üniversiteye alınmak zorunda kalınmaktadır. Maalesef başta
yüksek okul mezunları arasında işsizliğin çok yüksek olduğu bir ortamda
yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı Araştırma Göreliliği en kolay iş kapısı
olmuştur. Bunun sonucu olarak zamanla öğretim üyesi profili daha yüksek sesle
sorgulanır duruma gelmiştir. Ancak bu sorgulama YÖK ve üniversitelerden değil,
daha çok iyi niyetli öğretim üyeleri tarafından yapılmaktadır. </p>
<p>İlginç ve önemli sonuçlar: Özgüven düşük</p>

<p>Öğretim üyelerinin profili geniş boyutta
Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Çağatay Özdemir başkanlığındaki bir
ekip tarafından Ekim 2003 ve Ekim 2004 tarihleri arasında 11’i vakıf, 69
üniversitede toplam 3 bin 392 öğretim elemanı ile yapılan anket çalışması ile
belirlenmiştir. Sayın Prof. Dr. Çağatay Özdemir sağ olsun anket sonuçlarının
bir kısmını bana da değerlendirmek üzere ilettiler. Sonuçlar çok ilginç ve çok
boyutlu olarak tartışılması gerekir. Sayın Prof. Dr. Eser Karakaş ve gazeteci Taha Akyol
köşelerinde konuyu irdelediler. Sayın Karakaş olayı üniversite özerkliği talebi
ve AB karşıtlığı yönü ile değişik bir boyuta incelemişlerdir. </p>

<p>Sonuçları belki herkes kendisine göre
yorumlayabilir. İstenirse sanırım Çağatay Bey de (<a href="mailto:cagatay@gazi.edu.tr">cagatay@gazi.edu.tr</a>) kamuoyuna mal olmuş sonuçlarını sizlerle
paylaşabilir. </p>

<p>Bana göre anket sonuçları çok önemli; her
biri ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir ancak üniversitelerimizin geleceği
açısından öğretim üyesi profilinin belirlenmesi ve bunun ülkemizin biliminin
geleceğine yansıması birinci önceliği ortaya koymaktadır. Ancak anket öğretim
üyelerinin bilimsel üretkenliklerini de bu vesileyle ölçseydi sanırım çok daha
farklı durum ortaya çıkardı. Öğretim üyelerinin profili öğretim üyelerinin
gelir düzeylerine, geldikleri aile ortamına, yurtdışında bulunma durumuna ve
büyük şehirlerde oturuyor olma durumuna göre aralarında büyük farklılıklar
göstermektedir.</p>

<p>Anket sonuçları olumlu ve olumsuz yönden
değerlendirilebilir. </p>

<p>Önce iyi tarafından bakalım. <b><i><u>Beklendiği
gibi öğretim üyelerinin ezici çoğunluğu üniversite özerkliğini talep ediyorlar,
YÖK’e karşılar, demokrasinin iyi işlemediğini ve akademik yükselmenin objektif
değerlendirmeye göre yapılmadığını belirtiyorlar. </u></i></b></p>

<p>Olumsuz yönü ise, öğretim üyeleri genelde
gelenekçi, özgür düşünceden çok benimsenmiş kalıplaşmış düşüncelerin ekseninde
dolaştıkları görülüyorlar. Sivil inisiyatiften çok otoriteye ve orduya güven
fazla, mesleği dışındaki konularda daha az okuyor ve olaylara bakış açıları
evrensel bakmak yerine yerel ölçekte baktığı görülmektedir. Ayrıca öğretim
üyelerinin ciddi anlamda iletişim ve özgüven sorunu yaşadığı
anlaşılmaktadır.&nbsp; </p>

<p>Öğretim üyeleri profili bir bütün olarak
ele alındığında bir taraftan özek üniversite talebinde bulunuyor, diğer
taraftan gelenekçi ve otoriteye bel bağlama gibi tutum sergilenmesi biraz kafa
karıştırıcı gibi geliyor. Mevcut öğretim üyelerimizin çoğunluğu 2547 sayılı
yasayı yaşadığımız için, hiç birimiz gerçek anlamda özek bir üniversite
ortamını teneffüs etmedik. Acaba öğretim üyesi özerklikten ne anlıyor diye
düşünmeden edemiyor insan. Ciddi olarak bilimsel ortama yakışır üniversite
yönetimleri altında bilimsel araştırma ve yaşam biçimini yaşamadık. Acaba anket
bazı soruları daha açarak mı sorsaydı diye düşünüyorum. Bu bakımdan anket
olumlu ve olumsuzlukları ile bize ülkemizin beyin takımının ne olduğunu ve ne
olmadığını önümüze koymuş bulunuyor.</p>

<p>Bu bakımdan her üniversitenin öncelikle
kendi üniversitesinin öğretim üyesi profilini geniş anket çalışması ile
belirlemesi gerekir. Bununla birlikte YÖK’ün böyle bir çalışmayı ciddi olarak
yaparak geleceğin yetişmiş bilim insanı kaynağını oluşturması gerekir. Bunu
mutlaka yapmak gerekir. Aksi takdirde bugünkü profille hiçbir üniversitemiz
dünyanın hiçbir yerinde kendisini kabul ettiremez. Çin Bilimler Akademisi ve
TIME dergisinin sonuçlarına göre Türk üniversiteleri dünyadaki ilk 500
sıralamasında yoklar. Ülkemizin bilgi çağında dünyadaki yerini doğru olarak
alması için öncelikle beyin takımını iyi tanıması, sorunlarını bilmesi ve doğru
seçim yapması artık kaçınılmazdır.</p>

<p>24 Ocak 1990 tarihinde bir trafik kazasında
kaybettiğimiz rahmetli hocam Prof. Dr. Mahmut Sayın üniversite öğretim üyeleri
profilini zamanında sıkça dile getirir ve çevresi ile tartışırdı. Zamanı olan
ve ilgilenen arkadaşlara aşağıda geniş olarak yazdığım Prof. Dr. Çağatay
Özdemir ve arkadaşlarının raporuna ilişkin sonuçları ve düşüncelerimi daha önce
“Örnek Bilim Adamı Mahmut Sayın ve Bilim Adamı Kimdir” yazılarım ile
karşılaştırmalı olarak okumalarını isterim. Bugünkü üniversite sisteminde
Mahmut Sayın hocamın önemini daha çok hissediyorum. Ruhu şad olsun. </p>

<p>Kurban
bayramınızı tebrik eder; bayramın hepimize, ülkemize ve dünyamıza sağlık
mutluluk ve huzur getirmesini dilerim.. Bu arada çağımızın en korkunç doğa
felaketi olan Tsunami kurbanlarını da kurban bayramında unutmayalım. Kokunç
felaketin mağdurları basına yansıyan resimlerden gerçekten zor durumdalar.&nbsp; </p>

<p>Selam,
sevgi ve saygılarımla.</p>
<p>YAZININ TAMAMI</p>
<p><b>Öğretim Üyelerinin Üniversitelilik Bilinci</b></p>
<p>Türkiye üniversitelerindeki öğretim üyelerinin profili Gazi
Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Çağatay Özdemir başkanlığındaki bir ekip
tarafından 11’i vakıf toplam 69 üniversitede 3 bin 392 öğretim elemanı ile
yapılan anket çalışması ile tespit edilmiştir. Anket sonuçları sınırlı ölçüde
kamuoyu tarafından paylaşıldı. </p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Özdemir ve arkadaşlarının
anket sonuçlarına göre öğretim üyeleri geldikleri sosyo-ekonomik alt yapıya
göre iki guruba ayrılıyorlar. Batıdaki başta vakıf üniversitelerindeki öğretim
üyeleri sahip oldukları ekonomik ve sosyal statüden dolayı daha sosyal ve
özgüven değerleri yüksek, Anadolu üniversitelerindeki öğretim üyeleri daha
kaygılı ve muhafazakâr bir görüntü sergilemektedir. Alt sosyo-ekonomik düzeye sahip olanlar daha fazla gelenekseldir. Kadın
öğretim elemanları, araştırma görevlileri ve yurtdışına çıkmayanlar, sosyal
bilimlerde çalışan öğretim elemanları, kendilerini alt ve orta sınıfta
görenler, devlet üniversitelerinde çalışanlar daha fazla geleneksel değerlere
sahiptir. Bu durum öğretim üyelerinin hayata bakış açıları üzerinden
üniversitelerin bugünkü etkinliklerine yansımaktadır. </p>

<p>Anket sorularına verilen cevaplardan
öğretim üyelerinin olaylara bakış açısında bazı çelişkiler yaşadıkları
görülmektedir. Araştırma sonuçları öğretim üyelerinin çoğunluğu üniversitelerin
özerk olması gerektiğini ifade etmektedirler. Diğer taraftan da her ne kadar
ankete katılan öğretim üyelerinin ağırlıklı bir bölümünün temel tercihinin “tam
özerk üniversite” olduğunu ortaya koyuyor olsalar da sivil TBMM’den çok en
güvenilir kurum olarak orduyu görmeleri, bir yerde otoriteye güveni ve statüko
sorusunu gündem getiriyor. Araştırma sonuçları “öğretim üyelerinin büyük
çoğunluğunun devletin resmi ideolojisi ile aynı paralellikte düşündüğü”
görülmektedir. Devletin genelde statükocu ancak üniversitelerin ise daha özerk
ve özgürlükçü bir ortamda her konuya tartışma, araştırma gözü ile bakması
gerekir. Buradan çıkan sonuç öğretim üyeleri gerçekten üniversite özerkliğinden
ne anlıyorlar sorusu akla gelmektedir. İçinde bulunduğumuz üniversite ortamına
göre mi karar veriyorlar, bunun ciddi olarak araştırılması gerekir. İleride
yapılacak bir başka anket çalışmasında bazı çapraz soruların sorulması
gerekir.&nbsp; </p>

<p>Öğretim
üyelerinin ezici bir çoğunluğu özerk üniversite talep etmektedir. Kararlara
katılma düzeyi artan ve çalıştığı üniversitedeki iletişimi açık ve anlaşılır
bulan, unvanı yüksek olanlar “Tam özerk üniversite” sistemini savunmaktadır.
Öğretim üyelerinin %5’i mevcut sitemden memnun görülüyor.</p>

<p>Gazi Üniversitesi tarafından yapılan
ankette öğretim üyelerinin %75’i YÖK sistemini eleştiriyor ve özerk
üniversiteden yana davranıyor, ancak diğer taraftan geleceğe bakış açısında
sorunu yönetici bazında değiştiğini ve bu sonuçlarla da sonunun derinliğine
değil yüzeysel olarak baktığını göstermektedir. Son yıllarda YÖK konusunda
yapılan tartışmalarda da benim kişisel gözlemlerim de öğretim üyelerinin büyük
çoğunluğunun sorunu üniversite yönetimlerinde görmektedirler. Öğretim üyeleri
genelde sistemden çok yönetici değişi ile sorunu çözeceği yönünde işaretini
vermektedirler. Ancak yaşanan tecrübelere hangi kişiyi yönetime getirirseniz
getirin sistem kişileri tekleştirmekte ve tek adam hâkimiyeti ön plana
çıkmaktadır. </p>

<p>Öğretim üyeleri
genelde sivil inisiyatife pek güvenmemektedirler. Örneğin basına olan güven %1
düzeyinde iken orduya olan güven %45 düzeyinde.&nbsp;
Genelde öğretim
üyesi ve bir kurum olarak da üniversiteler toplumun tüm egemen güçlerine karşı
bağımsız ve özerk olmaları gerekir. Öğretim üyelerinin özgüvenin olmaması,
orduya bel bağlamaları ve gelecek ile ilgili yüksek kaygı taşımaları biraz
üniversitelik bilinci bakımından ürkütücü. Aslında öğretim üyelerinin orduya
güveninin yüksekliğin temelinde </p>

<p>1.<span>&nbsp; </span>AB’nin ve ABD’nin dayatmaları
sonucunda başta ulusal bilincin zayıflaması, irticai ve bölücü akımların
güçlenmesi gibi kaygıların sonucu akademik çevrelerde artan anti AB’ci tutumun
büyük etkisi olmuş olabilir. </p>

<p>2.<span>&nbsp; </span>Son yıllarda üniversitelere
öğretilen öğretinin sorgulayıcı olmaması, derin felsefi tartışma ortamının
olmaması, yetişkin ve örgütlü birey davranışlarının gelişmemesi ve üniversiteye
alınan elemanların büyük çoğunun mezun olduğu kurumun dışına çıkmamaları bir
diğer etken olabilir. Özellikle öğretim üyelerinin mezun oldukları kurumda
kalmaları kanımca yerel ölçekte düşüncelerin planlanmasında etkili olmaktadır.
Anket sonuçlarına göre yurtdışında bulunanalarla bulunmayanalr arasında bu
konuda derin farklılıklar bulunmaktadır. </p>

<p>Tabii bu kaygılar ve güvensizlik akademik
çevrelerde özerklik kavramı ile kapatılacağı düşünülse de üniversite özerkliği
anlayışı ile öğretim üyelerinin kaygıları pek örtüşmüyor. Tam tersine öğretim
üyesi sırtını güce dayıyor ve anlaşılan bağımsız olma ile üniversite özerkliği
birbirine karıştırılıyor. Hatta YÖK yasasını artık içselleştirmiş ve onun
yörüngesinin dışına çıkamamaktadır. </p>

<p>Sayın Prof. Dr. Eser Karakaş üniversite özerkliği ekseninde konuyu değişik bir açıdan
irdelemiştir. Diyor ki Karakaş “Ancak üniversitenin nihai analizde bir devlet
kurumu olması dahi yaptığı üretimin doğası nedeni ile diğer devlet
kurumlarından ciddi bir biçimde ayrıştırıyor, farklılaştırıyor”.&nbsp; Aslında doğal olarak üniversitenin devletin
diğer kurumlarından işleyiş ve fonksiyon olarak farklı olmalası gerekir. Ancak
mevcut öğretim üyelerinin akademisyenlik bilinci ve anlayışı ile bunun
bağdaşmadığı görülmektedir.</p>

<p>Prof. Dr. Çağatay Özdemir’in araştırma sonuçlarına
metropoller dışındaki üniversitelerde Öğretim üyelerin genelde genç ve ciddi
derecede dil sorununu hal edememiş olanlar %40 düzeyindedir. Yabancı dil sorunu
metropollerin dışındaki üniversitelerde ve özellikle de erkek öğretim
elemanları arasında daha fazladır. Bugün biliyoruz ki zamanının büyük
çoğunluğunu yalnızca dil sınavını aşmak için ayıran, Yard. Doç kadrosunda
binlerce insan bulunmaktadır. İşi biraz gerçek boyutta alınsa eminim bu rakam
daha da yüksektir. Gerçi hiçbir İngiliz veya Amerikalı başka bir ulusun dilini
öğrenmeden de bilim adamı olabiliyor ancak günümüz koşullarında artık iletişim
dili olarak İngilizcenin en azından akademisyenler arasında sorun olmaması
gerekir diye düşünüyorum. Ancak bunun bir çok öğretim üyesi için çok büyük bir
acı ve üniversite verimliliği açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Öğretim üyelerinin kitap okuma veya okuduğu
kitap türü yönünden de temel ayrılıklar görülmektedir. Kendilerini üst
sosyo-ekonomik düzeyde görenler, anne ve babalarının eğitim düzeyi yüksek
olanlar, vakıf üniversitelerinde çalışanlar daha çok kitap okumaktadırlar. Anne ve baba eğitim düzeyi düştükçe,&nbsp; dinî kitap okuma oranında artış
gözlenmektedir. &nbsp;Öğretim
üyelerinin yüzde 16'sı (ayda bir) akademik kitapların dışında kitap okumuyor.
Ayda ortalama bir-iki kitap okuyanların oranı ise yüzde 72. Okuyanlar genellikle
roman (%31) ve güncel (%16) kitap seviyor. Aslında eğer gazete, okunuyorsa
gazetenin renkli veya siyah beyaz mı olduğu sorulsaydı eminim ki durum daha da
vahim olacaktı. Çünkü günlük gazete okumayan çok sayıda hocanın olduğu
söylenmektedir. Özellikle Öğretim üyesi lojmanlarında oturan öğretim üyesi
arkadaşların gözlemleri lojmanlara sınırlı sayıda gazetenin geldiği yönünde.
Gazete okuyanların da genelde günün koşullarına göre değişik politikalar
izleyen boyalı basını izlemektedirler ki bu basın güncel haber yanında bir iki
renkli insan portresi ile geçiştirmektedir. Ciddi anlamda fikir gazetesi, dergi
ve makalenin az okunduğu biliniyor. Hemen belirteyim, öğretim üyeleri basına
güveni %1 ile en düşük düzeyde görülmektedir. Ancak iletişim fakülteleri öğretim
üyelerinin okuma profilini incelemeleri ülkemizin aydınlık geleceği açısında
önemli bir araştırma yapmış olurlar. Hiç kitap ve gazete okunmadan aydınlanılır
mı? Öğrenci eğitilir mi? Bu da gösteriyor ki öğretim üyeliği herhangi bir iş
kapısı olarak görülmektedir. </p>

<p>Öğretim üyelerinin medeni durumu (evli
bekâr, çocuk sayısı, öğretim üyesinin eşinin öğretim durumu) ve buna bağlı
olarak sosyal yaşamı (gelir düzeyi) da öğretim üyelerinin olaylara nasıl
baktığı (kaygı ve beklentiler) konusunda bir çok ip ucu vermektedir. Öğretim
üyeleri arasında büyük şehirlerde doğanların önemli kısmı metropollerde ve
özelikle de vakıf üniversitelerinde çalışmaktadırlar. Öğretim üyelerinin
yarısına yakını yurtdışında bulunmamış, bulunanlar da yine anne-babaları büyük
şehirde oturanlardan oluşuyor. Kadın öğretim elemanlarının, vakıf
üniversiteleri ve sağlık bilimlerinde çalışanların babalarının öğrenim
düzeyleri daha yüksektir. Anket sonuçları “üniversite öğretim üyelerimizin
babalarının yüzde 33’ünün ilkokul, annelerinin de yüzde 34’ünün ilkokul mezunu
olduğu”nu gösteriyor. Sayın Karakaş bu durumu şöyle yorumluyor “bu öğretim
üyelerinin geçmişte temel klasikler bırakın okumayı isimlerini bile
duymadıklarını” belirtiyor.&nbsp; Ve ekliyor “
bu profilin bugün AB’ye kuşku ile bakmasını yadırgamamak gerekiyor” diyor.
Sayın Karakaş öğretim üyeliği mesleğinin biraz aristrokat olduğunu belirtiyor
ve bir yerde eğitim almamış ailelerin çocukları öğretim üyesi olamaz diyor. Ben
pek katılamıyorum çünkü ben de köylü çocuğuyum ve annem babam okul yüzü görmedi,
ancak tanıdığım çok sayıda hocam ve arkadaşım bilimsel ve sosyal yönden
kendilerini geliştirdiklerini biliyorum. Kişilerin gerek aileden alsın gerekse
yaşam içinde kendi kültürel alt yapılarını yetiştirmeleri çok önemli ancak
uygulanan sistem ve öğretim üyesi seçme politikası biraz da akademik yaşam
biçimini benimsemiş kişileri tercih ediyor. Araştırma sonuçlarına bakıldığında,
öğretim üyelerinin büyük çoğunluğunun geçmişi, aile durumu, okuduğu kitap,
gelir düzeyi, zevkleri, beklenti, kaygıları ve geleceği yakalama konusundaki
birikimleri öğretim üyelerini mesleğe bir yaşam biçimi olarak değil de bir iş
kapısı olarak gördüklerini gösteriyor. </p>
<p><b>Öğretim
Üyeleri Bulunduğu Kurumdan Ayrılma Eğiliminde Değiller</b></p>

<p>Öğretim üyelerinin mesleğe bakış açısı ve beklentileri yönünden Türkiye
de öğretim elemanlarının “en önemli sorunu”na ilişkin algılarına bakıldığında
ücretlerin yetersizliği ve akademik yükselme zorluğu ve çalışma koşulları ön
plana çıkmaktadır. Yurtdışında bulunanlar, akademik statüsü yüksek olanlar, fen
ve sağlık bilimlerinde ve vakıf üniversitelerinde çalışanlar “öğretim
elemanı olmaktan” daha fazla memnun görülmektedirler. Bu sonuçlar bana göre
öğretim üyeliğinin bir meslekten çok bir iş yeri olarak görüldüğünü
göstermektedir. Vakıf üniversitelerinde çalışanlarda, akademik unvanı yüksek
olanlarda, yurtdışında bulunanlarda, öğretim elemanı olmaktan memnun olanlarda
iş doyumu daha fazla olduğu görülmektedir.</p>

<p>Öğretim
üyelerinin %66’sı başka bir üniversiteye gitme eğilimde değildirler. Akademik
unvan yükseldikçe, öğretim elemanı olmaktan memnun olma düzeyi arttıkça, başka
bir üniversiteye gitme düşüncesinde azalma olmaktadır. Batı toplumlarındaki
üniversitelerin başarısının temelinde belki de öğretim üyelerinin akademik
aşama yaparken başka bir üniversitede kendilerine yer araması gelmektedir.
Özellikle de doktora yaptığı alanda kesinlikle kadro alamamaktadır.&nbsp; </p>

<p>Öğretim üyelerin yaklaşık % 70’i hayatından
memnun çükü hiçbir kurumda bu kadar rahat edemezler. Ne soran var ne karışan,
kim işe geliyor, kim gidiyor belirsiz. Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu
ekonomik ve sosyal yönden belirli bir yere gelmek için torpil yapılmasını
düşünüyor. Bu konu üzerinde daha önce de yazdığım gibi <b><i><u>öğretim üyeliği profili
düzelmeyen bir üniversitenin ülkesini geleceğe taşıması beklenemez. </u></i></b></p>
<p><b>Öğretim Üyeleri
Gelenekçi Değer Yargılarına Sahip </b></p>

<p>Öğretim üyelerinin çocuklarında ve
arkadaşlarında görmek istedikleri ve görmek istemedikleri özelliklere
bakıldığında genelde dürüstlük, dedikodu, yalancılık gibi değer yargıları
ortaya çıkmaktadır. Öğretim üyeleri toplumcu ve ahlakçı değerlere çok düşkündür.
Yurtdışında bulunan öğretim elemanları öğrencilerinde
görmek istedikleri temel özellik açık düşünceli olmayı, bulunmayanlar
ise çalışkan olmayı
öğrencilerinde görmek istedikleri en olumlu özellik olarak belirtmişlerdir.
İlginçtir, akademik unvan düştükçe, dedikoduculuk
en istenmeyen özellik olarak ortaya çıkmaktadır. Sonra da tutarsızlık
eğilimi gelmektedir. </p>

<p>Öğretim üyelerinin sosyal yaşamları, kardeş
sayısı, çocuk sayısı, ilgilendikleri alanları, hobileri, izledikleri
programlara bakınca üst sosyo-ekonomik guruplarla alt sosyo-ekonomik gurupları
arasında derin farklılıklar bulunmaktadır. Kendilerini üst sosyo-ekonomik
düzeyde görenler, anne ve babalarının eğitim düzeyi yüksek olanlar, vakıf
üniversitelerinde çalışanlar daha çok
sinema ve tiyatro ile ilgilenmektedir. Diğerleri daha çok tartışma ve haber
programlarına yönelmektedir.</p>

<p><b>Başarılı Öğrenciler
Bilim Yapmaya Yanaşmıyor</b></p>

<p>Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu normal
lise ve meslek okullarından gelirken, bu ülkede fen bilimlerine bilim adamı
yetiştirmek için açılan Fen liselerinden öğretim üyesi olanların oranı genelde
%1 düzeyindedir. Ayrıca diğer nitelikli liselerde okuyan çocukların da öğretim
üyesi olma eğilimi düşük düzeyde. Vakıf üniversitelerinde çalışanların
çoğunluğu Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi mezunlarından oluşuyor.&nbsp; Çünkü ülkenin en dinamik öğrencileri sınavla
Fen ve Anadolu liselerine yönelirken, bu liselerden mezunların bilim yuvalarına
yönelmemeleri ilginç. Yapılan bir araştırmada Anadolu Lisesi mezunlarının %40’ı
ancak üniversiteyi kazandığı belirlenmiştir. Bu liselere giden başarılı
çokçukların bu şekilde başarısız kılınması da incelenmeye alınmalıdır. Aslında
bunların mutlak surette sorgulanması gerekir. Başarılı çocukların burs ve
benzeri türdeki önlemlerle bilim yapmaya özendirilmesi gerekir. </p>

<p>Başarılı ve
kendine güvenen kişilerin öğretim üyeliğine soğuk bakmasının bir çok nedeni
bulunmaktadır. Benim de yıllardır e-posta aracılığı ile görüştüğüm veya bana
yazan çok sayıda insan temelde maaşların yetersiz olduğunu, atamaların objektif
olmadığını ve akademik statüsü yüksek olan hocalar ve birim başkanları
tarafından küçük görüldüklerini ve otoriteye bağımlılığa itildiklerini
belirtmişlerdir. Aslında bu görüşler Sayın Çağatay ve arkadaşlarının çalışması
ile doğrulanmış bulunuyor. </p>

<p><b>Öğretim Üyeleri Akademiseyenliğe Atamayı Objektif Bulmuyor</b></p>

<p>Üniversite
öğretim üyelerinin YÖK’ün öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma kriterlerini
objektif buluyor mu sorusuna akademik unvanı yüksek olanlar, öğretim elemanı
olmaktan memnun olanlar, vakıf üniversitelerinde çalışanlar YÖK’ün atama ve
yükseltme kriterlerini objektif bulmaktadır. Anacak meslektaşlarıyla çatışma yaşayanlar, fen ve sağlık bilimlerinde
çalışanlar, ek iş yapma ihtiyacı hissedenler, “YÖK’ün atama ve yükseltme
kriterlerini objektif” bulmamaktadır. Genelde öğretim üyeleri atama
kriterlerini yetersiz bulmaktadırlar.</p>

<p><b>&nbsp;Öğretim Üyeleri Maaşlarını Yetersiz
Görmektedir. </b></p>

<p>Metropol dışındaki devlet üniversitelerinde
çalışanların ve kendilerini alt
sosyo-ekonomik düzeyde görenlerin haftalık ders yükü daha fazladır. Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu ek iş
yapmayı öngörmektedir. “Öğretim elemanı
olarak yaptığınız işi kendi özelliklerinize göre nasıl değerlendiriyorsunuz?”
sorusuna verilen cevapta işi zor görenlerin oranı %14. Bu da öğretim üyelerinin
bilim adamlığı gibi zor bir yaşam biçiminin ya ayırdında değillerdir ye da başka
faktörler bulunmaktadır. </p>

<p><b>Öğretim Üyeleri Örgütlülüğe Uzak Durmaktadırlar</b></p>

<p>Öğretim
üyelerinin %56’sı sivil toplum örgütlerine üye değildirler. Üst sosyo-ekonomik
düzeye sahip olan, akademik statüsü yüksek olan, metropol devlet
üniversitelerinde çalışan ve yurtdışında bulunan, sağlık bilimlerinde çalışan
öğretim elemanları daha fazla sivil toplum örgütüne üyedir. Akademik unvanı
yüksek olanlar, akademik personel olmaktan memnun olanlar mesleki kuruluşlara
üyedir. </p>

<p><b>Üniversitelerin İletişim Sorunu Bulunmaktadır</b></p>

<p>Öğretim
elemanlarının üniversitede alınan kararlara katılma düzeyi düşük ancak akademik
unvanı yüksek ve öğretim elemanı olmaktan memnun olanlar,&nbsp; vakıf üniversitelerinde çalışanlar,
üniversitelerinde alınan kararlara daha fazla katılmaktadır. Ayrıca
Üniversitede alınan kararlara katılma düzeyi düştükçe, “Üniversitelerindeki
iletişimi açık ve anlaşılır” bulma oranı da azalmaktadır.&nbsp; Öğretim üyelerinin büyük çoğunluğu iletişim
sorunu yaşadığını gösteriyor. Aynı şekilde kararlara katılma oranı düştükçe,
“çalışmakta oldukları üniversitede çalışma isteği uyandıran bir atmosferin”
olmadığını ileri sürmektedir. Akademik unvanı düşük olanlar, kararlara
katılamayanlar, bölümlerinde çalışma isteği uyandıran bir atmosferin
bulunmadığını ileri sürenler, metropol dışındaki devlet üniversitelerinde ve
sağlık bilimlerinde çalışanlar, meslektaşlarıyla daha fazla çatışma
yaşamaktadır. Öğretim üyelerinin üniversitelerde çatışmanın en önemli kaynağı
olarak %52 ile kişisel çatışmayı göstermektedirler. Kişisel nedenlerle çatışma
daha çok paylaşımsızlık ve benmerkezcilikten kaynaklanmaktadır. Akademik unvanı
yüksek olanlar, kararlara katılanlar, vakıf üniversitelerinde çalışanlar
öğretim elemanı olmaktan memnun olanlar, üniversitede “biz duygusunun hâkim
olduğunu” ileri sürmektedir.</p>

<p><b>Üniversiteliler Sorun Çözmede Güç İlişkisine Değer
Vermektedir.&nbsp; </b></p>

<p>Öğretim
üyelerinin karşılaştıkları sorunu çözmede kullandıkları metotlar da ilginç.
Belki başka sorular sorulsaydı durum farklı olabilirdi. Ancak yine de
kendilerini üst sosyo-ekonomik sınıfta görenler, sorunlarını konuşarak, alt ve
orta sosyo-ekonomik sınıfta görenler dost ve arkadaşlarıyla paylaşarak
sorunlarını çözme eğiliminde oldukları görülmektedir. Akademik unvanı yüksek
olanlar, kendilerini üst sosyo-ekonomik düzeyde görenler, “Türkiye'de bir
kişinin ekonomik ve sosyal seviyesini artıracak etken” olarak “çalışkan ve
girişimci olmayı”, akademik unvanı düşük olanlar, yurtdışında bulunmayanlar,
“Türkiye'de bir kişinin ekonomik ve sosyal seviyesini artıracak etken” olarak
“siyasi ve bürokratik açıdan güçlü yakınlarının olması” görüşünü
benimsemektedirler. Aslında bu sonuçlar öğretim üyelerinin özgüven sorunun en
açık biçimde ortaya koymaktadır.</p>

<p><b>Üniversiteliler Demokrasinin işleyişinden Memnun Değil</b></p>

<p>Türkiye’de demokrasinin işleyişinden memnun
musunuz?” sorusuna öğretim üyelerinin %12 si memnun olduğunu belirtiyor.
Gazeteci Taha Akyol bu sorunun muğlâk olduğunu ve cevabının da net olmadığını
belirtiyor. "Demokrasinin işleyişinden memnun değilim" diyen öğretim
üyesi neyi kastetmiştir? "Halk doğru seçim yapamıyor" mu demek
istemiştir? "Halk doğru seçiyor, ama kurumlar iyi işlemiyor" mu
demiştir? Hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemeleri mi kastetmiştir gibi
soruların sorulması gerekir.</p>

<p>Çalışma önemli, hep beraber ülkemizin bilgi
çağını hak etiği şekilde yakalaması için bilim adamı profilimizi düzeltmemiz
gerekir. Bu bakımda sayın Prof. Dr. Çağatay Özdemir ve çalışma arkadaşlarını
kutluyorum. Bu arada belirtmeliym ki bu çalışmada kendimi buldum. </p>

<br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=1176"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=1176"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=72">Üniversite</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>