

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Yeni YÖK Yasasının Akademik Kadroların Oluşturulmasına İlişkin  Görüş  Otomatik Akademisyenlik mi geliyor?</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=162"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=162"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=162"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Yeni YÖK Yasasının Akademik Kadroların Oluşturulmasına İlişkin  Görüş  Otomatik Akademisyenlik mi geliyor?</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><b>Yeni YÖK Yasasının Akademik Kadroların Oluşturulmasına
İlişkin&nbsp; Görüş</b></p>

<h1>Otomatik
Akademisyenlik mi geliyor?</h1>
<p>Her ne kadar 1981 yılında yürürlüğe giren 2547
Sayılı Yükseköğretim Kanununun (YÖK) yasası 35 kez değişiklik geçirmiş ise de
hala çağdaş anlamda bir yüksek öğretim yasasından uzak olduğu yönündeki
görüşler ağırlık kazanmaktadır. 22 yıllık süre içinde sürekli tartışma konusu
olan YÖK yasası bugün yüksek öğretimle ilgili çevrelerce ve kamuoyuca
tartışılmakta ve Dünya eğitim normlarına uygun yeni bir yasanın çıkarılmasını
gerektirmektedir. Ancak Milli Eğitim Bakanı tarafından önerilen yeni YÖK yasası
da beklenilen ölçüde yüksek öğretimin sorunlarına köklü çözüm getirmekten uzak
görülmektedir. </p>

<p>YÖK üyelerinin belirlenmesinin siyasi erkin
etkisine bırakılması, ÖSYM’nin işleyiş şekli yasa taslağına yapılan en büyük
eleştiriler olarak görünmektedir. Ancak üniversitelerin eğitim ve insan gücü
yetiştirmesi açısından yeni yasa ciddi kaygılar oluşturmaktadır. Yeni yasa 2547
sayılı YÖK Yasasındaki merkeziyetçi yönetim anlayışını yumuşatarak korumakla
birlikte AB uyum yasalarının ademi merkeziyetçi anlayışı ile uyuşmamaktadır.
Ayrıca bu yasa tasarısı birbirinden farklılık gösteren üniversiteleri tek bir
şablonla tek düze hale getirmeye çalışmaktadır. Batılı standartta,
üniversitelerin kendi inisiyatiflerini kullanmasına ve yerel, yapısal vb
özelliklerine göre farklılaşabilmelerine olanak sağlayabilmelidir. </p>

<p>&nbsp; Taslaktaki
modern batı üniversitelerinde görülmemiş bir seçme yöntemi olan merkezi sınav
ile yükseköğretim kurumlarına öğretim üyelerinin alınması gelmektedir ki bu
üniversitelilik bilincinden çok okulluluk anlayışına daha denk düşmektedir.
Ülkemiz üniversitelerinin yasa ve yönetmenliklerden önce gelen en önemli sorunu
bilim insanlarının yetiştirilmesidir. Gösterilen bütün iyi niyetli çabalara
rağmen Türkiye’de halen istenilen kalitede ve nitelikte bilim insanı
yetiştirilememiştir. Temelde üniversitelilik bilinci oluşmadığı için iktidarlar
güçlerini sağlamlaştırmak için bilimin gücünü elinde tutmak istemektedir.
İnsanlığın birkaç bin yıllık tarihinde bilim kuruluşları ve iktidarlar
çatışması sürekli olmuştur. Bugün yeniden yapılandırılmaya çalışılan yeni YÖK
yasasında en çok tartışma konusu olan YÖK üyeleri kimlerden oluşmalı, rektör
kim olmalı, meslek liseleri mezunları nasıl üniversiteye yerleştirilmeli
anlayışının altında aslında güç çatışması yatmaktadır. İktidarlar kendi
istediği adamları üniversitelere yerleştirerek gücü kontrol edeceklerini
düşünüyorlar. Ancak gelişmiş ileri ülkelerde tarih hep statükocuların değil,
dinamiklerin değirmenine suyun aktığını göstermiştir. </p>

<p>Bütün dünyada bilim ordusunun oluşturulmasında
(gelecek yüzyılların ordusu artık bilim gücü olacaktır) bilgi, liyakat, zeka,
yeteneklilik yanında yüksek motivasyon ve yaratıcılık gibi meziyetlere sahip
kişilerin yüksek seçiciliği aranırken bizde daha çok kişisel tercihler, adam
sendecilik, mümkün olduğunca bağlı olduğu otoritenin isteklerine karşı boyun
eğen kişiler daha çok tercih edilme eğilimi göstermektedir. Üniversite
akademisyen kadrolarının oluşturulması konusunda YÖK yasası özelikle doçentlik
ve profesörlük için, bazı önemli ve sınırlayıcı önlemler almasına rağmen, yine
de istenilen düzeyde çağdaş bir yapılanma sağlayamamıştır. Yeni YÖK yasasında
belirtilen aşağıdaki maddeler ile dinamik bir üniversite anlayışının tersine
sanki öğretmen ataması yapılıyormuş gibi otomatik öğretim üyeliği atanması
esası getirilmeye çalışılmaktadır. Sayın Bakan Hüseyin Çelik Bey yeni yasa ile
üniversite öğretim üyeliği konusunda basına yansıyan demeçlerinde <i>“</i><i><span>Üniversiteler kapalı sistem özelliği
göstermektedirler. A üniversitesine B üniversitesinde doktora yapanlar
alınmamaktadır. Üniversite ilanlarına bir göz atıldığında alınacak kişilerin
özellikleri tanımlanmış gibidir. Ayrıca kadro işi tamamen rektörlerin kişisel
inisiyatifine ve oy kaygısına kalmış bir durumdur. İstediklerine kadro
verilmekte, istemedikleri yıllarca bekletilmektedir. Tasarı ile merkezi sınav
getirilmekte ve başarılı olanlar görevlendirilmektedir</span></i><span>” demektedir. </span></p>

<p><span>Sayın Bakanın bu konuda
yaptığı şikayetler doğru, bu bağlamda üniversitelere verilen kendi bilim insanı
kadrolarını usta-çırak ilişkisi içerisinde yetiştirme yetkisi maalesef bazı
birimlerde yanlış kullanılmıştır. Genelde hepimizin şikâyet ettiği ancak
çoğumuzun başvurduğu, nepotist yaklaşımlar, adam sendecilik, “gelene ağam,
gidene paşam” anlayışından dolayı hak edenin yerine adamını alma
gerçekleşmiştir. Ancak bunun çözüm yolu kimin üniversite öğretim üyesi
olacağının merkezi ÖSYM sınavı ile değil, daha çok bilimsel</span> liyakat ölçütleri ile sağlanması gerekir. Bütün dünyada bilimsel liyakat
ölçütleri belli olmasına rağmen nedense bizde bu ilkeler bir türlü
benimsenmemiştir. </p>

<p>Bilimsel liyakat ölçütleri önerilen yeni taslakta
tanımlanmamıştır. Modern üniversite anlayışında bilimsel liyakatin birincil
ölçütü bilim insanının uluslararası ölçekte yürüttüğü araştırma faaliyetleri ve
bunların ürünleri yanında bilim insanının meslektaşları tarafından hakkında
oluşan kanaatin rapor edilmesi ile belirlenmektedir.</p>

<p><b><i>Yasa önerisinin </i></b><i>27, 29
ve 30 ve müteakip maddelerinde<b> konu edilen Yardımcı doçentlik, Doçentlik ve
Profesörlüğe </b></i>atama ilkeleri üniversite mantığı ile
bağdaşmamaktadır. <u>Araştırma Görevliliğinin sınav ile belirlenmesi kısmen
kabul edilmektedir ancak Yard. Doçentlik gibi bilim insanlığının önemli aşaması
nasıl bir sınav ile belirlenecektir? Her anabilim dalı için ayrı ayrı mı sınav
yapılacaktır? Yoksa merkezi tek bir sınav mı yapılacak?. Sonra üniversiteler
arasında eğitim niteliği yönünden derin farklılıklar varken Boğaziçi üniversitesinden
bir aday ile Sütçü İmam Üniversitesinden bir aday nasıl yarışacak? Bu sorun
nasıl giderilecek?.</u></p>

<p>Önerilen yasa<b><i>nın Madde </i></b><i>27"de konu edilen <b>Yardımcı
doçentliğe atama ile</b> ilgili olarak ilan edilen kadrolara yerleştirmelerde
"OSYM tarafından yapılacak merkezi bilim sınavına göre adayların
tercihleri doğrultusunda yapılır" denilmektedir. </i></p>

<p>Mevcut öneri ile Yard. Doçentlik için
yapılacak bir merkezi sınavla ilgili bilim disiplinin adının belirtilmeden
sadece Bilim alanı adı ile yapılacak ilana kişinin herhangi bir disipline
yönelik uzmanlık yeterliliğinin ölçülmesi konusunda ne denli sağlıklı
yapılacağı kuşkusu ortaya çıkmaktadır. Diyelim ki A ve B disiplinlerinde birer
kadro talebine karşı sınavı C bilim disiplininde doktorasını tamamlamış iki
aday kazandı, bu sorun nasıl çözümlenecek? Bölümlerin bilim disiplinleri nasıl
oluşacak? </p>

<p>Ayrıca s<u>ınavı kazanamayan araştırma görevlilerinin
durumu ne olacak? İşine son mu verilecek? Doktorasını bitirmek üzere olan çok
sayıda kişi ne olacak? Üniversitede yer bulamayan kişiler hangi araştırma
kurumunda istihdam edileceklerdir?. Bir de şu veya bu şekilde doktorasını
tamamlayan, ancak akademisyen olacak nitelik taşımayanların durumu ne
olacak?&nbsp; Bu konu son derece önem
taşımaktadır.</u></p>

<p>Genelde akademisyenlik bütün dünyada üniversite
geleneği ve kurumsallığı çerçevesinde usta-çırak ilişkisi içerisinde işlenir.
Akademisyenlik bir yaşam biçimi olarak her alanda genel bilgi birikimi yanında
kendi konusunda derinlemesine bilgi ile donanmış, aydınlanmış, kişisel
ihtiraslarını aşmış doygun, bilimsel zeka yanında duygusal zeka ile bezenmiş
kişilerden oluşur. Son yıllarda üniversiteler bir iş bulma kapısı olarak
gözükmekte ve öğretim üyelerine bir öğretmen gözü ile bakılmaktadır. Bu da
üniversitelilik bilincinin henüz oluşmamış olmasından kaynaklanmaktadır.
Üniversite hocasının birinci işi bilimsel çalışmalar yapmak, bilgisini ve
görgüsünü sürekli yenileyerek gelecek kuşaklara aktarmak yanında toplumun
gelişimine katkıda bulunacak aydınlatıcı ulvi görevle yapmaktır. Yoksa 8-17
saatleri mesaisi içerisinde kendisine verilen işi yapan, birilerinin bir
makalesinin üzerine ismini yazdırtarak olacak bir şey değildir. Halkın da
görmek istediği bilim insanı tipi, konusunu bilen, üretken ve aynı zamanda,
toplumsal bilinci gelişmiş, aydınlanmış ve dünya ile bütünleşmiş kişiliklerdir.
Bu bağlamda akademisyenliğe soyunan kişiler bu bilinci ve sorumluluğu taşımak
zorundadır. </p>

<p>Batılı anlamda üniversite anlayışının ülkemize
yansımasının 70 yıllık bir geçmişi var. Bu anlayıştan hareket edilerek herhangi
bir liseye bir öğretmen Kamu Personel Sınavını kazandığı zaman ataması
yapılabilir, ancak öğretim üyesinin sıradan atama ile değil, yaratıcılığı,
motivasyonu, zekası ve&nbsp; bilimsel liyakati
dikkate alınarak yapılması gerekir. Bu anlamda yeni YÖK yasasında bu ilkeler
dikkate alınarak öğretim üyesi yetiştirme sorunu batılı ölçütler içerisinde değerlendirilmelidir.
Bu bağlamda öğretim üyesi alımında sorumlu olan yöneticilerimiz ve
hocalarımızın uzun vadeli ülkemizin bilimsel kalitesinin yükseltilmesi için hak
eden nitelikli eleman seçimine dikkat etmeleri gerekmektedir. </p>

<p>&nbsp; Bir
diğer konu da taslakta belirtildiği gibi Yardımcı doçentlik bir şekilde
"devamlı bir kadro" haline getirilmeye çalışılmakta olup bu durum
akademik kaliteyi yükseltme iddiasından vazgeçmek anlamına gelmektedir. Bugün
mevcut yasada da belirtilen ölçütlere göre ilerleme kaydedemeyen Yard. Doç.
Adaylarının tamamı yabancı dil barajına takılanlardan oluşmaktadır. Ancak
üniversite kalitesi için mutlaka akademisyenliğin her kademesinde belirli
aralıklarla performansları değerlendirilmelidir. Örneğin TÜBA Yard. Doçentlik
süresini “altı yıl ile sınırlandırılmasını” önermektedir
(http://www.tuba.gov.tr/yok.html). </p>

<p>Diğer bir sorun da taslağın Madde 8/b 14’te
belirtildiği şekilde Üniversitelerarası Kurulun. "Doçentlik sınav
jürilerini tüm profesörler arasında eşit dağılım gözeterek"</p>

<p>belirlemesi akademik liyakat ölçütleri ile
bağdaşmamaktadır. Bilindiği gibi 1980’li yıllarda çıkarılan yasa ile liyakat
ilkesi (hiçbir uluslararası bilimsel yayını olmayan, ciddi bir proje
yürütememiş) uygulanmadan çok sayıda kişi profesör olmuştur. Bu bağlamda
akademik liyakat koşulunu yerine getirmeyenlerin akademisyen adaylarını
değerlendirmesi çok sakıncalı olabilir.&nbsp; </p>

<p><b>Doçentliğe ve
Profesörlüğe yükseltme de h</b>alen yürürlükte olan yükseköğretim sisteminin uluslararası bilimsel yayın
performansı açısından belirli önkoşulları esas alan değerlendirme kriterleri
geliştirilerek uygulanmalıdır. Doçentlik ve profesörlük jürilerinde görev almak
için gene mevcut sistemde belirlenmiş olan kıstaslar korunmalı ve bu kıstasları
yerine getirmeyen profesörler değerlendirme jürilerinde görev almamalıdır.<b></b><b></b></p>

<p><b><i>Madde 29'da Doçentlik atanması kısmında ise </i></b><i>"çalışmakta olduğu
yükseköğretim kurumunda doçentlik unvanını alanlar için bu kadroların ilanında,
fakülte ve yüksek okulların talebi aranmaksızın, adayın rektörlüğe başvurusunu
takiben en geç bir ay içinde boş kadrolar ilan edilir" denilmektedir.</i><b></b></p>

<p><b><i>Madde 30’da profesörlüğe yükseltilme ve atanma
</i></b><i>"Bir
üniversitede; fakülte veya yüksek okulların talebi üzerine boş bulunan
profesörlük kadroları rektörlükçe bir ay içinde ilan edilir. Boş kadro
bulunmadığı taktirde, kadro için gerekli düzenlemelere adayın rektörlüğe
başvurusunu takiben on beş gün içinde başlanabilir ve bu işlemler en geç altı
ay içinde sonuçlandırılır " denilmektedir.</i></p>
<p>Madde 29 ve
30 üniversite etiği ve işleyişi ile bağdaşmamaktadır. Bilindiği gibi TSK’nde
aşağıdan yukarıya doğru sürekli en iyiler seçilerek taşınırlar. Anabilim
dallarının talebi, ihtiyaç ve kişinin yapacağı katkı beklenilmeden otomatik
olarak yapılacak bir atama akla başka sorunları getirir. Anabilim dalının
talebi, Bölüm Akademik kurulunun ve Fakülte yönetim kurulunun onayı
doğrultusunda, üniversite senatosu kadro ilan eder ve bilimsel liyakati olan
konunun uzmanı kişilerin olumlu görüşü ile kadroya atanır. Yoksa otomatik
öğretim üyeliği akademik kaliteyi yükseltme, rekabetçi yaratıcılık iddiasından
vaz geçmek gerekir ki bu üniversitelerde durağan memur anlayışı olan “salla
başını al maaşını” anlayışını meşrulaştırır.&nbsp;
</p>

<p><i>Madde 36- Öğretim yardımcıları;
belirli süreler için görevlendirilen araştırma görevlileri, uzmanlar,
çeviriciler ve eğitim-öğretim planlamacılarıdır. Araştırma görevlileri; Merkezi
yabancı dil sınavında başarılı olan araştırma görevlisi adayları; Üniversitelerarası
Kurulun ilgili bilim/sanat dallan için esaslarını tespit ettiği çerçevede ve
OSYM tarafından yapılan bilim sınavı sonucuna göre üniversitelerce belirlenen
kontenjanlar dahilinde ve tercihleri doğrultusunda yerleştirilirler”
denmektedir.</i></p>

<p>Bütün
dünyada öğretim üyesi kadrosunun oluşturulması, yukarıda belirtildiği çok yönlü
ve zorlu bir süreç içermektedir. Akademisyen olmak isteyen genç
üniversitelilerin ilk yıllarından itibaren bilimsel çalışmalar yanında
yaratıcılık ve kendini ifade yeteneği, dil bilgisi, matematiksel zekâ ve
duygusal zekaya sahip olması gerekir. Fen Bilimlerinde başarı ile okulu bitiren
kişi, çalışmak istediği alanda projelere katılır, bilim yapabilme potansiyeli
proje lideri tarafından belirlenince akademisyenliğe aday olunur. Kadro durumu
ve koşullara bağlı olarak aşağıdan yukarıya doğru sürekli sınanarak tırmananlar
arasında en iyiler ve kendine güvenenler sürekli başarılı olur, diğerleri
ayıklanır.</p>

<p>Batının
modern üniversitelerinde Akademisyenlik şu süreçlerden geçmektedir:
Üniversiteyi belirli bir derecenin üzerinde bitiren gençler LES benzeri bir
sınavdan geçerek ve referansa bağlı olarak Yüksek Lisansa kayıt yaptırabilir.
Bunlardan burs bulanlar veya proje asistanlığı alanlar yüksek lisans veya
doktora derecesi için bilimsel projelerde çalışırlar. </p>

<p>Doktorasını
tamamlayan araştırıcı o zamana kadar gösterdiği performansa bağlı olarak
danışman hocasının da yardımı ile kendisine yeni projeler bulur ve bu
projelerde doktora sonrası unvanı ile (post-doktor) maaşını da alacak şekilde
birkaç yıl bu şekilde çalışır. Doktorasını tamamlamış kişi birkaç dönemlik
doktora sonrası sürede ürettiği ve yönettiği projeler ile kendisini
ispatlayarak akademik hayata geçişin yollarını aramaya çalışır. Bu arada
yayınlar yapar, kongrelere katılır ve kendini ispatlayan kişiler kendisi ile
ilgili ilan edilen kadrolara baş vurarak öğretim üyesi olmaya çalışırlar. Batı
üniversitelerinde bu bağlamda bilimsel kongrelere olan ilgi çok yüksektir.
Bölümler genç öğrencilerini kongreye katılmaya teşvik ederek kendini
ispatlamasını bir şekilde 'görücüye çıkması' sağlanır. Genelde de batı
toplumunda öğrencilerin özgüvenleri geliştiği için yeni bir ortamda bulunmayı
tercih ederler. Bu şekilde kendini yetiştirmiş, kendine güvenen kişiler
üniversite yönetimi ile pazarlık da yapma şansına sahiptirler. Büyük
üniversiteler iyi yetişmiş üretken elemanları ve iyi öğrencileri kapmak için
verdiği mücadeleyi iyi akademisyen kapmak için de vermektedir. Üniversiteye
alınan kişi sözleşmeli olarak işe başlar ve performansına bağlı olarak
üniversitedeki kariyerini sürdürür. Bugün modern batı üniversitelerinin
dinamikliği genelde bilim insanlarının kadro sorununu bir başka üniversitede ya
da ülke de rekabetçi bir ortamda aramasına borçludurlar. </p>

<p>Bizde
projeyi, öğrencinin tezini ve yapabilirse makaleyi hoca yazar, öğrenci ismini
iliştirir. Sonunda akademik kadroyu da hoca bulacağı için, hocaya bağımlı ve
onun dediğinden dışarı çıkamayan yeni nesil bir “hoca” türer. Ülkemizde ne
yazık ki halen hiçbir kongreye gitmemiş, kendi bilim topluluğunun eleştirisine
uğramamış, kendi konusunda hangi alanların tartışıldığını bilmeyen çok sayıda
öğretim üyesi bulunmaktadır.</p>

<p>Bu sorun ülkemiz
üniversitelerinin en ciddi sorunudur. Ülkemizin çağdaş üniversite düzeyini
yakalayabilmesi için mutlaka bilim insanı yetiştirme sorununu batılı anlamda
çözmesi gerekir. Bugün ABD, Almanya ve İngiltere’de üniversiteye bilim insanı
nasıl alınıyorsa bizim de benzer şekilde bilim insanlarımızı yetiştirmemiz ve
atamamız şarttır. </p>
<h1>Örnek Bir Hocanın
Akademisyenlik Aşamaları</h1>

<p>&nbsp; </p>

<p>Ordinaryüs
Prof. Dr. Sulhi Dönmezer 15 Ekim 2003 tarihinde TRT-2 programında hayatını ve
nasıl Araştırma görevlisi olduğunu anlatırken okul birincisi olarak mezun
olduğu okulun dekanı bir gün evine okulun hademesi aracılığı ile resmi mektupla
öğrencisini fakülteye çağırır, kendisini kutlar ve üniversitede asistan olarak
kalmasını teklif eder. Seçici bir sınavdan sonra asistan olan hoca, akademik
aşamalarının hepsinde başarılı sınavlar vererek liyakate dayalı olarak
ulaştığını belirtmektedir. ABD’de ihtisasa giderken danışman hoca önce
sosyoloji ve sonra da psikoloji öğrendikten sonra kendisine gelmesi
istenmektedir Bununla Amerikalı hocası toplum psikolojisi ve felsefesini
öğrenmeden öğretim üyesi olunamayacağını belirtmiş olmaktadır.</p>

<p>Doçentlik
sınavında herkesin katıldığı ve soru sorduğu uzun soluklu bir sınavdan
geçtiğini belirtmektedir. Doçentlik tezi ve deneme dersinin önemi şimdi daha
iyi anlaşılmaktadır. Yeni yasa önerisinde mutlaka her hocanın kendi savları
olması ve kendi başına bunları deneme dersinde savunabilmesi ve bilim
komitesini ikna etmesi gerekir. Batıda halen bu süreç devam etmektedir.&nbsp; </p>

<p>Ordinaryüs
Prof. olmak için kürsü başkanlığına aday gösterilen kişi mesleğin en iyileri
olan, yayınları ve idareci yeteneği yüksek olan herhangi bir üniversiteden
başvurabilir. Ordinaryüs profesörlerden kurulu Jüri kararı fakülte kuruluna
iletilir oradan geçen karar bu sefer senatodan geçer diyor.</p>
<h1>Akademik Kadroların
Verimliliğin Artırılması İçin Alınması Gerekli Bazı Önlemler</h1>
<p>Ülkemiz bilim insanlarının
sistemden kaynaklanan düşük akademik verimliliğinin canlandırılması için bazı
önlemlerin alınması gerekir. Bunların başında;</p>

<p>1.<span>&nbsp;
</span>Mutlaka sözleşmeli sürece
geçilmesi gerekir. Bilim insanlığının bir meslek değil bir&nbsp; yaşam biçimi olduğu mutlaka net olarak
anlaşılması gerekir. Bugün üniversitelerdeki verimsizliğin temelinde sistemden
kaynaklanan bilim politikasının ve stratejisinin olmaması sonucu kimsenin ne
yaptığının ve ne ürettiğinin izlenmemesi gelmektedir.</p>

<p>2.<span>&nbsp;
</span>Yard. Doç. kadrolarının
kaldırılması, öğretim görevlisi kadrosuna alınan adayın zamanla kendini
ispatlaması beklenilmelidir.</p>

<p>3.<span>&nbsp;
</span>Doçentlik ve profesörlük
sınavları yeniden disiplinler bazında tez ve deneme dersine dayalı yoğun ve
sıkı bir sınavdan geçilmesi. Ancak jüri üyeleri mutlaka adaydan daha iyi olmak
zorunda olmalıdır. Her öğretim üyesi Doç. ve Prof. Jürilerinde yer almamalıdır.&nbsp; Genel bir eleştiri olarak adayların
bazılarının jüri üyesinden daha çok yayına ve projeye sahip olduğu
görülmektedir. </p>

<p>4.<span>&nbsp;
</span>Profesörlük batıda olduğu gibi
bir kaç kategoriye ayrılmalı. Profesör olan kişi çalışmaları ve başarıları
ölçüsünde Almanya’da olduğu gibi, C1, C2, C3 kategorilerine veya eskisi gibi
ordinaryüs gibi mertebelere çıkmak için sürekli çalışma ve üretmesi teşvik
edilmelidir. Aksi takdirde insan psikolojisi gereği amacı ve hedefi tükenen
insan çok üretmek zorunda olmadığı için çok da çalışmak istemeyebilir.</p>

<p>Bu
anlamda sürekli hedefleri olan, belirli&nbsp;
kriterlere göre yükselme süreci insan sağlığı açısından da yararlı
olacaktır.</p>
<p><b>Ülkemizin muasır
medeniyetler seviyesine çıkması için Atatürk’ün belirttiği gibi, biz merkezli,
önce ülkem diyen, motivasyonu yüksek, üreten insanlar yetiştirmek&nbsp; zorundayız</b>. Bu
bağlamda sürekli ve zorlu bir yaşam biçimi olan üniversite öğretim üyeliği
sorununun mutlaka kökten çözümlenmesi gerekir. Gerçek anlamda bilim insanlarımızı
yetiştirirsek şimdi şikayet konusu olan birçok sorun kendiliğinden çözülmüş
olur kanısındayım.</p>

<h3>Vargı</h3>

<p>Türk üniversite sistemi batıdaki
eşdeğerleri ile karşılaştırıldığında başta kalite sorunu olmak üzere ciddi
sorunları bulunmaktadır. Form el olarak batı üniversitelerine benzer modeller
uygulanmakta ancak başta üniversite gençliğinin örgütlenme, kendini ifade etme
ve eleştirel bakış açısının oluşmasında batı normların gerisinde bulunmaktadır.
Üniversitelerde belirlenmiş doğru fikirlerinin dışında fikirlerin gelişmesi
halen üniversite dinamiklerinin önündeki engeller olarak görülmektedir.
Üniversite öğretim üyeleri toplumun en eğitimli ve donanımlı mensupları olarak
örgütsüz, dağınık bir koordinasyonsuzluk sergilemektedirler. Üniversiteleri ile
ilgili her türlü gelişmeler örgütsüz olmaları nedeniyle tartışılmamaktadır.
Hükümetin acil eylem planı çerçevesinde önerdiği yeni Yüksek Öğretim Yasası
YÖK’ün olaya soğuk bakması üniversite yönetimlerinin konuyu kendi senatolarında
tartıştırmaması kendileri ile ilgili bir konuda kendi görüşlerini ifade
edememişlerdir.</p>

<p>&nbsp;Üniversite üst yönetimini oluşturan rektör,
dekan ve bölüm başkanlarının belirleme kriterleri halen belirlenmemiş ve sorunu
halen bir güç sınanması olarak görüldüğü için rektör olmak üzere yöneticilerin
atanması halen bir takım siyasi etkiler, tabular, yasak mantığı ve güvenlik
kaygıları çerçevesinde müdahaleler oluşmaktadır. Üniversite öğrencileri,
araştırma görevlileri ve üniversite çalışanları üniversite yönetimlerinde hiç
yer verilmemesi bir eksiklik olarak görülmektedir.&nbsp; </p>

<p>Yeni şekillenen yükseköğretim yasası
ile mevcut YÖK’ yetkileri kısman YÖK’e kısmen de Üniversiteler Arası Kurula
(UAK) bırakması beklenmektedir. Ancak sınır net değil. YÖK’ün yetkilerinin YEK,
Üniversiteler ve üniversitelerarası kurula bırakması yerinde olacaktır. Ancak
üniversitelerin kendi programlarını yapmaları bulunduğu coğrafyanın sorunları
ile haşir neşir olması nedeniyle özerkliğinin ve yetkilerinin daha
fazlalaştırılması yerinde olacaktır. Ayrıca anabilim dallarından başlamak üzere
aşağıdan yukarıya doğu örgütlenmesi ve yetkinin aşağıda olası üniversite
verimliliğine daha çok katkı yapacaktır. Üst yönetimlerin daha çok koordinasyon
görevi görmeleri daha yarlı olacaktır. Üniversitelerde TÜBİTAK, TÜBA,
çalışanların sendika temsilcileri ve öğrenci temsilcilerinin görüşleri ayrıca
temsil edilmesi yaralı olur kanısındayım. </p>

<p>İyi bir tornada iyi bir usta şaheser
yaratabilir fakat kötü bir usta niteliksiz mal üretir. Bu bakımdan
üniversiteler iyi bir torna ve hocalar ise birer iyi usta olmak zorundadır.
Bugün torna bakımsız, ustalar ilgisizlikten ve yetersiz kaynaklarla boğuşmaktan
yorgun ve bitkinse, tabii üretilen ürünün kalitesi o ölçüde düşük ve piyasada
hakkettiği değeri görememektedir.</p>

<p>Kanım o dur ki, üniversite mensuplarının
çoğunluğu (öğretim üyesi, öğrenci ve çalışanları) üniversite bilinci ve
üniversite yaşam biçimi hakkında pek de geniş bilgi sahibi değildirler. Çoğu
kişi üniversiteyi sabah 8, akşam 5 mesaisi içinde bir işyeri olarak
görmektedir. İl üniversitesi düzeyinde faaliyet yürüten taşra üniversitelerinde
bu durum daha da vahim durumdadır. Üniversitelilik bilinci oluşmadığı için
stratejileri ve vizyonları da kısır olmaktadır. Hal böyle olunca yukarıda
sıralanan ciddi sorunlar oluşmakta ve o noktadan itibaren de üniversiteler
bilim üreten ve öğreten kurumlar olmaktan çıkar duruma gelmektedirler. <b>Her
şeyden önce üniversitelerin kendi duruş noktalarını belirlemeli ve kendi
misyonunu yerine getirmesi için kendilerini yeniden şekillendirmesi
gerekmektedir. </b></p>

<p><b>Bugün gelinen noktada toplumun önü tıkanmış
ve bu tıkanıklık kendisini yansıma prensiplerine uygun olarak üniversitelerde
de hissettirmektedir. Toplumun önünün açılması kendi sorunlarına ve toplumun
sorunlarına sahip çıkan bir üniversite anlayışı ile olacaktır.&nbsp;</b></p><br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=162"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=162"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>