

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Üniversite Özerkliği Nedir?</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=396"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=396"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=396"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Üniversite Özerkliği Nedir?</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><h1>Üniversite Özerkliği Nedir?</h1>

<h1>Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,&nbsp;
Çukurova Üniversitesi</h1>

<h1>asportas@cu.edu.tr</h1>
<h1>Bilginin değer olarak toplumun
refah düzeyinin yükseltmesinin ancak yaratıcılık ile olabileceği ve
yaratıcılığın da ancak özgür ortamda sağlanabileceği belirtilmektedir. Eski
deyimi ile filozofların bütün uğraşıları özgür (özerk) ortamlar yaratmak olmuştur.
Nedir bu özgür veya özerk üniversite ortamı? Türk Dil
Kurumu sözlüğüne göre Özerk; ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme
yetkisi olan (kuruluş) muhtar, otonom. Özerklik ise; bir topluluğun, bir
kuruluşun kendine özgü yasalarla kendi kendini yönetme hakkı, muhtariyet,
otonomi. Veya “bir kişinin, bir topluluğun kendi uyacağı yasayı kendisinin
koyması” şeklinde ifade edilmektedir. </h1>

<h1>YÖK yasasının tartışılması ile
birlikte üniversitelerde en çok konuşulan konu üniversite özerkliği olmaya
başladı. Bazıları üniversitelerde özerkliğin olmadığını belirtirken, bazıları
da üniversitelerin mevcut hali ile özerkliğinin korunmasının yeterli olacağını
belirtiyorlar. </h1>

<h1>Ancak üniversite tarihi
kaynakları ise özerkliği üniversitelerin olmasa olmazları olduğunu
belirtmektedirler. Bilim yuvalarında akademik özgürlük, yüzlerce yıllık bir
din, otorite ve üniversite yöneticileri ile bilim adamlarının çatışmasından
galip gelerek kendisini ifade edebilme sürecini kazanmıştır. Aslında
üniversitelerde bu konu insanın evrenselleşme süreci olan yazının bulunması ile
başlayan bilginin karşı tarafa aktarımı, saklanması ve daha derinden de bu
yolla güç merkezi haline gelmesi ile başlamıştır. İnsanın doğayı anlaması ve
onun yasalarını kullanarak doğayı kontrol altına alma sürecinde farklı
metotların kullanımı önemli olmuştur. Biraz geçmişe baktığımızda bu kavga,
biyogenezciler ile abogenezciler arasında, idealistler ile materyalistler arasında,
gözlem ve deneye dayalı bilim ile hurafenin kavgası şeklinde süregelmiştir.
Temelde sorun Bacon’un belirttiği gibi “bilimin güç kaynağının kontrolü üzerinde
yoğunlaşmaktadır”. Bu çatışmalarda gözlem ve deneysel olarak oluşan
sistematik bilginin galip gelmesinin yarattığı bilgi birikimi ve teknolojik
bilim gücünü elinde bulunduran batılı ülkeler bütün dünyayı istedikleri gibi
yönetmektedirler. Örnek olarak organize olamamış, sistematik bilgi birikimini
oluşturup bunu teknolojiye dönüştüremeyen Irak gibi petrol zengini ülkelerin
yiğitliği delikli tüfeğin etkisi altında ezilmektedir. </h1>

<h1>Üniversite Nedir?</h1>

<h1>Ülkemizde son yıllarda
üniversitelere biçilen rol normal okullardan farklı olmadığı için üniversiteyi
tanımayan veya başka bir üniversite ortamının havasını solumadığı için, çoğu
kişiler üniversite kavramının büyüklüğünü hayal dünyası ile süsleyememektedir.
Üniversitelerde artı değerin ne olduğu, bu kurumlarda nelerin öğretildiği, bu
kurumlara kimlerin öğrenci olarak kabul edilebileceği, kimlerin hoca
olabileceği veya hocalarının niteliğinin nasıl olması gerektiği şeklindeki
soruların cevapları tam anlaşılmamaktadır. Üniversiteler; a<i><u>dı üstünde
evrensel kurumlar olarak; felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal
sürecin önüne alarak kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına
varılabilirliğini sağlayan ortamlardır.</u></i> </h1>

<p>Bu anlamda üniversite tanım olarak bir kaç şekilde ifade
edilebilir, fakat en yaygın ifade ile; kamu yararı için bilgi üreten, bilgiyi
ileten ve yayan özerk bir öğretim ve araştırma kurumudur. Latince’de,
universitas kelimesinin karşılığı olan loncanın anlamı “bağımsız ve tüzel
kişiliğe sahip ve ortak çıkarlarıolan kişiler topluluğu” <b>ile
başlayan ve insanların bir araya gelerek konuştukları (beyin fırtınası
yaptıkları) </b>alanların sistematik olarak bilginin düzenlenmesini ve
düşüncenin serbestçe açıklandığı alanlardırlar.Üniversitelerin
sorunları evrensel boyutta olduğu için sınırlarının alanları dünyanın da
sınırlarının ötesine taşınan yapıdadır. Avrupa’da ilk şekillenen üniversite
tarihine bakıldığında genelde düşünsel anlamda çağının ilerisinde olan hocalar
genellikle aykırı ve radikal kişiler olarak tanımlanırlar. Genelde bilgiye önem
veren ülkeler söz konusu radikalleri bünyelerine aldıkları için o gün çağının
ileri merkezleri durumuna gelmişlerdir. Oxford, Cambridge, Orleans ve Bologna
üniversitelerinin başarısının temeli birazda beyin fırtınasına sahip insanlara
yer vermesine bağlıdır. <b>Bu ortamlarda her türlü düşünce otoriteye, tabulara
ve kişilere bağlı olmaksızın tartışılmaktadır.</b> Yani hayata dair her şeyi
sorgulayan, nereden geldik nereye gidiyoruz, bu dünyada bulunma sebebimiz
nedir?, Bu dünya ne zaman kuruldu?, yer yüzeyindeki bütün oluşumlar
kendiliğinden mi oluştu yoksa bunların bir sahibi var mı?. Kimya, fizik ve
biyoloji arasındaki yasalar nelerdir, uyum veya uyumsuzluğun kaynağı nedir gibi
arkası gelmez sorular üniversitelilerin kafalarındaki sorulardır. Bu soruların
sorulması ve cevaplandırılması insanlığa pahalıya mal olmuştur. Ancak aklın
yani sağduyunun geldiği nokta bu soruların Oktay Sinanoğlunun deyişi ile
üniversite yani evren kentlerde bağımsız olarak işlenmesi şeklinde olmuştur.
Binlerce sayfalık Bilim Tarihi belgelerinin çoğunluğu bilimin özgürleşmesi için
yapılan felsefi tartışmalar ile ilgilidir. Batı toplumları bu çatışmadan
yararlanmasını bilmiş ve 11. ve 12. yüzyıllarda kurulan resmi üniversitelerinde
bilimi özgür ortamda yürütmek için kendisine üniversal (evrensellik) anlamına
gelen üniversite ismini almıştır. Böylece bulundukları merkezi otoritenin
müdahalesinden kendilerini kurtarmaya çalışmışlardır. Bu çatışma doğu
toplumlarından farklı olarak batı toplumlarında daha derin ve sistematik olarak
devam etmiştir. Günümüzde Çin, Hindistan, Mısır, Arap yarımadası ve
Mezopotamya’da sorulan bu soruların kurumsallaşmayan yapısı batıda kurumlaşmış
ve bugünkü özerk üniversitelerin yapısını oluşturmuştur. Batıda kurulan bütün
üniversitelerde kilisenin ve devletin kendi varlıklarını haklı çıkarma
taleplerinden arınmak için özerkliği birinci koşul olarak ortaya koymuşlardır.
Çünkü bu toplumlar <b><span>Emmanuel Kant’ında belirttiği
gibi aydınlanmış bilinç her türlü otorite karşısında kendisini bağımsız
hisseder düşüncesinin ne anlama geldiğini bilmişlerdir. Evet aydınlanmış bilinç
dünya sorunlarına eleştirel bakmayı başaran bilinçtir. Aydınlanmış bilinci hiç
kimsenin, ideolojilerin kilisenin, kralın etkisine girmez. Ancak kilise ve
krallar yer yüzeyini yönetme gücünü tanrı tarafından kendilerine verildiğini
iddia ederek başka bir gücün oluşmasını kabullenmemişler ve her seferinde
bilgiyi kontrollerinde tutmayı istemişlerdir. </span></b></p>

<p>Bu durum, bütün dünyada kayıtlı ve kayıtsız üniversite
tarihlerine baktığımıza bilginin, bir gücün kontrol altında tutulması hep resmi
otorite (ki en ilerici devlet veya yönetici bu bağlamda statükocu) ile dinamik
güçler arasında geçmiştir. O dönemin kralları bilgiyi kendi amaçları için
kullanmak istemiş fakat bilim buna pek sıcak bakmamıştır. <u>Dönemin kıralı,
Arşimet’ten düşman gemilerini denizde batırmak için bir sistem geliştirmesini
istediği fakat bilginin bunu istemeyerek yaptığı söylenir. </u>Bu çatışmanın
diyalektiği gereği karşılıklı savlar gelişmiş ve bu tartışma ortamları bilimin
özgürlüğünün önemini ortaya çıkarmıştır. Bilimin özgür olarak yapılması ve
resmi otoritenin etkisinden kurtulması için verilen üniversiteleşme süreci
bilim lehine kazanılmış görünse de yine resmi otorite bilimi bir şekilde
kontrol etmeyi elden bırakmamıştır. </p>

<p>Bütün ortaçağın bilim ve düşünce özgürlüğü üzerindeki
etkilerinin bir birikimi olsa gerek, Üniversitelerdeki akademik özgürlük Berlin
Üniversitesinin kurucularından Wilhelm von Humboldt’un girişimleri ile
resmileşmiştir. 1809 yılında kurulan Berlin üniversitesinin çatısını ve
bilimsel anlayışını belirleyen Humboldt üniversitenin hedefini.</p>

<p>&nbsp;-Öğretinin felsefe yolu ile sağlanması<span>&nbsp;-Temel bilimlerin derinlemesine işlenmesi<span>&nbsp;-Araştırma ve öğretim birliğinin sağlanması<span>&nbsp;-Devlet ve kiliseye karşı olmak, olarak belirlemiştir.</span></span></span></p>

<p>Ancak
,üniversitelerin temel görevi olan bilgi üretmek ve yaymakta daha üst organlar
olarak sınırları aşmak zorunda olmalıdırlar. Modern batı üniversitelerinin
ürettiği bilgi teknolojisi bugün yine kendilerini destekleyen devlete artı
değer kattığı bir gerçektir, ancak bu üniversiteler de idari, mali özerkliğe
sahip üniversitelerdir. Kendi bilim politikasına uygun olarak bütçesini yapan,
ulusal ve uluslararası bilim kuruluşları ile organik bağ kurabilen ve bu
kararlarında kendi etik kurallarına bağımlı kurumlar olmalıdır. </p>

<p>Yeni YÖK
yasasında üniversitelerin devlet ve sermaye ilişkisi ne ölçüde olmalı sorusunun
doğru cevaplandırılması gerekir. Bugünkü dünyanın gerçeği, üniversiteler
sınırları içinde bulundukları devlet tarafından desteklenmeli mantığını
gerektirmektedir. Sermaye ve iş çevreleri üniversiteler ile Ar-Ge bağlamında
işbirliği sağlayabilmelidir. Burada sorulması gereken soru neden bilime yani
bilimin ürünü olan bilgiye ihtiyaç duyarız? Bu ihtiyacı bilim insanları mı
yoksa ortam yani yaşam koşulları mı belirler yoksa otorite mı belirler? Hangisi
belirlerse belirlesin, bilimin ihtiyaca&nbsp; karşı verdiği yanıt özerklik mi
olmalı? Ve sınırı nereye kadar olmalıdır? Akademik özgürlük nasıl olmalı, özerk
üniversite nedir, nasıl bir işleyişe sahip olmalıdır, yeryüzünde örnek özerk
bir üniversite var mıdır? Varsa hangi ülkede var? Bilim adamları ücretlerini
neye göre ve kimden alırlar? Ücretli insan bağımlı insan mıdır? Özel
üniversite, vakıf üniversitesi, devlet üniversiteleri bilim özerkliği
içerisinde nasıl değerlendirilmelidir? Eğitim ve öğretimin sınırlarını kimler
ve nasıl belirlemelidir? Bilim-para ilişkisi günümüz üniversite bilinci ile
nasıl bağdaştırılır? Bilimi kimler ne için üretirler? gibi çok sayıda konunun
gerçek üniversite ortamında sıkça sorgulanması gerekir.</p>

<p>Bugün halen bu gelenekten gelen modern dünyanın
üniversitelerinde bu süreç kısmen devam etmektedir. Ancak&nbsp; azgelişmiş ve
gelişmekte olan bir çok ülkede üniversiteler mali bağımlılığından dolayı devlet
ve sermayenin etkisinden çıkamamıştır.&nbsp;Geçmişte az para ve ağırlıklı
olarak felsefi boyutta yapılan bilim ve eğitim sanayi devrimi ile artık yerini
ağırlıklı olarak araştırmaya dayalı laboratuvara bırakmaya başlamıştır. Bu
noktadan itibaren özgür evrensel üniversite araştırma yapmak için gereksinim
duyduğu mali kaynaktan dolayı resmi otoritenin etkisine girmeye daha da
zorlanmıştır. Otorite bir şekilde bilimin gücünü kendi çıkarı için kullanmak
istemektedir. Bilim gücünün geçen yüzyılda, sermayenin istediği doğrultuda
yönlendirilmesi özellikle de askeri alanda kullanılması ve nihayet atom
bombasının kullanımı ile bilim etik sorunu sıkça konuşulmaya başlamıştır. </p>

<p>Üniversitenin toplum ve dünya karşısındaki yükümlülüğü,
eğitimde bilimsel tutarlılık ve kaliteyi teminat altına almak için hiç bir etki
altında kalmamasını zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmek için,
1988'de 29 Avrupa Üniversitesi Rektörleri tarafından Bolonya'da imzalanan
"Magna Carta Universitatum"da da açıkça ifade edildiği üzere,
Üniversitede bilimsel araştırma ve öğretim, gerek ahlaki açıdan gerekse
entelektüel yönden, her tür siyasi ve ekonomik etkiden bağımsız olmalıdır.</p>

<p><i>Söz konusu </i>Bolonya
deklarasyonunda <i>belirlenen bazı ilkeler şöyle sıralanabilir. Gelişmiş batı üniversitelerinin bir çok Senatoları ve Mütevelli Heyetleri
aşağıdaki evrensel ilkeleri kamuoyuna deklare ederek, öğretim kadrosu ve
yönetimi, araştırma, düşünce ve ifade özgürlüğünün eksiksiz bir şekilde
sağlanmasında ve korunmasında ortak sorumluluk üstleneceklerini
belirtmişlerdir.</i></p><i>

<p><span>·Bilginin iletilmesi sürecinde yer alan akademik toplumun bütün üyeleri;
derslerde, üniversite içinde ve dışındaki araştırmalarda araştırma sonuçlarını
yayınlamak, tartışmak ve yorumlamakta özgürdür,</span></p>

<p>·Üniversite&nbsp; öğretim&nbsp; kadrosu&nbsp;
ve&nbsp; yönetimi,&nbsp; Üniversitenin&nbsp; her mensubunun
kişisel bilimsel görüşünü ifade ve sanatsal dışavurum hakkını korumakla
yükümlüdür,</p>

<p>·Üniversitenin, hiçbir mensubunun kişisel görüşünü ya da bu görüşün
kamuoyu önünde ifade edilmesini etkilemeye veya kontrol altına almaya teşebbüs
etmez,</p>

<p>·Üniversite, mensuplarının birer yurttaş olarak her türlü tercihine
saygı gösterir,<br>
Diğer taraftan doğal olarak üniversite öğretim üyelerine akademik özgürlük
hakkı, aşağıdaki yükümlülükleri de beraberinde getirir:</p>

<p>·Gerek&nbsp; Üniversite&nbsp;
camiasına,&nbsp; gerekse&nbsp; kendi&nbsp;
mesleğine&nbsp; karşı&nbsp; ahlakî yükümlülüklerini ve
sorumluluklarını yerine getirmek,</p>

<p>·Bireysel düzeyde ve işbirliği ruhu içerisinde, mükemmeliyete,
yenilikçiliğe bağlılık ve öğretim ve araştırmada bilginin sınırlarını ileriye
götürmek,</p>

<p>·Üniversiteye
karşı olan sorumlulukları, bireysel haklardan ayrı tutmak ve kamuoyu
önünde&nbsp; ifade&nbsp; edilen&nbsp; görüşlerin,&nbsp;
üniversiteyi&nbsp; hiçbir&nbsp; şekilde&nbsp; bağlayıcı
olmamasını ve temsil etmemesini sağlamak, gibi hükümler de koymaktadırlar,</p>
<p><b>Bilim Adamı Özerkliği Nedir?</b></p>

<p>Bilim adamı bağımsız düşünebilen ve üreten, ürettiğini insanlık
yararına sunan kişidir. Sınırsız özgürlük ortamında bir bitki toprakta kendi
başına gür olarak nasıl gelişiyorsa bilim adamı da özerk üniversitede böyle
gelişmelidir. Gelişmiş
batı dünyasının dünyada üniversiteler özerktirler. Üniversiteler kendi
organlarıyla, kendi öğrencilerini ve elemanlarını ve bütçelerini kendileri
karar alıp işlerini yürütüyor. Herhangi bir yerin vesayeti altında değillerdir.
Bir yerden onay istemiyorlar. Eğer bilginin en üst basamağı üniversite ise
kendi kararını kendisi alması gerekir diye düşünülmektedir. Kendi Bilim adamı sınırsız düşünme ortamında kendisini ifade edebilmeli ancak
topluma karşı etik sorumluğunu taşımak kendisine kalmalıdır. Mehmet Yapıcı (CBT
2003 sayı 825) özgür akademik ortamı ve yaşamı şöyle tanımlamaktadır “patron
rolündeki birinin veya birilerinin olmadığı, kişi görüş ve düşüncelerini
açıklamaktan çekinmediği ve kendisini baskı altında hissetmediği ortam. Çünkü
patron ne zaman ne yapacağını söyleyen kişi rolünün üniversitelilik bilinci ile
uyuşmamaktadır. Her üniversiteli Mevlana'nın deyişi ile “biraz divane”
yapılıdır. Fakat üniversite öğretim elemanları için bahsedilecek bir sınırlama
vardır; o da meslektaşlarının entelektüel baskısıdır. Yani oto kontrol sistemi
ile aklın aklı kontrol etmesi, eleştirmesi ve sorgulamasıdır. Bunun dışında
hiçbir meslek veya otorite üniversite öğretim elemanlarının özgürlüğünü güvence
altına alamaz almamalıdır da. Tabii akademik özgürlük bireylerin keyfi uygulama
ve söylemleri anlamında ele alınmamalıdır. Bu nedenle akademik özgürlüğün
kurumsal sorumluluk ve kamusal vicdanı göz önünde bulundurması gerekir.
Üniversite özerkliği bilimin kamuya yönelik hizmet ve sorumluluğundan dolayı
devletten ari olarak gelişmiştir. Devlet doğası gereği statükoyu korur, ama
üniversiteler değişime ve gelişmeye açık olmak zorundadır. Bu nedenledir ki
çağdaş dünyada demokratik kültürün ve ortamın geliştirilmesinde ve bilimsel
doğruların elde edilmesinde üniversiteler önemli kurumlardır. Bu anlamda
gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerde üniversite özerkliği ve akademik özgürlük
büyük farklılık göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde akademik özgürlük kullanımı
bir şekilde güvence altında iken az gelişmiş ülkelerde ise temel insan
haklarının bir çok yönden kısıtlanması görüş ve fikir açıklamanın izne tabi
olması gibi nedenlerden dolayı istenildiği gibi kullanılamamaktadır. Batıdaki
akademik özgürlüğe bir örnek İsrail Filistin sınırında sembolik olarak İsrail
sınırını taşlayan ve görüntüleri dünyaya dağıtılan ABD Columbia Üniversitesi
öğretim üyesi Prof. Edward Said için yapılan kamuoyu baskısına üniversite
yönetiminin net ve açık cevabı “öğretim elemanları düşüncelerini ifade
etmelerinden veya özel ya da kamusal alanda kurdukları ilişkilerden dolayı üniversite
tarafından cezalandırılamaz” şeklinde olmuştur. Bu bakış açısı batı türü
akademik özgürlüğün nasıl ifade edildiğine çok güzel bir örnektir. </p>

<p>Sabancı üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Halil Berktay, Ermeni meselesiyle
ilgili farklı görüşler ileri sürdüğü için değişik çevrelerden (YÖK dahil olmak
üzere) bir linç kampanyası yürütüldü, hatta üniversiteden uzaklaştırması için
Sakıp Sabancıya kadar konu intikal edilir. Ancak mütevelli heyetinin
'Kurumların görüşü olamaz. Kişilerin görüşü olur. Üniversitede farklı görüşler
tartışılır' cevabı ile öğretim üyelerine akademik özgürlüğü gereği görüşünü
açıkla özgürlüğü dikkate alınarak Halil Berktay'a sahip çıkılması nedeniyle
saldırı geri çevrilmiştir (Prof. Dr. <strong>Tosun Terzioğlu, Radikal, 19/4/2004)</strong><b>.</b></p>

<p>Bütün dünya
bilgi çağının gereği olan beyin fırtınası ile başta özeleştiri ile
üniversitelerdeki işleyiş mekanizmalarını her boyutta tartışırken, ülkemiz
üniversiteleri maalesef değişik düzeydeki kaygıları nedeniyle ulusal sınırlar
içerisinde muhafazakar bir tutum sergileyerek gelişmenin ve dolayısıyla da
değişimin önünde engel olmuşlardır. Gelişmeyen değişemez, değişmeyen de dünyaya
ayak uyduramaz. Başta Avrupa ülkelerinin yerleşik üniversiteleri aralıklarla
sistemlerindeki işlevsiz ve rekabet edemez hantal yapılarını değiştirerek
sürekli dinamik yapıları hedeflerken, bizler halen bilim kuruluşlarını nasıl
kendi dünya görüşümüze yakın ve bir dediğimizi iki etmeyecek atamaların
peşindeyiz. Son 23 yılda ağır YÖK uygulamasının sonucu üniversiteler nicel büyüme,
artan yayın sayısı dışında nitelik yönünden daha da geriledikleri sıkça
eleştiri konusu olmuştur. Bugün gelinen durumda üniversitelerimiz dünya
ölçeğinde bilim ve bilgi üretecek ve teknolojiye dönüştürecek yetişmiş,
konusunu bilen entelektüel insan yetiştiren yapılanmanın çok gerisinde
bulunmaktadır. <b><span>Mevcut hali ile vizyonu kısır ve
statükocu bir yapıda bulunmaktadırlar</span></b>. Prof. Hasan Yazıcı ve Orhan
Bursalının CBT ekinin 881 nolu sayısındaki yazılarında işledikleri konular daha
önce prof. Dr. Cahit Arf’ın da belirttiği gibi yükseköğretimimizin istisnalar
dışında üniversiteleşemediğini ve orta öğretim düzeyinden öteye geçemediğini
belirtiyorlar. Prof. Hasan Yazıcı Türk üniversiteleri halen “<b>bir düşünce ve
bilgi üreten kurum”</b> değiller diyor ve ekliyor <b>“birikmiş
bilgiyi, o da yarım yamalak aktarmaya çalışan bir meslek okuludur”</b>.
Dolaysıyla bu kurumlarda öğrencilik yapıp profesörlüğe kadar çıkan
akademisyenlerde üniversiteyi gördükleri gibi benimsemekte ve aynı şekilde
kısır döngü içinde üniversitelilik bilinci gelişmemektedir.&nbsp; Yine CBT ekinin 879 nolu sayısında Levent
Sevgi ve Nejat İnce’nin kaleme aldığı “Ülkemizde Ar-Ge, yayın ve insan gelişim
ilişkileri” başlıklı makale ülkemizin bilim ve teknoloji yapımında ne denli
geride olduğunu ve bunun nedenleri arasında bilimin kurumsallaşamaması
vurgulanmaktadır. </p>
<h2>Türkiye’de Özerk Üniversite Talebinin
Tarihçesi&nbsp; </h2>

<p>Her ne
kadar İstanbul Üniversitesi 550ci yıl dönümünü kutladıysa da gerçek anlamda
üniversite öğretimi Cumhuriyet döneminde başlamış ve 1933 ve 1946’da 4936
sayılı yasa ile çıkarılan özerk üniversite açılımı ile zirveye çıkmış ve daha
sonraki yıllarda aralıklarla yapılan müdahalelerle üniversite özerkliği
tırpanlanarak anayasallaştırılmıştır. 1946 yılındaki üniversite özerkliğinin
başladığı ve Köy Enstitülerinin kurulduğu dönemdeki Türk eğitim modeli UNESCO
tarafından Dünyaya örnek olarak gösterilmektedir. Türk eğitim tarihine
bakıldığında Cumhuriyetin eğitim projesinin bu dönemde şahlandığı ancak çok
kısa sürede önünün kesildiği görülmektedir. Bu dönemden sonra soğuk savaş
bahanesi ile ülkemizin önüne konulan süreç sonucu insanlarımız birbirine
düşürülmüş, toplumun en dinamik kesimi olan üniversite gençliği ağırlıklı
olarak olaylara da taraf oldukları için üç kez ülkede darbe yapılmış ve her
seferinde de üniversiteler sorunların merkezi olarak gösterildiği için
üniversiteler zapturapt altına alınmıştır. Üniversiteleri kontrol edemeyen
iktidarlar üniversite özerkliğini fazla bulup askıya almıştır. Bu durum o
dönemdeki ifadesi ile “üniversiteleri ehlileştirmek” iddiası, yani “terbiye”
etmektir. Farklı düşünce ve alternatif bakış açısı üniversitelerin etrafına
yaklaştırılmamıştır. Altı Kasım 1982 yılında 2547 sayılı yasa ile kurulan YÖK
tamamen o dönemin anlayışına uygun olarak sıkı merkeziyetçi ve üniversitelerin
iç işlerine müdahale edecek şekilde yasal güce sahip olarak kurulmuştur. </p>
<p><b>Sonuç ve Vargı</b></p>

<p>Özerk üniversiteden önce bizlerin özgür olmamız gerekir.
Bugünkü hiyerarşik yapı içinde, özgür öğretim üyesi olmanın birinci koşulu
akademik aşamanın yetkili kişilerin iki dudağının arasında değil, bilimsel
ortak doğrulara göre yapılmasının sağlanmasıyla gerçekleşebilir. <b>Özgür
olunmayan ortamlarda bilimsel üretim beklenemeyeceği gibi özgür bireyler de
yetiştirmemiz beklenilmemelidir.</b> Bugün üniversitelilerin, öncelikli olarak,
özgür düşünmenin yaratıcılık üzerine olan etkilerini zihinlerinde anlamaları
gerekir. Başka bir ifadeyle, başta kendimizi ortaya koyarak her konuda ön
yargılardan kurtulmamız gerekir. <b>Her şeyin tartışılabilir olduğunu kabul
ederek kafamızdaki sınırları sorumluluk bilincine indirgememiz gerekir</b>.
Kendimiz için ne kadar özerklik ve özgürlük istiyorsak başkaları içinde o kadar
istemeliyiz. </p>

<p>Kanımca
çoğumuzun kafasında evrensel ölçekte üniversitenin ne olduğu konusunda ortak
bir payda bulunmamaktadır. Üniversitelilik bilinci ve onun misyonuyla birlikte
kurumsal bazda içeriği tam kavranmadığı için, peş peşe yönetimsel sorunlar
yaşanmaktadır. Üniversitelerin özerklikle ilgili sorunlar yönetimlerin her şeyi
kontrol altında tutan aralayışı ile değil de, bilimin kurallarının baskın
olduğu, yetişmiş-aydınlanmış gerçek bilim adamlarının bulunduğu ortamlarda
çözülmüş olacaktır. Üniversitelerin evrensellik bakış açısı yerine yerel bakış
açısı ile bakıldığı zaman haklı olarak her şeye güvenlik ve yasak sınırlaması
ile yaklaşılmaktadır. Doğal olarak o da yüksek öğretim kurumlarını orta
dereceli okul mantığıyla yönetmeye yönetilmektedir. </p>

<p><b>Eğer
insanlık krallar ve yöneticiler ile uyum içerisinde yaşasaydı bugün insanlık
halen ilkel kabile toplulukları düzeyinde kalıyor olacaklardı. Bu bakımda
yöneticiler ile uyum içinde olmayan radikal, başkaldıran aykırı kişilere çok
şey borçluyuz. Bugün ülkemiz üniversitelerinde bu bağlamda ne yazı ki evrensel
üniversitelilik anlayışı yerine kurumsal anlayış hakim duruma gelmiş ve buda
üniversiteleri dinamik değil tam tersine tutucu yapmıştır.</b> Ülkemiz yükseköğretimi hızla kendisini içine girdiği statükocu durumdan
kurtarmak ve geleceğin yetişkin bireylerini üniversitelilik bilinci ile
yetiştirmek zorundadır. Aksi taktirde Türk Yükseköğretimi siyasetin bugün
kaybettiği zemin durumuna düşer. <b>Matbaa’nın ülkemize 200 yıl geç gelmesinin
bedelini bugün hep beraber ödemekteyiz. Dünün hesabını hálá veremeyen bir ulus
olarak yarını elimizden kaçırmamak iç</b>in YÖK yasası mutlaka üniversite
dinamikleri tarafından her türlü kaygıdan ve ön yargıdan uzak olarak
tartışılmak zorundadır. Bugün dünyanın gerçeği bilim ve teknoloji üretme
bilincinin ve geleneğini kazanması üzerine kuruludur. Bu bilinç ve gelenek
ancak özerk ve özgür ortamlarda gelişir. Genç ve dinamik nüfusa sahip ülkemizin
geleceği elinden kaçırmaması ve özerk üniversite anlayışı ile bilgi toplumunu
yakalaması dileği ile.&nbsp;</p></i><br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=396"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=396"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=72">Üniversite</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>