

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="de" xml:lang="de">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Beyin Göçü Gelişmekte Olan Ülkeleri Geliştirmiyor  Beyin Göçü-3,</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=456"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=456"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=456"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Beyin Göçü Gelişmekte Olan Ülkeleri Geliştirmiyor  Beyin Göçü-3,</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p>
<p><b>Beyin Göçü Gelişmekte Olan
Ülkeleri Geliştirmiyor</b></p>

<p><b>Beyin Göçü-3,</b></p>

<p>Prof.
Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr</p>
<p>Ülkemizde
“beyin göçü” olarak ifade edilen kelimenin İngilizce’si olan “Brain Drain” kelimesinden
türetilmiştir.&nbsp; Kavram olarak beyin göçü
ilk olarak 1950'li yıllarda Britanya Krallık Bilim Akademisi tarafından ABD ve
Kanada'ya göç eden bilim adamlarını tanımlamak amacıyla kullanıldığı
söylenir.&nbsp; Ancak tam göç olgusunu
karşılamıyor ancak yinede dilimize girdiği şekli ile ve toplumun anladığı dile
ile beyin çekimini veya göçünü işleyelim. İyi eğitim almış, belirli bir alanda
geniş bilgi sabi yüksek nitelikli kişilerin (beyin takımının) bulunduğu
ortamdan daha iyi koşullarda kendini geçekleştirebilme alanına kaymasına “beyin
göçü” denilmektedir. Prof. Dr. Muammer KAYA (Osmangazi Üniversitesi), Beyin
göçünü şöyle tanımlıyor: iyi eğitim görmüş, kalifiye ve yetenekli işgücünün
yetiştiği az gelişmiş/gelişmekte olan bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye
akışı/göçü. Beyin göçü genelde bilime ve araştırmaya önem veren gelişmiş
ülkelerin sınırlı kaynağı olan az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde iyi
yetişmiş bilim insanına daha iyi çalışma ortamı ve ücret sunması ile
sağlanmaktadır.</p>

<p>Bu bağlamda beyin göçünün genelde az
gelişmişlikle özdeşleşmesi anlamına gelmektedir.&nbsp; Daha çok bu işten nemalanan çevrelerin artık "doğduğu yer" değil, "doyduğu yer" önemlidir ifadesi ile beyin göçü kabul edilir
ve savunulur duruma getirilmektedir. Doğal olarak insanı yoksulluk sınırında
besleyen daha sonrada serbest dünya düzeni diyen güçler rekabete üstün
oldukları için gelişmekte olan ülkelerde belli niteliklere sahip işgücünün
doğal ortamlarına katarak sürece kendilerince bir haklılık yüklemiş olmaktadırlar.</p>

<p>Bu durumun sürekli olması ile sınırlı
yetişmiş insan gücü olan ülkelerde çoğu zaman istenilen oranda birikimli bir
bilim insanı potansiyeli oluşmamakta bu durumda söz konusu ülkelerde bilim ve
teknolojide gelişememektedir.</p>

<p>Günümüzde başta ABD gibi gelişmiş
ülkelerin yetişmiş beyinlere daha yüksek ücret ve daha iyi olanaklar sağlaması
ile kendi bilim ortamına büyük çaba sarf etmeden kazandırdıkları ve bunu da
bilgi gücüne dönüştürdüğü artık bir gerçektir.</p>

<p>Beyin
göçünün gittiği ülkeye kazandırdığı ile geldiği ülkeye kaybettirdiği ülkeler
arasında da büyük farklılıklar yaratmaktadır. Bu farklılık zamanla ülkeler
arasındaki ilişkileri de değiştirmektedir.</p>

<p>Bu
açığı kapatmanın yolu sadece beyin göçünü tersine çevirmek ile mümkün
olabilecektir. Ancak açığın kısa sürede kapanması o kadar da kolay
olmamaktadır.</p>
<p><b>Beyin Göçünün Tarihi</b></p>

<p>Beyin göçünün tarihinin bilimin öneminin anlaşılması ile başladığı
bilim tarihi kaynakları ile belirtilmektedir. Bunun en açık örneğinin
İstanbul’un fethi ile başlayan süreçte İstanbul’dan ayrılan mühendis ve
matematikçilerin İtalya'ya geçmesi ile başlayan Rönesans ve onu izleyen batı
aydınlanma devrimi ve bununla bilimsel araştırmaların önünün açılmasıdır.</p>

<p>Tarihte
gelişmiş ülkelere derinden bakıldığında çoğunluğunun muhalif bilim insanlarına
kucak açan ülkeler oldukları görülmüştür. </p>

<p>Almayandan
kaçan bilim insanları bugün ABD’yi ABD yapmışlardır. İsrail , Türkiye iki defa
şans yakalamış ancak her defasında şansını iyi değerlendirememiştir.</p>

<p>İran'ın parlak dönemlerinde MS. III yüzyıl Ortalarında Sasani hükümdarı
Şahpur’un kurmuş olduğu Cundişahpur, (531-578) yılları arasında hüküm sürmüş
olan Nuşirevan (adil) zamanında büyük bir ilim merkezi haline gelmiştir. Bu
devirde Bizans’tan ve Bizans’a tabi (Urfa –Edesa gibi) bölgelerden kaçarak
sığınan bilginler Cundişpur’un daha da kuvvetlenip şöhret kazanmasına sebep
olmuşlardır (Saraç, 1981).&nbsp; Antik tıbbı
ve felsefe Yunanca’dan Farisi’ye tercüme ve nakledilmiş; yüz elli yıl kadar
sonra da Bağdat Halifelerinin himayelerine aldıkları bilginlerin yetişmesini
sağlamışlardır.</p>

<p>20 yy. Dünyada önce gelişmiş ülkelerin ihtiyaç duyduğu doktorlar,
mühendisler ve sonra üniversitelerde bilimsel araştırmanın yangınlaşması ve
bilim adamlarının alınması ile devam etmiştir. </p>

<p>Dünya beyin göçü alanlar ve verenler olarak ikiye ayrılabilir.
Tartışmasız bir milyonun üzerinde tam gün çalışma kapasitesine sahip
araştırmacı bulunduran ABD beyin göçü alan ülkelerin başında gelmektedir.
ABD’yi, Kanada, Almanya, Fransa, Avustralya, Japonya ve G. Afrika izlemektedir.</p>

<p>Beyin göçü veren ülkeler ise daha çok gelişmekte olan ülkelerdir. En
fazla beyin göçünü veren ülkeler ise başta eski sömürge ülkelerinden Hindistan,
Çin, Pakistan, İran, Malezya, Mısır, Türkiye, diğer Afrika ve Arap ülkeleri
sayılabilir.</p>
<p><b>Beyin Göçü Silahsız Bir Savaş
Alnıdır</b></p>

<p>Günümüz
küresel bir olgu olan beyin göçü, göç vererek mağdur olan ülkelere ile göç
alarak gücüne güç katarak farklılaşan ülkeler arasında devam etmektedir.&nbsp; Dünyada devletler arasında çok ön plana
çıkmayan, belki de çatışma alanı olarak görülmeyen ancak gerçekten bir cadı
kazanı gibi kaynayan en ciddi sorunların başında beyin göçü gelmektedir. Çünkü
bugün dünyanın gelişmişliği ile gelişmemişliliğinin tek nesnel gerekçesi
bilgiyi üretebilen ve ürettiğini teknolojiye dönüşülebilen ve dönüştüremeyen
ülkelerin sahip olduğu potansiyeldir. Bilgi belirli ortamlarda iyi yetişmiş ve
bu konuda yeteneği olan kişiler tarafından sağlanmaktadır. Bu bilgiye ve
yeteneğe sahip olan toplum veya devletler bugün sahip olmayan ülkelerden farklı
oldukların gösterebilmişlerdir. Onun için de beyin göçü denilen ve kendi
kalkınması için önemli buldukları kişileri dünyanın öbür ucundan da olsa bulup
beyin göçü ile kendi ortamına kazandırabilmektedir. Pekala nedir beyin göçü?</p>
<h2>BEYİN
GÖÇÜNÜN NEDENLERİ</h2>
<p>Beyin
göçünün çok nedenleri olduğu bilinmektedir. &nbsp;Çoğunlukla;&nbsp;</p>

<p>1.İşsizlik
</p>

<p>2.Daha
yüksek bir yaşam standardına kavuşmak arzusu. </p>

<p>3.Eğitime
uygun iş bulamamak. </p>

<p>4.Yapılan
işin takdir edilmemesi. </p>

<p>5.Kötü
çalışma koşulları. </p>

<p>6.Araştırma
yapamamak. </p>

<p>7.Siyasal
sorunlar (etnik dışlanma, siyasal istikrarsızlık, vb.). </p>

<p>8.Yolsuzluklar.
</p>

<p>Ve
diğer nedenler</p>
<p>Beyin
göçünün temel nedenlerini Prof. Kaya altı ayrı faktöre bağlamaktadır. Şöyle ki;</p>

<h3>I)Ekonomik Nedenler</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Düşük ücret politikası varlığı,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Vergi oranlarının yüksek olması,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Ekonomik istikrarsızlık varlığı,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Gelecek endişesi olması.</p>

<h3>II)<span>&nbsp;
</span>Politik/Siyasal
Nedenler</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Etnik köken farklılığı/ayrılığı
oluşumu,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Siyasal istikrarsızlık oluşumu,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Siyasetin/Kayırmacılığın iş
hayatına girip, onu kontrol etmesi.</p>

<h3>III)<span>&nbsp;
</span>Bilim ve
Teknoloji Politikalarındaki Yanlışlıklar</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Ar-Ge’ye önem vermeme,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Bilim ve teknolojiye değer
vermeme,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Fikir üretiminin ve buluşun para
etmemesi ve desteklenmemesi,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Ar-Ge alt yapı ve&nbsp; teşvik eksikliği,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Ar-Ge yatırım yardımı ve vergi
indirimi azlığı,</p>

<h3>IV)<span>&nbsp;
</span>Eğitim
Sistemindeki Çarpıklıklar</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Kişi başına (142 $) en az eğitim
harcaması yapan 5. ülke olmamız,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Eğitim harcamasında 109 ülke
içinde 105. sırada yer almamız,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Ulusal gelirden eğitime ayrılan
pay Dünya ortalaması %5.2 iken bizde %2.2 olması,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Kalıcı milli eğitim politikası
yokluğu,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Eğitimde fırsat eşitsizliği oluşu.</p>

<h3>V)<span>&nbsp;
</span>İşsizlik</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Üniversite mezunlarının %70’inin
meslekleriyle ilgisiz işlerde çalışması,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>En fazla işsizliğin Üniversite
mezunları arasında olması,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>İş bulamama.</p>

<h3>VI)<span>&nbsp;
</span>Yabancı
Dilde Eğitim ve Teknolojideki Gelişmeler</h3>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Yabancı dilde eğitim beyin göçünde
katalizör görevi görmesi,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>Yabancı dilde eğitim batıya
bedavaya&nbsp; (hibe) insan kaynağı üretmeye
yardımcı olması,</p>

<p>·<span>&nbsp;
</span>İletişim olanaklarının
(bilgisayar, Internet, fax, cep telefonu vs) sağladığı kolaylıklar.</p>

<p>Pisiko-sosyal
faktörler de eklenebilir. Örneğin bir mankenin, sporcunun, türkücünün toplumda
bilim adamlarından çok daha fazla itibar görmesindeki çarpıklık, göçü etkileyebilir.</p>
<p><b>Dünyada Beyin Göçü Hareketliliği ve </b><b>Küreselleşmenin Yakıtı, Beyin Göçü</b></p>

<p>Dünyanın
özellikle az gelişmiş ülkelerinin en nitelikli kişilerinin gelişmiş ülkelere
kayması ile yaratılan ortak akıl bugün ABD’yi dünyanın bir numarası
yapmıştır.&nbsp; &nbsp;Bugün çok övünülen küreselleşme anlayışını
yaratan yüksek teknolojiye dayalı açık iletişim, bilgi ekonomisi bu beyinlerin
sayesinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda beyin göçü katıldığı ülkeye önemli
derecede yakıt kazandırmaktadır.</p>

<p>Dünyadaki
beyin göçünün önemli kısmının %54’ü kadarının ABD yoğunlaşmasında
ekonomik-sosyal fırsatlar açısından en iyi konumda ülke olmasının yanı sıra
dünya üniversitelerinin dörtte birine (yaklaşık 4000 yüksek öğretim kurumu ve
50 ana araştırma üniversitesi) sahip olması yanında (Rosovsky, 1996:28) iyi bir
barınma maş imkanı ile iyi bir bireysel motivasyon sağlayarak araştırıcıyı
bünyesinde tutabilmektedir.</p>

<p>Örneğin,
1990-91 yılında bilim ve teknoloji alanlarında doktora sahibi olan Hindistan
vatandaşlarının yüzde 79'u, Çin vatandaşlarının ise yüzde 88'i, 1995 yılında
hala ABD'de çalışmaktaydılar. Oysa, doktoralı Korelilerin yüzde 11'i,
Japonların ise yüzde 15'i 1995 yılında hala ABD'de çalışmaktaydılar. 2000
yılında, yaklaşık 1,500 yüksek nitelikli Hindistanlı ABD'den, ülkesine geri
geldi. Ama her yıl bu rakamın 30 kattan fazlası ülkesini terk etmektedir (Hasan
Gürek, Ekonomik Büyüme ve Küresel Ekonomi. Ekin kitapevi). ABD’deki
laboratuvarların önemli bir kısmı Çinli ve Hintli doktoralı elemanlar
tarafından yürütülmektedir.</p>

<p>Elektrik
Mühendisliği dergisi 1973 yılında sayı 390’da Ersin TULUNAY'ın yazdığı “beyin
çekimi ya da beyin göçü” başlıklı yazıda o döneme ilişkin bazı bilgiler
sunmaktadır. Dünyadaki en iyi beyin çekici merkezin ABD’ olduğu bilinmektedir.
Daha 1960 yılında Amerikan Hasahanelerindeki 41 bin doktordan 11 binin yabancı
olduğu, 1949-1961 yılları arasında 43 bin bilim adamını bünyesine
katabilmiştir. Bu süre zarfında Türkiye’den 500 bilim insanı ABD bilim ortamına
geçmiştir. 1990’lı yılların başında Doğu Bloku’nun çökmesi, ile son yıllarda
Doğu Avrupa ülkeleri beyin göçü veren ülkelerin başında yer almaya başlamıştır.
Örneğin, 1995 yılında, Bulgaristan’dan 7.000’den fazla profesör ve araştırmacı
göç etmiştir (Stalker,1994:118-121). </p>

<p>Bir
anekdot ile yalnızca New Yokt’ta oturan İranlı doktor sayısı bütün İran'daki
doktor sayısından daha fazlaymış. Afrika, 1985-90 yılları arasında 60.000
nitelikli uzmanını, Kenya ise 1980’li yıllarda yetiştirdiği doktorlarının
%60’nı beyin göçü yolu ile kaybetmiştir.</p>

<p>Örneğin,
1990’da ABD mühendislik doktorası yapanların %62’si yabancı öğrencilerden
oluşmaktadır. Bunların %70 gibi büyük bir kısmının eğitimlerini tamamladıktan
sonra ülkelerine geri dönmedikleri belirtilmektedir. Çin resmi makamları, 1995
yılında 1979’dan beri yurt dışında olan 220.000 Çili öğrencinin sadece
75.000’nin döndüğünü belirtmektedirler (Stalker, 1994; Mahroum,1999). </p>
<p><b>Gelişme İçin Alt Yapıdan Daha
Önemlisi Niteliği Yüksek İnsan Sermayesi Zorunlu </b></p>

<p>Bilgi
çağının en önemli sermayesi beyin gücü olarak algılanmaktadır. Kullanılarak
tükenen değil gelişen tek güç olarak bilgi teknolojisi sanayi çağının da pabucunu
dama atarak kendine yeni bir alan oluşturmuştur. Bu bağlamda bir ülke
ekonomisinin gelişmesi her ne kadar doğrudan ülkedeki firmaların, rekabet
edebilmesi, gelişip büyüyebilmesi, uluslararası piyasalarda söz sahibi
olabilmesi, verimliliğini ve kârlılığını arttırabilmesi ve bunun ön koşulu olan
fiziki alt yapı ve yatırıma bağlı bile olsa, esas olanın bu sürecin arkasındaki
yaratıcı ve dönüştürücü nitelikli iş gücüne bağlı olduğu artık tartışmasız
kabul görmektedir. Onun içindir ki&nbsp;
gelişmiş ülkeler gibi gelişmiş şirketler de ekonomik açıdan başarılı
olabilmenin en önemli ve etkin yolu olarak bünyelerine teknolojinin ve üretimin
gerektirdiği nitelikte beceri ve bilgiye sahip işgücüne sahip eleman almak
istemektedirler. </p>

<p>Bu
bağlamda nitelikli&nbsp; insan gücü
kaynaklarına sahip belili firmaların kısa sürede istedikleri yerde başarı
sağlayabildikleri görülmektedir.&nbsp; Nitelikli
iş gücünün ülkelerin doğrudan eğitim düzeyi ile ilgili olduğu ve yüksek
eğitimli nüfus oranı yüksek olan ülkelerin gelişmede öncü oldukları bilinmektendir.
</p>

<p>DPT’nin
( DPT, 2001,&nbsp;"Ortaöğretim: Genel eğitim, meslek eğitimi, teknik
eğitim": Özel İhtisas Komisyonu Raporu ) verilerine göre OECD ülkeleri
içinde 25-64 arası nüfusun aldıkları eğitime göre kişi başı ortalama geliri en
düşük OECD ülkesi olan Türkiye'de ilköğretim veya daha altında eğitim almış
olanların oranı yüzde 77 iken, bu oran Almanya'da yüzde 16, ABD'de yüzde
14'tür. &nbsp;Buna karşın, yüksek öğrenim
sahibi kişilerin oranı Türkiye'de sadece yüzde 8 iken,&nbsp; Almanya'da yüzde
23, ABD'de yüzde 33'tür. &nbsp;Açıkça
görüldüğü üzere ülkemizin eğitim düzeyi sınıfındaki ülkeler ile kıyaslandığında
halen düşük düzeydedir.</p>
<p><b>Yurtdışındaki Yüksek Öğrenci
Hareketliliğimiz</b></p>

<p>YÖK’ün
hazırladığı bir rapora göre 24 bini Almanya’da, 15 bini ABD’de olmak üzere 50
binden fazla Türk genci yurt dışında eğitim görmektedir. Dünya Bankasına göre
yurt dışında yüksek öğretim gören öğrencilerimizin yurt içindekilere göre oranı
%3.2’ler civarındadır. Türkiye yurt dışına en çok öğrenci gönderen/okutan
ülkeler arasında 11. sırada yer almaktadır. Başta Almanya, ABD, İngiltere,
Kanada, Belçika, Avustralya, Fransa ve G. Afrika olmak üzere çok sayıda Türk
öğrencinin eğitim amacı ile yurtdışına gittiği bilinmektedir. Hatta son
yıllarda Kıbrıs, Azerbaycan, Ukrayna’ya bile lisans veya lisans üstü eğitim
için gidildiği bilinmektedir. Türkiye ABD’de en fazla öğrencisi bulunan 9.
ülkedir. TÜSİAD’a göre Türk öğrencilerin ABD ekonomisine yılda 824 milyon dolar
katkı sağlamaktadır. Öğrencilerimizin başta İngilizce ile eğitim yaptıran ileri
ülkelerde lisansüstü eğitim görmesi ve ülkemize geri dönerek katkı sunması
önemli. Ancak şu ana adar çoğu devlet parası yurtdışında eğitim görenlerin
eğitim gördüğü ülkede kaldığı bilinen bir gerçektir. YÖK envanterinde bu konuda
bilgi mevcut bulunmaktadır.</p>

<p>Yurt
dışına nitelikli&nbsp; beyin göçünde
çoğunlukla eğitim/kariyer amaçlı&nbsp; (Master
ve Doktora) gidenlerde geri dönüşü yarıdan az olmakta. Bunların da yaş aralığı
17-35 arasında yoğunlaşmaktadır. En fazla kalma oranı Fen Bilimlerinden
Mühendislik (bilgisayar, uçak,&nbsp;
elektrik-elektronik, haberleşme, makine, kimya, endüstri, maden,
metalürji, biyoteknoloji gibi dallarda), Sağlık Bilimlerinden Tıpta ve daha az
oranda Sosyal Bilimlerde olmaktadır. Fen Bilimlerinde Master ve Doktora
çalışmasını tamamlayanlar çok rahat araştırma merkezleri ve teknoparklarda
yüksek ücretle çalışma imkanı bulabilmektedirler. Tıp ve Sosyal Bilimlerde
çoğunlukla Üniversitelerde öğretim elemanı ve doktora sonrası araştırmacı
olarak kalıyorlar.&nbsp; Gelişmiş ülkeler bu
genç beyinlerin en verimli çağlarını kullanmaktadırlar. Son yıllarda TÜBİTAK
tarafından&nbsp; resmi burslu gönderilen 26
kişinin dönmediği bildirilmiştir.</p>
<p><b>TÜRKİYE’DEN
BEYİN GÖÇÜNÜN NEDENLERİ</b></p>

<p>YÖK raporunda (<a href="http://www.yok.gov.tr/duyuru/yok_strateji_kitabi.pdf"><span>http://www.yok.gov.tr/duyuru/yok_strateji_kitabi.pdf</span></a>)
belirtilen Yükseköğrenimin Küreselleşmesi alt başlığında dünyadaki öğrenci
hareketliliği ve bunun neden sonuç ilişkileri şöyle belirtilmektedir:
Küreselleşen dünyada, yükseköğretim de giderek ülkelere özgü bir etkinlik
olmaktan çıkarak küresel bir etkinlik haline gelmektedir. Genç nüfus
yoğunluğunun yüksek olduğu gelişmekte olan ülkelerden, gelişmiş ülkelere
yönelik büyük yükseköğrenim talebi karşısında, gelişmiş ülkelerin yükseköğretim
sistemleri, öğrenci hareketliliğine giderek daha açık hale</p>

<p>gelmektedir. Örneğin, OECD ülkelerinde
yükseköğrenim gören yabancı öğrencilerin sayısı son 20 yılda iki katına çıkarak
1.6 milyona ulaşmıştır. Bu ülkeler arasında yabancı öğrenci oranı ABD’de % 30,
İngiltere de, % 14, Almanya’da % 13, Fransa’da % 9, Avustralya’da % 7
düzeylerindedir. Yabancı öğrencilerin en yoğun olduğu ülkeler Avrupa
ülkeleridir. Bu ülkelerde 2001 yılında 831.000 olan yükseköğretime kayıtlı
yabancı öğrenci sayısının günümüzde bir milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir.
Ancak, bu öğrencilerin yaklaşık yarısı, Avrupa Birliği Üyesi ülkelerin “öğrenci
hareketliliği” (student mobility) Sokrates/Erasmus programlarından
yararlanarak, bir üye ülkeden diğerine giden öğrencilerden oluşmaktadır. ABD’de
ise yabancı öğrencilerin yaklaşık % 60’ı Asya, % 15’i Avrupa ülkelerinden gelen
öğrencilerden oluşmaktadır. Ülkeleri dışında yükseköğrenim gören öğrencilerin %
43’ü Asya, % 35’i Avrupa, % 12’si Afrika, % 7’si Kuzey Amerika ve % 3’ü Güney
Amerika kökenli olduğu belirtilmiştir. Rapordaki değerlendirmede Çin’in,
yurtdışına en çok öğrenci gönderen ülke olduğu, bu ülkeyi Kore,Hindistan,
Yunanistan ve Japonya izlemektedir. </p>

<p>Ayrıca son yıllarda AB çerçevesinde
başlatılan Sokrates ve Erasmus programları çerçevesinde önemli derecede öğrenci
değişimi sağlanmaktadır. Bu değişimin çok fazla beyin göçüne etki etmediği,
asıl tehlikeli olanın ise Yüksel Lisans ve Doktorada yaşandığı bilinmektedir.</p>
<p><b>Türkiye'nin Sorunu Bilim politikasının
Olmamsı, Buna Bağlı Araştırma Alt Yapısı Gelişmiyor</b></p>

<p>Ülkemizde
bilim, teknoloji ve Ar-Ge’ye verilen önemin yetersizliği DİE verilerine göre
şöyledir. On bin kişiye düşen Ar-Ge personeli sayısı ülkemizde 1990 yılında
binde 6.7 iken 2000 yılında ancak binde 10.5’e çıkabilmiştir. Bu oran Rusya’da
binde 153, Japonya’da binde 136, Almanya’da binde 116 ve AB topluluğunda binde
95’dir. Ar-Ge harcamalarının GSYIH içindeki payı 1990 yılında binde 3.2 iken
2000 yılında ancak binde 6.3’e çıkabilmiştir. Bu oran Japonya’da yüzde 3.04,
ABD’de yüzde 2.64, Almanya’da yüzde 2.46 ve AB ülkelerinde yüzde 1.85’tir. 2006
yılı itibarı ile Türkiye kaynaklı yayın sayısı 18.406 milyon kişi başına düşen yayın sayısı ise 252. Türkiye Fen Bilimleri
atıf endeksinde taranan dergiler içinde yer alan Türkiye adresli&nbsp; bilimsel yayın ile 20. sırada yer
alabilmektedir. Ancak ülkemiz kaynaklı patent için başvuru sayısı ise 2007 yılı
rakamları ile 2903 patent başvurusu yapılmıştır (TÜBİTAK, 2007). Bu rakam
gelişmiş ülkelerdeki birkaç günlük başvurusuna bile denk düşmeyebiliyor.</p>

<p>TRT tarafından Internet üzerinden 1135 kişi (katılımcıların %75'inin
18-29 yaş grubunda)&nbsp; ile yapılan
araştırmada "Beyin Göçü" konulu anketin sonuçları; deneklerin
%72'sinin kariyer hayallerini gerçekleştirmek için şansını yurt dışında aramayı
düşündüğünü yansıtmıştır. Aynı kitle, %98 gibi yüksek bir oranla, siyaset ve iş
çevrelerinin beyin göçü konusuna yeterli duyarlılığı göstermediğini belirtmiş.
Beyin göçüne katılanların büyük çoğunluğunun genç ve kendilerine erken dönemde
daha kalıcı ve riski az olan bir ortam aradığı belirtiliyor.</p>
<p><b>Beyin Göçü En Risksiz Gelişme Kaynağıdır </b></p>

<p>Günümüzde
gelişmiş ülkeler için yetişmiş insan potansiyeli bulmak en risksiz yatırımlar
arasında sayılmaktadır. İyi yetişmiş doktoralı bir insanın 30 yaş civarında
olduğu düşünülürse, gelişmiş ülkeler hiçbir harcama yapmadan yalnızca dışarıdan
gelen araştırıcıya geldiği ortamdan biraz daha iyi maaş ve olanak sağlayarak,
veya burs imkanı sağlayarak çok sayıda kişiyi bilim ordularına katabilmektedir.
Bu bağlamda beyin göçü veren ülke &nbsp;kendisinden önemli bir kayıp yaşamaktadır.
Ülkemiz bilim yapma peşinde olmadığı için verdiği kayıpların acısını
yaşayamamaktadır.</p>

<p>Bu
bağlamda beyin göçü&nbsp; gelişmiş ülkelere
gelişmekte olan ülkelerden yapılan karşılıksız
bir bağış gibi düşünülebilir. Bazen giden beyin göçü peşi sıra yakın
çevresindeki arkadaşlarından iyi olanları yanına çekebilmektedir. Bu süreç
bilerek veya bilmeyerek beyin göçünü hızlandırmaktadır.</p>

<p>Bizim
gibi çok sayıda öğrenciyi yurtdışına gönderen ancak dönüş hazırlığı yapmayan
ülkeleri bekleyen bir tehlike ülkelerine dönen bilim insanlarının aradıkları
bilim ortamını bulamamasıdır. Bildiğimiz çok sayıda kişinin devlet olanakları
ile üniversitelere öğretim üyesi olarak gönderilen adaylar yurda dönüşte
genelde alt yapısı olmayan üniversitelere gönderilmesi ve ardından maddi
sorunlar kadar birimlerdeki sosyal baskı ve küçük sen ben kıskançlıkları bilim
adamlarının aradıklarını bulamadan yeniden geri gittikleri ve bir daha da
geriye gelmedikleri veya gelmeyi düşünmedikleri belirtilmektedir.</p>

<p>Son
yıllarda peş peşe açılan üniversitelerin gereksinim duyduğu bilim insanı için
Türkiye komşu Türk Cumhuriyetler ve İslam Ülkelerinden de beyin göçü
sağlayabilir. En azından bu konuda doğacak olanakları doğru kullanabilir.</p>

<p>Ülkemizin
sınırlı kaynakları ile yetiştirdiği ve büyük bedeller yurtdışında okuttuğu bu
değerleri ülkesine mutlak kazındırması gerekir.</p>
<p><b>Batı Değişik Teknikler İle
Beyin Göçünü Kendi Lehine Kanalize Ediyor</b></p>

<p>Son
günlerin en popüler haberleri Kanada’nın kapılarını belirli alanlarda bilgisi
ve becerisini ispatlamış, yabancı dil bilen kişilere açıyor olmasıdır. Bu
günlerde basının birinci konusu Almanya’nın bir göçmen ülkesi olduğu ve
gereksinim duyduğu kalifiye eleman için kapıları açıyor olmasıydı. Fakat haber
ülkemizde şok abartılı olarak nakledildi. Medyanın bazı kanalları haberi öyle
abartılı olarak verdi ki sanki yakın geçmişte herkesin umudu olan kapağın
yurtdışına atması şansının açıldığı şeklindeydi. Biraz derinden izlendiğinde
Almanya yakın gelecekte başta komşu ülkeler olmak üzere belirli konularda
eğitilmiş örneğin elektronik-elektrik, Internet ve bilgi teknolojileri ve
biyoteknoloji alanlarında 50,000 kadar yüksek eğitilmiş genci alabileceğini
belirtmektedir. Peki ne anlama gelmekte Almanya’nın isteği.? Nerden çıktı bu
talep? Hepimiz biliyoruz ki batı ülkelerinde bir işsizlik sorunu var ve sürekli
yabancı kaçak göçmenlerle ve ilticalarla sorunlu durumda bulunmaktadırlar.
Haber üzerinden biraz düşündüğümüzde olayın bir maddi temelinin olduğu ve uzun
sürede bilgi toplumunun gelecekte ne denli önemli olduğu il doğrudan
ilişkilidir. </p>
<p><b>Avrupa Beyin Göçünü Kendinde
Tutmak İçin Yeni Projeler Üretmektedir</b></p>

<p>Hepimizin
bildiği gibi bugün ABD’nin sahip olduğu yüksek enerjisi ve üretim dinamiğini
nerdeyse tamamı dünyadan sağladığı beyin göçüne bağlıdır. Bunun karşısında
geride kalmak istemeyen Avrupa Birliği içindeki etkili güç Almanya bu gerçeği
gördüğü için geleceğin teknoloji konularında eğitilmiş bir çok beyni dünyanın
neresinde olursa olsun bünyesine almak istemektedir. Kendim COST projeleri alt
guruplarında birinde Türkiye temsilcisi olarak katıldığım için zaman zaman söz
konusu edilen konuların başında taze kana gereksinim olduğu ve değişik
alanlarda başarılı kişilerin çalışma kolaylığı sağlanacağı konuşulmaktadır.
Hatta 2000 yılı Avrupa Topluluğu Bilim, Teknoloji ve Eğitim Bakanları
Brüksel’de yaptıkları bir toplantıda ABD benzeri bir yöntemle beyin gücü olan
insanlara kapıların aranmasını ve bu doğrultuda yeni ücret politikasından tutun
da yabancı düşmanlığına kadar bir dizi önlemin alınması için çalışmaların
başladığını yine Avrupalı bilim adamlarından duymuştum.&nbsp; ABD ve Kanada Avrupa’dan azalan genç nüfusa
bağlı olarak azalan beyin göçünü başta Türkiye olmak üzere diğer gelişmekte
olan ülkelerden sağlamaya çalışmaktadır. Bunun içindir ki her yıl büyük
şehirlerin lüks otellerinde Amerikan üniversiteleri genç öğrenci avlamak için
yoğun propaganda faaliyetleri yürütürler. Bu gerçeği gören başta Avrupa
Topluluğunun motoru olan Almanya’nın gelecekte ABD’nin gerisinde kalmamak için
şimdiden önlem almaktadır. Dünyanın bu denli küçüldüğü, ve ulaşım hızının en
üst düzeyde olduğu bir bilgi toplumunda gelecekten kopmak istemeyen batı
toplumları kıyasıya bir rekabetin içerisinde bulunuyorlar. Yakın gelecekte bu
konuda beyin gücü olan kişiler için pasaport sorununun olmayacağı ve yüksek
transferlerin yaşanacağı beklenilmektedir. Bu transferleri yüksek düzeyde
gerçekleştiren ülkeler veya topluluk ülkeleri geleceğin en büyük ekonomik gücü
olacaktır veya olacaklardır. Konu çok daha büyük boyuta çok boyutlu ve gelecek
bin yüzyılın izleri görülmektedir.&nbsp; </p>

<p>Peki
Almanya ve Kanada geleceğin teknoloji konularında eğitilmiş genç beyinleri
yüksek ücretlerle ülkesine cazbederken biz ne yapıyoruz? Oturup TV’de haydi
gençler Almanya ve Kanada kapıyı açıyor kaçın kurtuluyorsunuz demek mi? yoksa
konu üzerinde derinlemesine durup bizler bu gençlerden yararlanmamız gerekir mi
demeliyiz. Bu konuda en anlamlı çalışma TÜBA’dan geldi. Mesaj bence çok önemli;
her yıl başarılı 30-40 genç bilim adamına 10 milyar liralık burs vermektedir.
Amaç gençlerin yurtdışına ve özel sektöre geçmelerinin önü kesmek ve
bilimcilerin üniversitelerin geleceğinin şekillenmesinde rol almalarını teşvik
etmektir. Kanımca bu teşvik devlet katında yüksek düzeyde değer görmeli ve
bilimcilerin üniversitelerde isteklendirilmeleri sağlanmalıdır.&nbsp; </p>
<p><b>Türk Bilim Adamları Dışarıda
Başarılıdır</b></p>

<p>Bugün
hepimiz biliyoruz ki yurtdışındaki Türk bilim adamları son derece başarılı.
Çoğu bulunduğu ülkedeki bölüm başkanı kimi Dünya Bankası başkan yardımcısı,
UNDP başkanı, Bilgisayar devi Mikrosoftun ilk 20 kişiden birkaçı Türk. Coca
Cola'nın başında bir Türk girişimci bulunuyor. Kansere karşı ilaç geliştiren
Türk, ABD’nin en yüksek bilim teknoloji ödülüne ısı iletkenliği konusunda
çalışan bir Türk gösteriyor. </p>

<p>Yurt
dışında doktora yapan bizler birazcık başarılı olanlarımızdan hangimiz doktora
sonrası burs teklifleri almadık?. Peki ne oluyor da dışarıda insanımız başarılı,
yurda gelince hep birlikte bir tembellik çöküyor. ODTÜ öğretim üyeleri başarılı
öğrencilerinin hemen yurt dışında teklifler aldığını söylemektedirler. ODTÜ
eski rektörü Süha Sevük, bilgisayar bölümünde doktorasını tamamlamış
öğrencilerin büyük çoğunluğunun yurt dışına gittiğini söylemektedir. </p>

<p>Son
ekonomik krizler bu süreci hızlandırmıştır. Tabii bir de beyin göçüne tellallık
eden yerli bezirganlar sürekli dışarının ihtiyacı olan lider, yönetici ve
bilimci kişiliklere sahip genç beyinleri dışarıya yüksek ücretlerle pazarlamak
için sürekli ve resmi bürolar aracılığı ile sağlamaktadırlar.</p>

<p>Artık
dışarıya beyin göçü olmasın bu ülkenin sorunları bilim ile çözülür diyen bir
politik anlayış gerekir. Bunun sağlanması durumunda komşumuz bir çok ülkeden
bize beyin göçü olacaktır. Nihayet Sovyetler birliğinin yıkılması ile ülkemize
gelen bir çok Türk kökenli bilim adamı Türkiye’deki bilimsel yayınlara büyük
katkıda bulunmuştur. </p>

<p>Öneri,
1. Ülkenin Bilim politikası hızla benimsenmeli</p>

<p>2.
YÖK yasası yeniden düzenlenmeli, üniversiteler en azından idari ve mali yönden
istenilen çerçeveye oturtulmalı</p>

<p>3.
Öğretim üyelerinin özlük hakları yeniden gözden geçirilmeli ve öğretim
üyelerinin maaşları üretkenlikleri ölçüsünde yeniden değerlendirilmelidir. </p>

<p>4.
Üniversite öğretim üyelerinin saygınlığı yeniden sağlanmalı ve öğretim
üyeliğine geçiş ilkeleri yeniden belirlenmeli ve ciddiyet sağlanmalıdır.</p>
<p><b>İyi Öğrencimizi Beyin Göçüne
Kurban Ediyoruz</b></p>

<p>ÖSS
sınav sonuçları ile birlikte yurtdışına kaydırılacak öğrencilerin durumu da
yavaş yavaş netleşmeye başlıyor. 1 milyon 700 bin genç üniversite sınavına
başvuruyor. Alınacak öğrenci sayısı belli. Aileler haklı olarak çocuğunu
okutmak isteyecek ve bunun için elinden gelen bütün çabayı harcıyor. İlkokuldan
itibaren özel okullar, dersler ve diğer ek önlemler ile çocuğunun okuması için
varını yoğunu veriyor. Ancak plansız programsız eğitim işleyişimiz nedeniyle
bugün yüz binlerce çocuk geleceğini bir başka ülkeler arama zorunluluğuna
giriyor. Uzun zamandır bu ülkelerin en iyi öğrencilerinin beyin göçüne kurban
edildiğini söylüyoruz ancak sonuç her yıl aynı. Her yıl aynı muhabbet. Her şey
kontrol altında biz her şeyin en iyisini yaparız, merak etmeyin teranesi!</p>

<p>Necati
Doğru 27 Temmuz 2005 tarihli Vatan gazetesindeki köşesinde bu durumu şöyle
aktarıyor “Finansbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, yaptırdıkları
bir araştırmayı açıkladı. Geliri iyi ailelerden yurtdışında 86 bin öğrenci
okuyor. Ancak yüzde l'i en iyi 500'de okuyor. Kalanının gittiği üniversiteler
bizimkilerden de kötü... TÜYAP Başkanı Bülent Ünal'ın araştırmasına göre de
sadece ABD'de 40 bin Türk üniversiteye gidiyor. Okul parası, yeme-içme-yaşama
masrafı ve ebeveynin çocuklarını görmek için yılda iki kez ABD'ye gitme
masrafı, toplam 2 milyar dolar gibi büyük bir kaynak Türkiye'den ABD
ekonomisine akıyor. Böylece ABD'de okuyan her Türk, 3 ABD'li üniversiteliyi
okutmuş oluyor. İktidar bu acı tabloyu ülke lehine çevirecek "devrimci bir
değişimin" peşinde olacağına rektörlere kızıyor.” Maalesef ülkemiz eğitim
konusunda ciddi bir adım atamadı.</p>

<p>Yapılması
gereken eğitimin tekrar milli bir nitelik kazanmasıdır. Bundan başka da yol
şimdilik sağlıklı çözüm önerisi olarak görülmüyor.</p>
<p><b>Başarılı Öğrencilerimizin
Çoğunluğu Başka Bir Ülkede Geleceğini Aramak İstiyor </b></p>

<p>ODTÜ’de
okuyan bir yakınım olan gencin gelecek hakkındaki özlemini sordum, cevabı her
ODTÜ ve Boğaziçi üniversitesi öğrencisi gibi Amerika bir üniversitede burs
teklifi almak. Bildiğiniz gibi ülkemizde ÖSY sınavına giren % 10’u
üniversitelere alınır ve bunların da % 1 işe girebilecek nitelikte iş
alanlarında yani üniversiteye girebilen ilk % 1. dilime giren gençlerin
tamamına yakını girişimci yaratıcılığı yüksek ve kendi başına iş yapma cesareti
olan öğrencilerden oluşur. Bu gençlerin de büyük çoğunluğu ODTÜ, Boğaziçi ve
İTÜ ve Hacettepe üniversitelerinde ve okulların son sınıflarında Amerikan
Üniversiteleri sınıfların en iyilerine burs ve iş imkanları vadi ile her yıl
binlerce yaratıcı beyni kendi ülkelerine taşımaktadır. Tabiri caiz ise benim
üniversitelerime kimse kusura bakmasın elek altı kişileri kalmaktadır. Tabii
birde Araştırma Görevlisinin aldığı 300 Dolarlık maaş ile Amerika 3000 Dolar
ile Araştırma Bursu….&nbsp; </p>

<p>26
Temmuz 2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde CHP Yalova Milletvekili Muharrem
İnce ve 25 arkadaşı beyin göçü konusunda meclise araştırma komisyonun kurulması
için öneri vereceğini belirtmişlerdir. </p>
<p><b>Beyin Göçünü Değerlendiren
Kazanmıştır.</b></p>

<p>Bugün
Türkiye'nin yetiştirdiği ve 20’li yaşlarındaki en iyi gençlerini hesapsız
kitapsız batıya kaçırttırılmaktadır, bu da yine bizim kendi üniversitelerimiz
üzerinden yapılabilmektedir. Bir şekilde buna bir de nitelik kazandırmaktadır.
Eğer mezunlarınız Amerika’da burs bulabiliyorsa iyi üniversite sınıfına
giriyorsunuz demektir. Sizin birinci sınıfa insanınızı siz değerlendiremiyorsunuz,
başka ülkeler en ucuz şekilde birkaç bin dolar maaş alıp götürüyor. Sonra da
Türkiye yeni uçak alımı için 10 milyar dolar ödüyor, eski uçakların
modernizasyonu için İsrail 700 milyon dolar ödüyor. Neden? Çünkü ülkemizin en
iyi fizikçileri ABD’de iş bulabili, ayrıca bu konuda zamanında atılan adımları
yok sayıldı veya başkalarının istemlerini dikkate alarak uçak sanyimizi başaladığı
gibi bitirildi, ve sonrada dışarıya uçak almak için yalvarır durma geldik. </p>
<p><b>Yurtdışından Dönen Bilim
İnsanları Aradıklarını Bulamıyorlar</b></p>

<p>Yurtdışından
Dönen Bilim İnsanları Ne durumda adlı yazıma beklenilmedik bir ilgi gösterildi.
Beklediğimden fazla sayıda ülkemizde yurtdışı eğitmeli insanın işsiz olduğu,
kimisinin üniversitelerde inaktif durumda tutulduğu bilgisine sahip oldum. En
önemli sorun da yurtdışına amaca yönelik olmayan doktora konularının yarattığı
sorun. Biyoteknoloji, Moleküler biyoloji-elektrik elektronik alanında batıdaki
ileri teknoloji konuları, kalp pilleri, yüksek fizik, gibi yüksek teknoloji
alanında çalışan gençler ülkeye döndüklerinde aynı ortamı burada görememesi
sonucu bir anda ne yapacağını bilememe durumu ile karşı karşıya gelmesi. Tabii
yurtdışında doktora yapmanın gururu ile ülkesine dönen genç bilim adamı
adaylarının doğru yöneltilmemesi kişi psikolojisi üzerinde de olumsuz etki
yaratmış olması olasıdır. Aldığım e-postalarda bazı kişiler intihar etmeyi bile
düşündüklerini belirtiyorlar. </p>

<p>Bir
arkadaşım doktora yaptığı birimdeki bir hocanın bu kadar öğrencinin yurtdışına
gönderilmesi yerine neden ülkenizde bu para ile alt yapı sağlamıyorsunuz demiş.
Arkadaşım, &nbsp;Saddam Hüseyin zamanında
Irak’tan gelen öğrencilerin tamamının nükleer enerji ve teknoloji konularına
önceden belirlenmiş olarak geldiklerini belirtiyor.</p>

<p>Ülkemizde
ÖSS sınav sonucuna göre en başarılı öğrenciler halen mühendislik fakültelerini
tercih etmektedirler. Ancak iyi mühendisleri ülkede tutmak mümkün olmamaktadır.
Sık sık paralı eğitimden bahsedilmektedir. Belki yurtdışına gidenlerden bunun
hesabı sorulmalıdır. Çoğunluğu beyin göçüne uğrayarak ülkeden ayrılmaktadır.
ÖSS sınav sonuçlarına göre&nbsp; 40 soru
üzerinden fen sorularından çözülen soru sayısı 4. Dershane sektörüne yapılan
yatırım ile bu ülkede bütün üniversiteler geliştirilir.</p>
<p><b>Türkiye Beyin Göçü Yönünde Ne
Durumdadır </b></p>
<p>Ülkemiz genelde dışarıya göç veren bir ülke konumunda bulunmaktadır.
Kendi içinde son yıllarda devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine
önemli bir beyin göçü yaşanmıştır. Ayrıca&nbsp;
başta maaşların ve çalışma koşullarının yetersizliği ve yöneticilerin
tekçi tutumu nedeniyle devlet kurumlarından çok sayıda kişinin özel sektöre
geçtiği bilinir, ancak buralardan da yurt dışına kaçışların yaşandığı
bilinmektedir.</p>

<p>Özellikle yabancı dil sorunu olmayan, ülkemizin prestijli
üniversitelerinde mezun olmuşlar arasında iyi yetişmiş yetenekli gençlerin
işgücü gelişmiş ülkelere geçiş sağlanmaktadır. Özellikle ülkemizin ekonomik
olarak zorluk yaşandığı dönemlerde bu durumun geliştiği söylenmektedir. Ancak
bu konuda yeterli verinin olmadığı da bilinmektedir.</p>

<p>Bir
zamanlar yurt dışında ekonomimizi düzeltsin diye çağırdığımız şimdiki UNDP
başkanı Devlet Bakanımız Kemal Derviş bir beyin göçü kurbanı. Neyse ki zorda
kaldık çağırdık geldi, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu geldi, ve daha nice bu ülkede
koşullar düzelirse gelebileceğini söyleyen bilim adamlarımız var. </p>

<p>Prof.
Kaya’ya göre “Türkiye beyin göçü en fazla&nbsp;
olan 34 ülke içinde 24. sırada yer almakta olup, maalesef iyi eğitim
gören yüz kişiden 59’unu elinden kaybetmektedir”. Açıkçası bu durum bile ülkemizin
önemli nitelikteki yaratıcı insanının ne denli kolayca dışarıya gönderdiğinin
bir ölçüsüdür. </p>

<p>Aslında gelişmiş ülkeler arasında önemli ölçüde beyin göçü
yaşanmaktadır. Avrupa ve diğer göç alan ülkelerden ABD’ye önemli bir beyin
göçünün olduğu bilinmektedir.&nbsp; Daha iyi
ücret, daha iyi iş olanakları ve daha düşük vergi nedeniyle Kanada, İngiltere
ve Almanya’dan ABD’de geçişi tercih eden çok sayıda bilim adamının olduğu
bilinmektedir.</p>

<p>Türkiye tarihinde beyin göçü almış ve vermiş ülkelere arasında önemli
bir kavşakta bulunmuştur. 1930’lu yıllarda Hitler Almanya’sında Yahudi bilim
adamlarının yurtdışına çıkmak zorunda kaldığı dönemde ülkemize gelen bilim
insanları ki çoğu bugünkü köklü fakültelerimizin kuruluşlarında öncü rol
almışlardır, büyük emeği olan bu bilim insanlarının değeri ve sürekliliği iyi
değerlendirilememiş. Ayrıca Sovyetler Birliğinin dağılması ile birlikte Türk
Cumhuriyetlerden gelen Türkçe bilen bilim insanları da başta maddi destek
olarak yeterli ilgi gösterilemediği için kısa sürede çoğu Türkiye üzerinden
batıya geçmişlerdir.</p>

<p><a href="http://%20human%20development%20report%202001,%2010%20july%202001,%20www.undp.org/hdr2001">Human Development Report 2001,
10 July 2001, www.undp.org/hdr2001 </a>kaynakları Hindistan’ın beyin göçü yüzünden
yıllık kaybı yaklaşık 2 milyar doları düzeyinde olduğunu belirtiyorlar. Beyin
göçü genelde beyin göçü veren ülkelerin önemli kaybını, bu ülkelere göndermiş
olduğu öğrenciler üzerinde gerçekleşmektedir. Öğrenim amacı ile giden
öğrencilerin neredeyse tamamına yakını, OECD ülkelerine gitmektedir. ABD’ne
giden her yüksek öğrenim öğrenci ortalama barınma gideri olarak 19.077 dolar,
okul ücreti olarak ortalama 11.669 dolar olmak üzere bir öğrencinin yıllık
masrafı 30.746 dolar olarak hesaplanmaktadır. 1999-00 akademik yılında ABD’nin
yabancı öğrencilerden konaklama, barınma ve boş vakitlerinde yaptıkları
harcamalar karşılığında sağladığı gelir 12.3 milyar dolardır<a href="http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=179#_ftn23#_ftn23"></a>.
</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı Sayısal Veriler 2001 kaynağından edinilen
bilgilere göre, ‘Yurtdışında okuyan burslu bir öğrencinin burs ve okul parası
dahil yıllık 40-50 bin dolar arasında bir masraf yaptığı hesaplanırsa bir
öğrencinin yurtdışında doktora yapması ülkemize en az 150-200 bin dolara mal
olmaktadır”.&nbsp; </p>

<p>Türkiye 1930’lı yıllardan itibaren 1416 sayılı yasa ile yurtdışına
ülkenin ihtiyacı olan nitelikli insan yetiştirmek üzere gönderilen öğrencilerin
bir kısmının dönmediği, dönemlerin içinde ülkemizde uygun koşulları bulmadığını
belirterek geri gidenlerin olduğu bilinmektedir. Daha sonraları 1987 yılında
2547 sayılı yasanın 33. maddesine göre yurtdışına gönderilen öğrencilerin
önemli bir kasımının dönmediği ve halen değişik burs programları altında
yurtdışına giden öğrencilerin bir kısmının gelmediği, gelenlerinde ya taşraya
alt yapısı olmayan ortamlara gönderilmekte yada bulunduğu ortamda kendini
gerçekleştirme ortamı bulamamaktadır.</p>
<p><b>Türkiye'nin
Yurtdışına Gönderdiği Öğrencilerin Çoğunluğu Geri Dönmedi</b></p>

<p>Cumhuriyetin kuruluşu ile başta Atatürk'ün
istemi ile ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman yetiştirmek için &nbsp;1929 yılında, 1416 sayılı
“Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebeler Hakkında Kanun” çıkarılmıştır. Cumhuriyetin
ilk yıllarındaki zorlu dönemde başarılı sonuçlar elde edilmiş. 1416 sayılı
kanun çerçevesinde yurtdışına MEB tarafından gönderilen öğrencilerden
1.472’sinin döndüğü, %8.22’sinin (155 kişi) dönmedikleri, belirtilmektedir<a href="http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=179#_ftn14#_ftn14"><span>(Kuşçu, 1979).</span></a></p>

<p>Yurtdışına gönderme süreci
hale devam etmektedir. 1987 yılına kadar da yurtdışına öğrenci gönderme
işlemleri, sadece Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kanalıyla gerçekleştiriliyordu,
sonraları 2547 sayılı kanunun 33.md si’nde 1987 yılında değişiklik yapılarak,
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) kanalı ile de üniversitelere yurtdışına öğrenci
göndermesi gerçekleşmiştir. 1978 sonrası YÖK kanılı ile dil ve yüksek öğrenim
için gönderilen öğrencilerin genel durumu tabloda gösterilmiştir. </p>

<p>Aşağıdaki
tabloda ise YÖK tarafından gönderilen öğrencilerin yıllara ve gittikleri
ülkelere göre dağılımı verilmektedir. </p>
<p>Tablo
1. Eğitim Amacıyla Yurtdışına Gönderilen Araştırma Görevlilerinin Sayıları ve
Seçili Ülkelere Göre Dağılımı (Şubat 2002)</p>

<table>
 <tbody><tr>
  <td>
  <p>Ülkeler</p>
  </td>
  <td>
  <p>1987</p>
  </td>
  <td>
  <p>1988</p>
  </td>
  <td>
  <p>1989</p>
  </td>
  <td>
  <p>1990</p>
  </td>
  <td>
  <p>1991</p>
  </td>
  <td>
  <p>1992</p>
  </td>
  <td>
  <p>1993</p>
  </td>
  <td>
  <p>1994</p>
  </td>
  <td>
  <p>1995</p>
  </td>
  <td>
  <p>1996</p>
  </td>
  <td>
  <p>1997</p>
  </td>
  <td>
  <p>1998</p>
  </td>
  <td>
  <p>1999</p>
  </td>
  <td>
  <p>2000</p>
  </td>
  <td>
  <p>2001</p>
  </td>
  <td>
  <p>2002</p>
  </td>
  <td>
  <p>Toplam</p>
  </td>
  <td>
  <p>%</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>ABD</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>67</p>
  </td>
  <td>
  <p>138</p>
  </td>
  <td>
  <p>55</p>
  </td>
  <td>
  <p>66</p>
  </td>
  <td>
  <p>67</p>
  </td>
  <td>
  <p>60</p>
  </td>
  <td>
  <p>745</p>
  </td>
  <td>
  <p>64</p>
  </td>
  <td>
  <p>169</p>
  </td>
  <td>
  <p>85</p>
  </td>
  <td>
  <p>40</p>
  </td>
  <td>
  <p>56</p>
  </td>
  <td>
  <p>50</p>
  </td>
  <td>
  <p>47</p>
  </td>
  <td>
  <p>32</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>1742</p>
  </td>
  <td>
  <p>48.9</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>Almanya</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>7</p>
  </td>
  <td>
  <p>17</p>
  </td>
  <td>
  <p>4</p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>44</p>
  </td>
  <td>
  <p>2</p>
  </td>
  <td>
  <p>11</p>
  </td>
  <td>
  <p>5</p>
  </td>
  <td>
  <p>5</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>7</p>
  </td>
  <td>
  <p>2</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>144</p>
  </td>
  <td>
  <p>4.0</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>İngiltere</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>38</p>
  </td>
  <td>
  <p>208</p>
  </td>
  <td>
  <p>112</p>
  </td>
  <td>
  <p>127</p>
  </td>
  <td>
  <p>110</p>
  </td>
  <td>
  <p>74</p>
  </td>
  <td>
  <p>446</p>
  </td>
  <td>
  <p>52</p>
  </td>
  <td>
  <p>93</p>
  </td>
  <td>
  <p>57</p>
  </td>
  <td>
  <p>17</p>
  </td>
  <td>
  <p>21</p>
  </td>
  <td>
  <p>8</p>
  </td>
  <td>
  <p>9</p>
  </td>
  <td>
  <p>10</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>1383</p>
  </td>
  <td>
  <p>38.9</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>Kanada</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>24</p>
  </td>
  <td>
  <p>17</p>
  </td>
  <td>
  <p>3</p>
  </td>
  <td>
  <p>3</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>2</p>
  </td>
  <td>
  <p>6</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>4</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>3</p>
  </td>
  <td>
  <p>3</p>
  </td>
  <td>
  <p>1</p>
  </td>
  <td>
  <p>3</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>71</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.0</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>Diğerleri</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>19</p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>17</p>
  </td>
  <td>
  <p>18</p>
  </td>
  <td>
  <p>10</p>
  </td>
  <td>
  <p>41</p>
  </td>
  <td>
  <p>12</p>
  </td>
  <td>
  <p>12</p>
  </td>
  <td>
  <p>11</p>
  </td>
  <td>
  <p>13</p>
  </td>
  <td>
  <p>16</p>
  </td>
  <td>
  <p>12</p>
  </td>
  <td>
  <p>4</p>
  </td>
  <td>
  <p>8</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
  <td>
  <p>219</p>
  </td>
  <td>
  <p>6.2</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>Toplam</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>149</p>
  </td>
  <td>
  <p>399</p>
  </td>
  <td>
  <p>187</p>
  </td>
  <td>
  <p>226</p>
  </td>
  <td>
  <p>208</p>
  </td>
  <td>
  <p>159</p>
  </td>
  <td>
  <p>1282</p>
  </td>
  <td>
  <p>131</p>
  </td>
  <td>
  <p>285</p>
  </td>
  <td>
  <p>162</p>
  </td>
  <td>
  <p>76</p>
  </td>
  <td>
  <p>97</p>
  </td>
  <td>
  <p>80</p>
  </td>
  <td>
  <p>63</p>
  </td>
  <td>
  <p>53</p>
  </td>
  <td>
  <p>2</p>
  </td>
  <td>
  <p>3.559</p>
  </td>
  <td>
  <p>100.0</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p><b>%</b></p>
  </td>
  <td>
  <p>4.2</p>
  </td>
  <td>
  <p>11.2</p>
  </td>
  <td>
  <p>5.3</p>
  </td>
  <td>
  <p>6.4</p>
  </td>
  <td>
  <p>5.9</p>
  </td>
  <td>
  <p>4.5</p>
  </td>
  <td>
  <p>36.0</p>
  </td>
  <td>
  <p>3.7</p>
  </td>
  <td>
  <p>8.0</p>
  </td>
  <td>
  <p>4.5</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.1</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.7</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.2</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.8</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.5</p>
  </td>
  <td>
  <p>*</p>
  </td>
  <td>
  <p>100.0</p>
  </td>
  <td>
  <p>-</p>
  </td>
 </tr>
</tbody></table>

<p>*
Toplam rakam çok küçük olduğu ve diğer alınan yüzdelerin küsuratları
tamamlandığı için bu sütunun yüzdesi hesaplanmamıştır.</p>

<p>Kaynak:
YÖK, APK Daire Başkanlığından sağlanan veriler ile düzenlenmiştir.</p>
<p>1987-02
yılları arasında 2547 sayılı kanunun 33.md’si uyarınca yurtdışına gönderilen
burslu eleman sayısının toplamı ise 3.559’dur. Yirmi dört değişik ülkeye
gönderilen öğrencilerin en yoğun gönderildikleri yıl 1.282 kişi (%36.2) ile
1993 dedir. Öğrencilerin %48.9’unun ABD’ne, %38.9’nun İngiltere’ye, %4’ünün
Almanya’ya, %2’sinin Kanada’ya ve diğerlerinin (%6.2) ise çeşitli ülkelere
gönderilmişlerdir. Yüksek Öğretim
Kurulu (YÖK), APK daire Başkanlığı verileri YÖK tarafından
yurtdışına gönderilmiş olan öğrencilerden 276’sı (%7.8) müstafi sayılmış,
150’si (%4.2) istifa etmiş olup toplam 426 kişigeri
gelmemiştir ki bunları yurda döndükten sonra yeniden ayrılanlar dahil
edilmemişlerdir. Çünkü çok sayıda kişinin Türkiye'de yeterli çalışma ortamı
bulmadığını belirterek geri eğitim gördükleri ortama döndükleri bilinmektedir.&nbsp; </p>

<p></p>

<p><b>Tablo 2. Yurtdışında Öğrenim Gören Öğrencilerin Öğrenim Seviyeleri,
Öğrenim Dalları ve Bazı Ülkelere Göre Dağılımı (01 Ekim 2000)</b>&nbsp;
</p>

<table>
 <tbody><tr>
  <td>
  <p>Ülkeler</p>
  </td>
  <td>
  <p>Lisans</p>
  </td>
  <td>
  <p>Yüksek
  Lisans</p>
  </td>
  <td>
  <p>Doktora</p>
  </td>
  <td>
  <p>Toplam</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  
  </td>
  <td>
  <p>Fen</p>
  </td>
  <td>
  <p>Sosyal</p>
  </td>
  <td>
  <p>Fen</p>
  </td>
  <td>
  <p>Sosyal</p>
  </td>
  <td>
  <p>Fen</p>
  </td>
  <td>
  <p>Sosyal</p>
  </td>
  <td>
  <p>Fen</p>
  </td>
  <td>
  <p>Sosyal</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>ABD</p>
  </td>
  <td>
  <p>847</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.629</p>
  </td>
  <td>
  <p>543</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.016</p>
  </td>
  <td>
  <p>682</p>
  </td>
  <td>
  <p>319</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.072</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.964</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>Almanya</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.849</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.520</p>
  </td>
  <td>
  <p>308</p>
  </td>
  <td>
  <p>295</p>
  </td>
  <td>
  <p>31</p>
  </td>
  <td>
  <p>32</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.188</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.847</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>Diğer
  OECD Ülkeleri</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.548</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.762</p>
  </td>
  <td>
  <p>291</p>
  </td>
  <td>
  <p>422</p>
  </td>
  <td>
  <p>97</p>
  </td>
  <td>
  <p>103</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.936</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.287</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>Türk
  Cumhuriyetleri</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.166</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.555</p>
  </td>
  <td>
  <p>5</p>
  </td>
  <td>
  <p>20</p>
  </td>
  <td>
  <p>72</p>
  </td>
  <td>
  <p>28</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.243</p>
  </td>
  <td>
  <p>2.603</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>Diğer
  Ülkeler</p>
  </td>
  <td>
  <p>877</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.331</p>
  </td>
  <td>
  <p>26</p>
  </td>
  <td>
  <p>16</p>
  </td>
  <td>
  <p>40</p>
  </td>
  <td>
  <p>20</p>
  </td>
  <td>
  <p>943</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.367</p>
  </td>
 </tr>
 <tr>
  <td>
  <p>Toplam</p>
  </td>
  <td>
  <p>6.287</p>
  </td>
  <td>
  <p>8.797</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.173</p>
  </td>
  <td>
  <p>1.769</p>
  </td>
  <td>
  <p>922</p>
  </td>
  <td>
  <p>502</p>
  </td>
  <td>
  <p>8.382</p>
  </td>
  <td>
  <p>11.068</p>
  </td>
 </tr>
</tbody></table>

<p>Kaynak:
MEB, Milli Eğitim Sayısal Veriler 2001, Ankara 2001, s. 266-274’deki verilerden
düzenlenmiştir.</p>
<p><b>Beyin Göçünü Engellemek Mümkün mü?</b></p>

<p>Beyin
göçünün nedenleri var olduğu sürece göçün var olması kaçınılmazdır. Sorun
günülülük eksenine göre geliştiği için isteyen ve olanağı bulan ve bu konuda
olanak bulan da rahatlıkla daha iyi yaşam koşullarına kayabilmektedir. Ancak
alınacak bazı önemler ile minize edilebilir. Atatürk Üniversitesinden Ahmet
Cansız (Son Yıllarda Beyin Göçünün Türk Yüksek Öğretimi Üzerindeki Etkileri)
konulu çalışmasında beyin göçünü engellemenin en etkili yolunun ikna etmek ve
itici-çekici faktörlerin etkisini azaltmakla sağlanabileceğini belirtiyor.&nbsp; Veya Hintlilerin, Çinlilerin yaptığı gibi
beyin göçü beyin gücüne çevirebilir. ABD’nin Silikon Vadisi olarak bilinen
teknoloji merkezindeki Hintli profesyoneller tarafından 1987 yılında, ABD’den
Hindistan’a yüksek teknoloji transferi amacıyla internet üzerinde kurulan SIPA
(Silikon Valley Indian Professionals Association) adlı organizasyon ile kendi
ülkelerinin beyin gücü olduğunu göstererek yeni bir süreci başlatmışlardır. Bu
tür girişimler beyin göçünden beyin gücüne in en iyi örneklerinden biridir. Beyin
göçünün önlemenin yolu temelde ülkenin uzun süreli belim politikası ve
ülkelerin geleceğe yönelik vizyon ve misyonunu çizerek ona uygun çabası ile
engellenebilir.</p>

<p>Ersin TULUNAY ise 1970 yılları koşullarını
dikkate alarak yurtdışına öğrenci gönderilmesinin teşvik edilmemesi gerektiğini
belirtiyor. Günümüzde iletişim açık işlediği ortamda bunu engellemenin çok da mümkün
olmadığı gerçeği ile yeni önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum.
Zorlayıcı değil, Türkiye'nin Cazibe merkezi olması ile göçün engelleneceğini
düşünüyorum. </p>

<p>Türkiye’nin her
alanda eğitim ve bilime dayalı gelişmesi ve muasır medeniyetler seviyesine
çıkması için bilim, teknoloji ve bu bağlamda gelişme konusundaki çabası ile
beyin göçü sınırlandırılabilir. Klasik bir ifade ile “en önemli yatırım
eğitilmiş insana yapılan yatırımdır” ifadesi ile eğitime yatırım yapıp,
yetiştirdiği insanlarına sahip çıkıp elindeki iyi insan potansiyelini daha
nitel ve teknolojiye dayalı üretime dönüştürmesi hedefine kilitlenmesi önemli
olacaktır. </p>

<p>Türkiye'nin&nbsp; bu çerçevede teknoloji kullanarak üretimi
artırmak, bundan toplumun bilimden teknolojiden yaralanmasının pratik öneminin
gösterilmesi toplumun siyaset ve yönetimleri üzerinde etkili olacaktır.</p>

<p>Türkiye'nin beyin
göçünü tersine çevirecek argümanları güçlendirerek daha çok Ar-Ge temelli
Araştırma Merkezleri'nin güçlendirilmesi mutlaka sağlanmalıdır.</p>
<p><b>Beyin Göçü Geriye mi Gidiyor?</b></p>

<p>Son
yıllarda yapılan açıklamalarda ABD’nin bilimde egemenliğini kaybettiği, bunun
yerine Asya ülkelerinin öne geçtiği belirtilmektedir. CBT dergisinin 909.
sayısında New Yok Times 3-5-2005 tarihli yazıya atfen yapılan açıklamada ABD’yi
yükselten parlak yabancı bilimcilerin önemli bir kısmı ülkelerine geri dönüyor.
Yabancı öğrencilerin araştırma üniversitelerine başvurularında dörtte bir
azalma oldu, patent sayısında azalma oldu gibi açıklamalar yer almaktadır. </p>

<p>Amerika’daki
endüstriyel canlılığı geliştirecek politikaları üreten “Council on
Competitiveness” başkanı Jennifer Bond “ bir çok ülke bilim ve teknolojinin
ekonomik büyüme ve refahın anahtarı olduğunu anladım” diyor. Aslında belki de
ülkelerin beyin göçüne izin vermemeleri bunun bir sonucu olsa gerek.</p>

<p>CNN
Türk 11 Ocak 2007 tarihli haber bültenlerinde Hindistan’da beyin göçünün geriye
gittiğini belirtmiştir. Sanırım bir çok ülkede özelliklede Asya ülkelerinde bu
yönde bir eğilim gözleniyor. Çin, Güney Kore, Singapur, bu konuda ciddi adımlar
atarak kendi yurttaşlarını evinde değerlendirerek ülkelerini bilim ve
teknolojide öne çıkarmaya çalışıyorlar.</p>

<p>Washington Ekonomik Strateji Enstitüsü başkanı Clyde Presowitz “
Küreselleşme çerçevesi içinde sermaye, Batıdan el emeğinin ucuz olduğu ülkelere
kayarken, onunla beraber teknoloji, araştırmalar, araştırıcılar, teknisyenler,
ve bilim adamları da oraya göçüyor. Batı geriliyor. Doğu hızla güçleniyor”
diyor. Anlaşıldığı gibi bilimin eksenin doğuya kayması batının en büyük
kaygısıdır.</p>

<p>Yapılması gereken, yurtdışındaki yetişmiş insanlar ile iletişim halinde
olmak, onların birikimden yaralanma yoları aranmalı. Ülkemizin kendi içinde
post-dok programları ile doktoralı elemanları doğru yerde değerlendirecek
merkezler kurabilmeli. Sık sık yurtdışındaki elemanları ülkemize davet edip onların
yol göstericiliği pozitife dönüştürülebilir. Birleşmiş Milletler Kalkınma
Teşkilatı (UNDP) arasında ortaklaşa “Teknolojinin Türkiye’ye Yeniden Transferi”
adı altında bir uygulama olan TOKTEN (Transfer of Knowledge Through Expatriate
National-Yurtdışındaki Elemanlar Yolu ile Bilgi Transferi) olarak bilinen
program aracılığı ile, beyin göçüyle kaybedilen elemanlardan değişik düzeylerde
yararlanılabilir.</p>

<p>Yurtdışına
gönderilen öğrencilerin dönüşü teşvik edilebilir ve ülkede uygun koşullarda
tutulursa çok daha yaralı olabilir.</p>

<p>Eğer
yurtdışına eğitim için öğrenci gönderme geçici bir süre için eğitim almak ve
deneyim kazanmak amaçlı olduğu zaman ve belli bir süre sonra daha deneyimli ve
bilgi-beceri açısından daha donanımlı olarak geri geleceklerin iyi değerlendirmesi
ve belirli bir bilgi havuzunda toplanarak nitelikli işe dönüşmesi durumunda
yaralı olabilir.</p>

<p>Bilgi, paylaştıkça artar sözünün bilgi çağına uygun ifadesi ile ülkenin
belirli mükemmeliyet merkezlerinde toplanması ile bilgiden yararlanma
potansiyeli çok daha yaralı olabilir.</p>
<h4>SONUÇ</h4>
<p>Bilgi çağında ülkelerin en büyük sermayesi
yetişmiş insan gücü potansiyeldir. Eğitilmiş insan gücünü elinden kaçıran
ülkelerin gelişmesi ve çağına ayak uydurması beklenilmemektedir. </p>

<p>Günümüzdeki küresel düzeyde meydana gelen birim
zamanda daha çok dolaşım ve iletişim çağının imkanları beyin göçünü
hızlandırdığı gibi, beyin göçünü beyin gücüne de dönüştürebilmektedir. Bugünkü
nesillerin de daha fazla yabancı dil bilmesi, kolay iletişim kurabilmesi de
beyin göçünü hızlandırabilmektedir. Türkiye gibi genç nüfusu fazla olan ancak
çok sınırlı miktarda yetiştirdiği nitelikli insanı da koruyacak önlemlerin
almasını da beklemek gerekir. Maalesef günümüzde “Sermayenin ve beynin vatanı
yoktur, dikkat etmezsek kaçırırız” öz deyişi çok daha anlamlı olmaktadır.
Ülkemiz için değer yaratacak kişileri koruyamasak bu kişilerin ülkemize
faydasının olmayacağı açıktır.</p>
<p>Kaynakça:</p>

<p>Stalker,
P. (1994), The Work Of Strangers: A survey of International Migration, ILO.</p>

<p>Mahroum,
S. (1999)., “Highly Skilled Globetrotters:The International Migration of Human
Capital”, DSTI/STP/TIP(99).</p>

<p><a href="http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=179#_ftn14#_ftn14"><span>Zeki Kuşçu,
Yurt Dışına Beyin Göçü, Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Planlama Dairesi,
Ankara: 1979, s.74</span></a></p>

<br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=456"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=456"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>