

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="de" xml:lang="de">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Bilgi Çağında Yeni Bir Üniversite Yasasına Neden Gereksinin Duyulmaktadır?</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=462"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=462"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=462"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Bilgi Çağında Yeni Bir Üniversite Yasasına Neden Gereksinin Duyulmaktadır?</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><b>Bilgi Çağında Yeni Bir
Üniversite Yasasına Neden Gereksinin Duyulmaktadır?</b></p>

<p><b>Prof. Dr.
İbrahim ORTAŞ,</b></p>

<p><b>Çukurova
Üniversitesi, <a href="mailto:iortas@cu.edu.tr">iortas@cu.edu.tr</a></b></p>
<p>Bilgi
çağının en büyük sermayesi, yeraltı kaynakları ve makineler değil yetişmiş
insan gücüdür. Ülkemizin genç nüfusu da birçok Avrupa ülkesinden daha fazladır.
24 milyon öğrencinin 7,5 milyonu
yükseköğretim aşamasında bulunuyor. Genç insan potansiyeli yüksek olan
bu ülkenin, bu potansiyeli iyi değerlendirerek atılıma geçmesi durumunda
geleceği yakalamada önemli bir fırsatı olabilir. Ancak hiçbir toplumun genç nüfusu kendiliğinden bir güç oluşturamazlar. Olsaydı
dünyanın gelişmiş merkezleri, eğitim kalitesi yüksek, düşük nüfuslu toplumları
değil kalabalık nüfuslu Afrika ve Asya ülkeleri olurdu. Ne zaman ki genç nüfus
niteliği yüksek bir eğitim alır, analitik düşünce becerisi kazanır, 21 yy.
yetkinliklerini kazanır ve her yönü ile donanımlı yetiştirilirse o zaman yaşadıkları
çağ için potansiyel bir güç oluşturabilirler. Aksi takdirde büyük bir sorun
yumağına da dönüşme riski de bulunmaktadır.</p>

<p>Her
ülkede olduğu gibi ülkemizin çağdaşlaşmasında çok önemli yeri olan kurumlardan
biri de üniversitelerdir. Bir ülkenin bekli de ilk övünecekleri kurumalarının
başında bilim yuvaları olan üniversiteler gelmektedir. Bilimsel araştırmaları
ve nitelikli eğitimi ile toplumun gereksinim duyduğu nitelikli insan
yetiştiren, toplumun önünü açması konusunda sorun çözen üniversiteler,
ülkemizde her nedense bir türlü gelişmedi ve nitelikli konuma getirilemedi. </p>

<p>Bunun
için üniversiteler toplumun kalkınma motorları olarak merkezi öneme
sahiptirler. Bir ülkenin kalkınmasını sağlayacak yetişmiş insan gücünün tek kaynağı
ve yolu, bilim ve dolayısıyla üniversitelerdir. Üniversiteler bu anlamda bir
toplumun aslında her şeyi sayılır. Sosyal yaşantıyı iyileştirmek için bilim,
sanat, kültür alanlarında araştırmalar yapar ve bulgularını toplumun refahı
için kullanır. Üniversiteleri güçlü olan ülkeler bilimin yarattığı etki ile
toplumun refah düzeyini artırdığını topluma gösterebildikleri için toplum
tarafından da kabullenilmiş ve de benimsenmişlerdir. Bu ülkelerde bilim ve
toplum birlikte sinerji &nbsp;yaratarak sanat
ve sosyal alanda da güncel gelişilmelere katkıda bulunurlar.</p>

<p>Bugün
ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile bilim yapma kapasiteleri arasında bire bir
ilişki bulunmaktadır. Bilim yapmayan veya bu konuda çaba sarf etmeyen ülkelerin
durumu ortada. Ülkemiz de maalesef potansiyeli olup da bilimden yaralanamayan
ülkelerin başında gelmektedir. Cumhuriyeti kuran kadroların eğitim ve bilimin
önemini fark etmesi ile başlayan çağdaş, medeni bir ülke olma yolunda ilk
önceliği eğitim ve bilime vermiş olmalarına rağmen maalesef henüz amaçlandığı hedefe
ulaşılamamıştır. </p>
<p><b>YÖK ile birlikte Özerklik
Rafa Kaldırıldı</b></p>

<p>Cumhuriyet
yönetiminin 1 Nisan 1924 tarihi ve 493 sayılı yasasıyla yeniden kurulan
İstanbul Darülfünunu’nu beklenen gelişmeyi ve ilerlemeyi sağlamaması üzerine
bizzat Mustafa Kemal’in girişimi ile üniversite eğitimi alanında köklü
değişiklikler yapmak için 1 Ağustos 1933 tarihinde kurumsal üniversite
özerkliği olan İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Zamanla Yüksek Ziraat Enstitüsü
ve Ankara Üniversitesinin kuruluşunda yer alan Alman hocalarında etkisi ile
üniversitelerin niteliğinin evrensel ölçeğe taşınması sağlanmaya çalışılmıştır.
18 Haziran 1946 tarihi ve 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu ile ilk defa Türkiye’de
üniversiteler bilimsel ve yönetsel özerkliğe kavuşmuştur. İlk defa üniversitelerde
yönetimlere katılımcılık kazandırılmıştır. Dönemin iktidarı tarafından çok
benimsenmeyen kanun, 28 Ekim 1960 tarihinde çıkarılan 115 sayılı yasa ile
Üniversiteler Kanununun özerklik sınırlarını genişleterek katılımcı yönetimi
anlayışı ile üniversitelerde demokratikleşme ortamının oluşmasını sağlamıştır.
Türkiye yükseköğretiminde, ilk defa 1961 Anayasası’nın 120. maddesinde açık ve
net biçimde “özerk” ifadesi yazılarak özerklik güvence altına alınmıştır. Türkiye
Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile hedeflediği aydınlanma süreci maalesef 1940’lı yıllardan
sonra sürdürülememiş ve 1950’li yıllardan sonra soğuk savaşın etkisi ile bu
süreç daha da geriye gidilmiştir. Özellikle 1970 yılında 1750 sayılı üniversite
yasası ile özerklik sınırları yeniden daraltılmıştır. Ülkemizde 1970 yılından
bu yana yaşanan son üç olağan üstü dönemde hedef olarak üniversitelerin
özerklik konumlarının belirlendiği görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu
tarihten bu yana 493, 2252, 2476, 2291, 4936, 115, 1750 ve nihayet 2547 sayılı
Yükseköğretim ile ilgili yasaları hazırlamış, ancak bu yasalar bilim arayışı
yerine daha çok “olağanüstü” bir yön verme arayışı ile şekillendirilmiştir. 1933,
1946, 1960 ve 1973 yıllarında çıkarılan üniversite yasaları “Üniversiteler
Kanunu” olarak tanımlanırken, 6 Kasım 1981 tarihi, 2547 sayılı yasa ile ilk
defa Yüksek Öğretim Kanunu (YÖK) olarak tanımlanmıştır. YÖK yasası ile
üniversitelerde özerk işleyiş askıya alınarak bir devlet dairesi durumuna
dönüştürülmüştür. </p>

<p>12
Eylül sonrası dönemin paşası Sayın Kenan Evren, yine o dönemin üniversite
rektörlerini toplamış, ayakta bekleyen rektörlere “herkes özerklik isterse bu
iş olmaz der. Devlet ne kadar mühendise ne kadar doktora ihtiyaç var, onu
hesaplar” diyor. Dönemin YÖK başkanı Sayın Prof. Dr. İhsan Doğramacı beyefendi
de aynen diyor ki “Paşam ben ve arkadaşlarımın üniversitelerde özerklik diye
bir talebimiz yoktur” (20 Ekim 2005, Kanal 7 TV). Üniversitelerdeki dinamikleri
kontrol etmek için YÖK yasası, özerklikten ve bilim politikasından uzak ve
birey özgürlüğünü kısıtlayan maddeleri de içerecek şekilde özenle
hazırlanmıştır. </p>

<p>Ülkemiz
açısından maalesef 12 Eylül 1980 yılına kadar planlı olarak tırmandırıldığına
inanılan toplumsal gerginliklerin, toplumun her kesiminde özelde de gençler
arasında yaşanan çatışmaları sonucu gelen olağanüstü süreçte hazırlanan 2547
sayılı yasanın yarattığı etki, o gün de bugün de henüz tam olarak evrensel
düzeye ulaşabilen nitelikli bir üniversite yaratamamıştır. </p>

<p>YÖK
yasasıyla birlikte üniversitelerde özerk yönetim işleyişi tamamen ortadan
kaldırılmış, rektör ve dekanlar atama yoluyla kurumların başına getirilmiş,
katılımcılık ve liyakat gözetilmemiştir. Üniversitelerde verilecek dersler ve programların
açılması YÖK iznine tabii tutulmuştur. YÖK ile birlikte bozulan nitelik ve
üretkenlik azalmış ve günümüze kadar devam eden durum sonucu bugün dünya
çapında ilk 500 sıralamasına girebilen hiçbir üniversitemiz bulunmamaktadır. Uzun
yıllardır ülkenin içinden geçtiği koşullar ve uygulanan politikaların sonucu
bugün ülkemiz yükseköğretim ve orta eğitim alanlarında tam bir nitelik ve verim
düşüklüğü yaşanır olmuştur. Sık sık basına yansıdığı gibi üniversite yöneticilerinin
çoğunun bir tek SCI tarafından taranan yabancı dergilerde tek bir makalesinin
olmadığı sıkça vurgulanmaktadır. </p>
<p><b>Üniversitelerin Yaşadığı
Sorun Özerkliğin Olmamasıdır</b></p>

<p>6-10 Eylül 1988
tarihlerinde Peru’nun başkenti Lima’da toplanan Dünya Üniversiteler Servisi
(World Universities Service-WUS), tarafından kabul edilen Lima Bildirgesinde
tüm dünyada üniversitelerin idari, mali ve bilimsel özerkliğini öncelikli
olarak kabul etmekle beraber devletlerin yükseköğretim kurumlarının özerkliğine
müdahale etmemekle yükümlü olduklarını belirtir. Lima bildirgesi aynı zamanda
akademik özgürlüğü güvence altına alarak; akademik “topluluk üyelerinin
araştırma, inceleme, tartışma, belgeleme, üretme, yaratma, öğretme, anlatma ve
yazma yoluyla bilginin geliştirilmesi ve iletilmesi için özgür olmalarını”
tanımlar. Akademik topluluk üyeleri, “herhangi bir ayrım yapılmaksızın,
devletten ya da herhangi başka bir kaynaktan gelebilecek müdahalelere karşı
baskı endişesini taşımadan işlevlerini yerine getirme hakkına” sahiptirler.</p>

<p>Özerklik
sorunu; YÖK’ün üst yönetim olarak diğer organlara karşı özerkliğinden çok, her
bir birimin özerk çalışabilmesi anlamına gelmeli ki YÖK de üniversitelerde
bugüne kadar akademik özgürlükleri ve üniversitelerin özerkliğini savunmadı. Bu
durum işin belki de en acı yanını oluşturuyor.</p>

<p>Lima
bildirgesinin Akademik Özerklik tanımlaması; “yükseköğretim kurumlarının iç
işleyişlerine, mali işlerine ve yönetimlerine ilişkin kararlar almada ve
eğitim, araştırma, dışa yönelik çalışmalar, kaynakların kullanımı ile diğer
etkinliklerle ilgili politikaların belirlenmesinde devlet ve toplumun diğer
güçleri karşısındaki bağımsızlıkları anlamına gelmektedir”. Aynı bildirgesinde
Akademik özgürlükten gerektiği gibi yararlanmak için yükseköğretim kurumlarının
üst düzeyde özerkliğe sahip olmasını gerektirir. Kurumların özerkliği her
nedense ülkemizdeki iktidarlar tarafından pek benimsenmemiştir. Özerklik
kurumların bağımsız bir biçimde kendileri hakkında serbestçe karar
verebilmeleridir. Doğal olarak özerklik talebi eden kurumun kendi kararlarını
kendisi kendi seçimi sonucu özgürce yapabilmesi için siyaset üstü bir anlayışla
bilinçli ve istekli olması gerekir. </p>

<p>Günümüzde
üniversitelerimizin özerk yapıda olmamaları (batı ölçütlerinde 10 üzerinden
ülkemizdeki özerklik 1.5) ile üniversitelerde bilimsel dinamikliklerin yerine
statik bir yapının ortaya çıktığı sıkça vurgulanmaktadır. Öğrencisini kendisi
belirlemeyen, kaynak yaratamayan, kadro yaratmayan, kendi içinde dinamik
program, bölüm, araştırma merkezi açamayan bir üniversitenin özerkliğinden
bahsetmek kolay değildir. </p>
<p><b>Üniversitelerimiz Evrensel
Anlamda Üniversite Olamadı</b></p>

<p>Ülkemiz
üniversitelerinin son 40 yıllık YÖK altındaki uygulamaları altındaki
üretkenliği ve eğitim niteliği maalesef evrensel boyutta üniversite olamadığını
ortaya koymaktadır. Üniversitelerin doğası gereği özerklik ile üretkenlik
arasındaki yüksek korelasyon ilişkisi özerkliği talep etme durumuna gelmiş
görülüyor. Son yıllarda başta üniversitelilik bilinci ve oturmuş tahammüllerin
kaybolması nedeniyle doğrudan verimliliğin ve kaliteli araştırma kapasitesinin
gerilediği görülmektedir. YÖK’ün artık merkezi ve tek karar verici konumundan çıkarılarak
bir koordinasyon merkezine dönüştürülmesi, üniversitelerin yerelde kendi sorunlarını
ve yönetim kararlarını kendisinin alması kaçınılmaz görülüyor. Ne yazık ki,
üniversite yöneticileri doğrudan siyasi irade tarafından atandığı için sıcak
sorunlara çok fazla dokunmamaya çalışmaktadırlar. </p>

<p>Üniversitelerimizin
bir kısmı temel bilim politikası oluşturmak, hedef koymak, nitelikli öğrenci ve
bilim insanı yetiştirmek yerine, küçük ölçekte devletin hamisi rolüne
büründüler. Üniversitelerin asıl görevi olan bilimsel araştırma yapma görevini
istenildiği gibi yapamadığı, araştırma ve nitelikli insan yetiştirme
konularında kaynak ve insan kaynağı sorunu yaşadığı biliniyor. Maalesef halen
temel metodolojiyi bilmeyen çok sayıda insanın üniversitelere alındığı, liyakatin
zedelendiği sıkça işlenmektedir. Bu koşullarda ne doğru dürüst bilim
yapılabilir ne de demokratik özgür ortam yaratılabilmesi beklenmelidir.</p>

<p>Batılı
üniversitelerin bin yılda sağladığını yerleşik üniversite olgusu ile bizim 80
yılda sağlamamız beklenmeyebilir, ancak birtakım gelişmeler sağlanabilirdi.
Ayrıca olağanüstü YÖK yasaları ile yerle bir edilen üniversite geleneklerinin
yeniden yaratılması onlarca yılda zor düzeltilir gibi geliyor. Maalesef bugün
üniversitelerde üniversitelilik bilinci yerine okul bilinci yerleşmiş,
verimsizlik ve miskinlik hakim duruma gelmiştir.</p>

<p>Bugün
üniversite öğretim üyelerinin ancak %15’i kadarı nitelikli yüksek etki değerine
sahip dergilerde yayın yapabilmekte, diğer %80-85’i ise yayın yapamamaktadır.
Yapılan yayınlar ise daha çok akademik aşamaya yönelik olmuştur. Üniversitelerin
dünyadaki bilimsel makale sıralamasında 1990'lı yıllardaki 44. sırasından,
bugün 21. sıraya kadar ilerlemesi önemli bir başarı, ancak bilgi ve bilimi
teknolojiye dönüştürebilmek halen mümkün olmamıştır. Bilimsel makale
sayılarının artması yanında niteliksel bir gelişme gösteremediler. Son günlerde
sık sık neden üniversitelerimiz ilk 500 sıralamasında değil sorusunun cevabı
üniversite kültürü ve geleneğinin zedelenmesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü üniversite
kültürü bir günde oluşmamaktadır. </p>
<p><b>Üniversite Kültürü Zedelendi</b></p>

<p>YÖK
ile öncelikle ülkemizde yeni yeni oluşturulmaya çalışılan cılız üniversite
kültürü de ciddi şekilde zedelenmiştir. Üniversitelerin çok büyük çoğunluğunun meslek
yüksekokulları ve öğretmen okullarının birleştirilerek ders veren birer okul
durumuna getirildiği Prof. Dr. Cahit Arf tarafından belirtilmişti (Arf, 1985).</p>

<p>Üniversitelerin
sınırlı sayıdaki nitelikli öğretim üyesi olan 1947, 1060, 1402’liklerin, sisteme
aykırı diye 2016 sonrası üniversiteler ile ilişkileri kesilmiştir. Üniversitelerin
dinamosu olan ve her dönemde dinamik, çağdaş ve her yönü ile farklı olması
gereken bilim insanlarını kurumlarında istememek kadar ağır bir yanlış ve ülkenin
bilimsel üretkenliğine zarar veren bir uygulama olamaz.</p>

<p>Kaynak yetersizliği ve öğretim üyelerinin maaşlarının yetersizliği
nedeniyle üniversiteler ek kaynak yaratma yollarına düşmüşlerdir. Üniversiteler
döner sermayeye para kazandırmak ve kendilerine ek gelir elde etmeye
çalışmaktadır. Araştırma görevlilerinin maaşının açlık sınırının çok altında
olduğu, profesörün yoksulluk sınırında maaş aldığı bir ortamda çok da fazla bir
şey beklememek gerekir. </p>

<p>Atanan
rektörlerin bir kısmı üniversiteleri ortak akıl ile yönetmek yerine yasanın
kendilerine verdiği yetkiye dayanarak tek başlarına karar verici olmuşlardır.
Üniversite organlarının belirlenmesinde konuyu bilen liyakatli insanlarla
çalışmak yerine daha kolay yönetilebilir insanlarla çalışma tercih edilmiştir.
Çoğu üniversitede kurullar ve danışmanlık mekanizması çalıştırılmamış veya var
olanlarda sembolik niteliğe büründürülmüştür. <strong><span>Bugün ülkemiz üniversitelerinin; </span></strong>akıllı,
cesur, dürüst ve doğru ile yanlışı ayırt edebilen ve bunun karşısında her kim
olursa olsun gerçeği ve doğruyu dile getirebilen insanlara ihtiyacı var. </p>

<p>Rektör merkezli kadrolaşma üniversiteleri temelden
verimsizleştirmiştir. Özellikle sonradan kurulan üniversitelerde siyasilerin
ataması ile başlayan ve rektör merkezli kadrolaşma beraberinde verimsizlik ve
üniversite kültürü gelişmeyen bir ortamın oluşmasına neden olmuş ve bu konuda
sürekli eleştiri konusu olmuştur. Rektörlere verilen sınırsız yetkiler, iyi
niyetli yöneticileri dahi olumsuz yönde etkilemiştir. Üniversite yöneticileri
alanları olmadığı halde holding bütçesine yakın bütçeleri yönetmek zorunda
kalmaktadır. Üniversitelerin her türlü inşaat, alım satım ve ihale işlemleri
rektörleri neredeyse belediyecilik yapmaya zorlamaktadır. Rektörlere verilen
yetki ve trilyonluk bütçeler ve bina yapımından tutun da kaldırım yapımına
kadar ilgi ve alanı olmayan işlerle iştigal edilmesi beraberinde beklenilmeyen
sorunları da yaşatmaktadır. İstanbul Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mesut
Parlar kendisini bir holdingin başkanı olarak görerek bu yetkinin üniversite
rektöründen alınmasını ve rektörlerin bilim ile ilgilenmeleri gerektiğini
belirtmiştir. </p>
<p><b>Üniversiteler Yönetilemedi</b></p>

<p>YÖK
yasası ile üniversitelerin bilim kültürü yanında akademik gelenekleri de
ortadan kaldırıldı. Üniversitelerin kendi yönetim organlarını kendileri
belirleme yetkileri ellerinden alınması ile üniversiteliler kendilerinin sistemin
bir paydaşı olarak görülmediği anlamına geldiğini düşünerek bu uğurda
çabalamaya çok girmedikleri görülüyor. </p>

<p>Nihayet YÖK yasasından önce çıkarılan
2547 sayılı yasa, üniversitelerin kontrolünü yukarıdan aşağıya hiyerarşik bir
yapıya sokmuştur. Üniversite rektörleri tek yetkili olup, atama ile göreve
getirilmektedir. 1991 yılında YÖK yasasında bazı değişmeler ile Üniversite
öğretim üyelerinin belirlediği 6 aday adayı önce YÖK tarafından üçe adaya
indirgenerek Cumhurbaşkanı makamına bir adayın atanması için önerilir. Ancak şu
an “2547/Madde 13 – a) (Değişik paragraf: 2/7/2018 – KHK-703/135 md.) Devlet ve
vakıf üniversitelerine rektör, Cumhurbaşkanınca atanır. Vakıflarca kurulan
üniversitelerde rektör ataması, mütevelli heyetinin teklifi üzerine yapılır”
değişikliği ile rektörlük ataması yapılmaktadır. YÖK başkanı veya rektör
değişimlerine rağmen, halen mevcut yasanın merkezi konumu ve rektörlere verdiği
yetki nedeniyle üniversitelerde arzulanan verimlilik sağlanamamakta ve
üniversitelerimiz dünya üniversiteler sıralamalarında gerilemektedir. </p>

<p>YÖK
yasasının rektörlere verdiği hiyerarşik yapılanma ve tek yetkili konumu
maalesef ülkemiz eğitim sistemini ileriye taşıyamadığı gibi kendi içinde birçok
sorun yaşanmıştır. YÖK yasası ile üniversitelerde başlayan maddi ve manevi
baskı sonucu üniversitelerin önemli bir kısmında verimsizlik yaşanmaya başlamış
ve bütün bunlar üniversitelerin bugünkü durumunu yaratmıştır. Üniversitelerde
rektör merkezli kadrolaşmanın yapılması; ne yazık ki eleştirel, aydın kafalı
bilim insanı yetiştirilmesini yeterince sağlayamadı. Bu süreç ile bilim adamı
seçimi için var olan evrensel nitelikteki ilkeler sulandırılmış, ölçütleri ve
ihtiyaçlar dikkate alınmadan çok sayıda insan üniversitelere alınmış ve
akademik unvanlar verilmiştir. Yaratılan bu düşük profilli öğretim üyesi yapısı
ile hiçbir ölçü dikkate alınmadan muhtarlık seçimi gibi üniversite üst yönetimi
için aday belirlenmeye çalışıldı. &nbsp;</p>

<p>Bütün
bu süreçler üniversitelerde tartışmalar, çekişmeler ve zaman zaman da
istenmeyen durumlara neden olmuştur. </p>
<p><b>Çözüm Önerisi;</b></p>

<p>YÖK'ün
40 yıllık faaliyetleri sonucu geldiği nokta herkesin malumu. 2547 sayılı YÖK
yasasının çıktığı günlerden bu yana üniversitelilik bilincine sahip çok sayıda
bilim insanı ülkemiz yükseköğretimi ve biliminin bu yasa ile ileri taşınamayacağını
vurgulamışlardı. Bugün Türkiye’de 207 üniversitede 7.5 milyon öğrenci eğitim
görmekte. Ancak dünyada ilk 500 sıralamasında bir üniversitemiz yok. Eğitimin
kalitesi yetersiz. Çok sayıda öğrenci geleceği için yurtdışında eğitim almaya
çalışmakta. Birkaç iyi üniversitede yetişen nitelikli gençlerde kariyerlerini
yurtdışında özellikle gelişmiş ülkelerde arama arayışına girmektedirler. Son
birkaç yıldır YÖK’ün gördüğü sorunları aşmak için araştırma üniversiteleri, akademik
kaliteyi artırmaya dayalı kalite kurulu üzerinden akreditasyon çalışmalarına başvurmaktadır.
Bolonya sürecine dahil olunarak Erasmus ve Sokrates programlarına katılınması ile
Avrupa Birliği Yükseköğretim programları ile kredi eşleşmesine geçilmesi sağlanarak
önemli gelişme ve aşamalar sağlandı. Ancak halen yasanın getirdiği merkezi
yapılanma, rektörlerin aşırı yetkisi, akademik kadroların yönetim organlarına
katılımının olmaması, özerkliğin uygulanması ve akademik özgürlüklerin sınırlı
düzeyde kalması, ek olarak öğrencilerin sürece katılım yollarının hala kapalı
olması üniversitelerin verimliliğini ciddi olarak olumsuz etkilemektedir. Türkiye’de
üniversite sistemi çerçevesinde çok zorlu süreçlerin yaşandığı sıkça konuşulmaktadır.
&nbsp;</p>

<p>Bugün
üniversitelerin sorunu Türkiye’nin sorunudur. Bilgi çağında hızla yaygınlaşan
yüksek bütçeli ileri araştırmalar, nitelikli eğitim koşulları, 21. yy.
yetkinlikleri ve akademik nitelik arayışları ile yükseköğretim sistemlerinde
önemli değişmeler yaşanmaktadır. Her şeye rağmen, ülkemiz bütün bu zorlukların
üstesinden gelecek güçte genç insan potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin
üniversitelerde her yönü ile iyi yetiştirilerek hayata hazırlanmaları gerekir.
Ancak bugün üniversitelerimiz hem YÖK yasası ve yapılanması hem de hükümet ve
diğer devlet organlarının yaklaşımı altında her yönü ile (idari, maddi ve
bilimsel özerklik yönünden) sıkıştırılmış durumda olup; çoğu kez rektörlerin
anlayışına terk edilmiş durumdadır. Üniversitelerin temel çelişkilerini
derinden sorgulayarak ülkemizde bilim yapılabilmesi ve bilim kültürünün
yerleşik duruma getirilmesi ve Dünyada saygınlık kazanması için öncelikle
üniversitelerin kendilerinin masaya yatırılması gerekir. Bunun birinci
basamağı, üniversitenin kendi anlayış ve reformunu kendisinin biçimlendirecek
duruma gelmesi olacaktır. Üniversitelerin yeni bir paradigma değişimi ile
sadece bilgi veren ve aktaran yerler değil, bilim, sanat, felsefi düşünme
adaları olarak insanın yaratıcı düşünme alışkanlıkları kazandıkları yaşam
başarılarını sorguladıkları ve çözüm ürettiği ortamlar olmalıdır. <a>Öncelikle ülkenin siyaset üstü yaklaşımla bir bilim
politikasının oluşturulması sağlanmalı. Ülkenin bilim politikasına uygun amaç,
strateji, hedef konulmalı. YÖK kaldırmalı yerine bir danışma ve koordinasyon
merkezi kurulmalı. Üniversitelerin kurumsal bilimsel, yönetsel ve mali
özerkliğine ve tüzel kişiliği sağlanmalı. Özerk kurumlar olarak üniversiteler devlet
tarafından kurulması ve devlet tarafından denetlenmesinin organize edilmeli.
Her üniversitenin özerkliği yanında üniversiteyi oluşturan fakültelerin de
bilimsel özgürlüğe, yönetim özerkliğine ve tüzel kişiliğine sahip olması
sağlanmalı. Lima Bildirgesi’nde belirtildiği gibi “akademik topluluk üyelerinin
araştırma, inceleme, tartışma, belgeleme, üretme, yaratma, öğretme, anlatma
veya yazma konusunda ”akademik özgürlüğe" sahip olması güvence alına
alınmalı,</a></p>

<p>Üniversitelerin temel amaçları
hedeflerini yerine getirebilmesi için mutlaka kurumsal düzeyde özerkliği beş
düzeyde somutlaştırılmalıdır: </p>

<p>(1) İnsan ve toplum yararına
her öğrencinin yükseköğrenim görme, bilim, araştırma, sanat ve felsefe yapma
hakkı sağlanmalı; </p>

<p>(2) Öğrenci ve akademisyenler bilim,
araştırma, sanat, eleştiri yapma, açıklama ve yayma hakkına sahip olmalı ve
görüşlerini açıklama güvence altında olmalı; </p>

<p>(3) Akademik organlar ve
kurullar kendi “programlarını, akademik kadrolarını, yönetimlerini, derslerini,
araştırmalarını, mekanizmalarını, araçlarını ”seçme” hakkına sahip olmalı; </p>

<p>(4) Kamu kaynağı kullanan üniversiteler
kendi bütçelerini yapma ve harcamada özerk olmalı. Kamunun hesap sorma ve denetleme
hakkı olmalı. Ancak üniversitelerin kendi içinde kendi üretkenlikleri
sağlanmalı şeffaf ve hesap verebilir konumda olması sağlanmalı.</p>
<p>Akademisyen Yetiştirme ve
Akademik Yükseltmeler ilkeleri bilimsel bilgi üretimine eksenine
dayandırılmalı. Üniversitenin bilim insanı fidanlığı olan asistanlık sistemi
güvenceye alınmalı ve nitelikli araştırma, bilgi üretme ve bilgi yayma
ölçütleri üzerinden yetkin jüri üyelerinin açık raporları ile akademiye bilim
insanı kazanılmalıdır. </p>
<p>Yeni
bir üniversite yasası artık kaçınılmaz görülüyor. Bildiğimiz kadarı ile bütün
siyasi partiler, toplum kesimleri neredeyse bütün rektör ve üniversite hocaları
artık bu yasa ile üniversitelerin yönetilemeyeceğini biliyorlar. Ancak bir
güven eksikliğinin olduğunu da gizlemiyorlar. Zaman geçirilmeden siyaset üstü
bir anlayışla yeni üniversite kanunun gerçekleştirilmesi için çalışmalar
başlamalı ve kamuoyun nezdinde tartışmaya açılmalı. </p>

<p>Üniversiteler ve kamuoyu tarafından tartışılarak ortak katkı ile
oluşturulacak bir yeni üniversite yasası, bilgi çağının değişim koşullarını da
dikkate alarak çağının da ilerisini düşünerek geleceğin bilimine uygun olarak
hazırlanmalı ve planlanmalıdır. Herkes bilmelidir ki zaten fazlasıyla zaman ve
enerji kaybedilmiş olup, Türkiye’nin yeniden 40 yıl daha kaybetmeye tahammülü
bulunmamaktadır. Ancak zaman da hızla ayağımızın altından kaymaktadır. </p>

<br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=462"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=462"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=72">Üniversite</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>