

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Ekoloji Okur-Yazarlığının Önemi ve Nasıl Kazanılır</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=607"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=607"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=607"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Ekoloji Okur-Yazarlığının Önemi ve Nasıl Kazanılır</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><b>Ekoloji
Okur-Yazarlığının Önemi ve Nasıl Kazanılır</b></p>

<p><b>Prof.
Dr. İbrahim Ortaş,</b></p>

<p><b>Çukurova
Üniversitesi, </b><a href="mailto:iortas@cu.edu.tr"><b><span>iortas@cu.edu.tr</span></b></a></p>

<p></p>

<p><i>Biyoloji ve ekolojik bütünlük kavranmadan kişinin kendisini ve içinde
bulunduğu doğayı anlaması ve hayatını anlamlı yaşaması mümkün
olmayacaktır.&nbsp; </i></p>
<p><b>Özet:</b></p>

<p>Ekoloji, canlıların ve çevrenin
etkileşimlerini bütünlüklü olarak inceleyen disiplinler arası bir bilimdir.
Doğal sistemlerin yapısını, işleyişini ve değişimlerini analiz ederek,
sürdürülebilirlik için bilgi ve çözümler üretir. Ekoloji bilgisi, doğal kaynakların
korunması ve sürdürülebilir kullanımı için temel bir öneme sahiptir. Ekoloji
okur-yazarlığı ise, bireylerin ekoloji bilgisine sahip olması ve doğayı
anlamalarını, korumalarını ve sürdürülebilirlik için doğru kararlar almalarını
sağlayan bir beceridir. </p>

<p>İnsanların ekoloji bilincini geliştirmeye
yönelik süreç, geçmişten günümüze doğanın anlaşılmasına ve taklit edilmesine
dayanmaktadır. Tarımın başlaması da doğanın döngülerini gözlemleme ve taklit
etme ihtiyacından doğmuştur. Uygarlık, doğa ile uyumlu bir şekilde yaşamaya
dayanan bilgi birikimi ve gözlemleme ile gelişmiştir. Geçmişte ulaşım ve
keşiflerin sınırlı olması, ekosistemlerin ve türlerin çeşitliliğini tam olarak
anlamayı engellemiştir. Ancak ekoloji bilimi, biyoloji ve coğrafya gibi
disiplinlerin katkılarıyla gelişerek doğal ekosistemlerin çeşitliliği ve
evrimsel süreçlerin temel nedenleri anlaşılmıştır. Ekoloji ve ekolojik
okuryazarlık, insanların doğayı anlama ve çevresel sorunlarla mücadele etme
becerilerini geliştirir. Ekolojik okuryazarlık, iklim değişikliği,
biyoçeşitlilik kaybı, su ve toprak kirliliği gibi çevresel sorunlara karşı
etkili bir mücadele için önemlidir. Bu bilinç, küresel ısınmanın neden olduğu
aşırı sıcak hava olayları gibi çevresel sorunlarla başa çıkmada etkili çözümler
sunabilir. Örneğin, bitkilerin CO<sub>2</sub> emilimi ve oksijen salımı
sayesinde atmosferin hava dengesi değişebilir. Atmosferi temizleyebilir.
Kentlerde güneş ışınlarının emilim ve salım mekanizmaları değerlendirilerek
daha serin ve yaşanılabilir kent ortamları oluşturulabilir.</p>

<p>Ekoloji okur-yazarlığı sayesinde doğanın
işleyişini anlayarak, çevresel sorunlara karşı doğru önlemler alınabilir ve
sürdürülebilir yaşam için gereken bilinç ve duyarlılık oluşabilir. Bu nedenle,
yöneticilerden başlayarak herkesin ekoloji bilgisine sahip olması ayrıca
önemlidir.</p>

<p>Ekoloji okur-yazarlığı, doğa koruma ve
biyoçeşitlilik konularında büyük öneme sahiptir. Bu konuda dünya genelinde pek
çok kuruluş faaliyet göstermektedir. Ancak ülkemizde ekoloji bilincinin
genişlemesi ve çevre korumasına daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.
Ekoloji bilgisinin eğitim süreçlerinde daha fazla yer alması, toplumun
farkındalığını artıracaktır. Ekoloji okur-yazarlığı, insanların doğanın
yasalarına uygun şekilde hareket etmelerini ve doğadan öğrendikleri bilgileri
sürdürülebilir bir şekilde kullanmalarını sağlayacaktır.</p>

<p>Sonuç olarak, ekoloji bilinci ve ekoloji
okur-yazarlığı, çevreye ve doğal ekosistemlere karşı duyarlı, bilinçli ve
sorumlu bir yaklaşımın temelini oluşturur. Bu bilgi birikimi, çevre sorunlarına
karşı etkili önlem almasını da sağlar. Evrimsel gelişme olmasaydı bu kadar
farklı ve çeşitli canlı formları oluşmazdı. Evrim teorisi anlaşılmamış olsaydı
o zamana da biz insanla içinde yaşadığımız dünyanın şama ilişkilerini
anlayamazdık. En çokta güçlüler ve uyum sağlayanlar yaşar güçsüzler elenir
gider ilkesini kavramasaydık çoğumuz kendimizi koruyamaz ve yaşamda kalmak için
güçlü olmanın yollarını arayamayacaktır.&nbsp;
</p>

<p>Ekosistemlerdeki değişimleri anlamak ve
doğal dengenin korunması için ekoloji okur-yazarlığına katkı sunan kuruluşların
rolü büyüktür. Ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlar,
projeler ve kampanyalar ile ekoloji bilincini artırmaya çalışmaktadırlar.</p>

<p>Ekoloji bilgisinin hayatın her alanında
önemli olduğu vurgulanmalıdır. İnşaat, tarım, sağlık, kent planlaması gibi
alanlarda da ekolojik faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Ekosistemlerin sağlıklı bir şekilde korunması, insan hayatının sürdürülebilirliği
için hayati önem taşımaktadır. </p>
<p>Ayşe
Alan, Birgün 14 1 2024 gazetesi </p>
<p>iki
Rus yazar M. İlin ve E. Segal İnsan Nasıl İnsan Oldu? başlıklı insanın evrimini
anlatan bir kitap yazdılar. Kitap aşağıdaki satırlarla başlar: </p>
<p>“Bu
dünyada bir dev var. </p>
<p>Bu
devin öyle güçlü kolları var ki, hiç güçlük çekmeden bir lokomotifi
kaldırabilir. </p>
<p>Bu
devin öyle ayakları var ki, günde binlerce kilometre koşabilir. </p>
<p>Bu
devin öyle kanatları var ki, bulutlar üzerinde, kuşların çıkamadığı
yüksekliklerde uçabilir. </p>
<p>Bu
devin öyle yüzgeçleri var ki, su altında balıklardan daha iyi yüzebilir. </p>
<p>Bu
devin öyle gözleri ve kulakları var ki, görülmeyeni görür, başka kıtada
konuşulanı işitir. </p>
<p>Bu
dev o kadar güçlüdür ki, dağları delip geçer ve doludizgin akıp giden suları
durdurur. </p>
<p>Bu
dev, yeryüzünü istediği gibi değiştirir, ormanları diker, denizleri
birleştirir, çölleri sular. </p>
<p>Kimdir
bu dev?&nbsp; </p>
<p>Bu
dev insandır.” </p>
<p>Ve
şöyle devam eder: “Acaba insan nasıl dev oldu, nasıl dünyanın efendisi oldu?” </p>
<p>Elbette
bu sorunun cevabını vermek o kadar da kolay değil. Koskoca insanlık tarihine
bakmayı, birçok açıdan deşmeyi gerektiriyor. Evet, insan bir dev oldu. Doğaya
hükmetti. Doğayı aştı, teknoloji üretti. Bugün geldiğimiz noktada, bir tık ile
milyonlarca bilgiye erişim var. Dünyanın bir ucuna ulaşmak çok kolay. Mesela
salgın döneminde öğretmenler evlerinden canlı ders yapabildiler. </p>
<p>Daha
Çok Teknoloji Daha İyi İçerik Demek Değil! </p>
<p>Birçok
teknolojik imkân, dersleri etkileşimli hale getiriyor. Öğrenmeyi hızlandıran,
kalıcı hale getiren, ölçme-değerlendirmeyi çok daha etkili hale getirebilecek
araçlar da sunuyor. Ve belli ki insan bunun daha da ötesine geçecek. Ancak
insanın merkezde ve her şeyin üstünde olduğu bir anlayış bizi yeni krizlerin
eşiğine getiriyor. </p>
<p>Eğitimde
daha çok teknoloji daha iyi bir içerik anlamına gelmiyor. Tarihi, coğrafyayı,
bilimi, tekniği, insanın doğa ile baş etmesine, hükmetmesinin hikâyesi olarak
kurguladığımız müddetçe kendisine yabancılaşmış, insan olarak değerinin ve doğa
ile ilişkisinin yarattığı ve yaratabileceği potansiyel değerlerin farkında
olmayan bireyler yetiştirmeye devam edeceğiz. </p>
<p>Bir
yandan insanın “savaşı”nın sadece doğa ile olmadığını biliyoruz. İç ve dış
düşmanlar da var. Çocukları sürekli bir tehdit algısı ve korku ile karşı
karşıya bırakan, güvenlik politikaları, iç ve dış tehditler, jeopolitik
konumumuzun neredeyse memleketimize verilmiş bir ceza gibi öğretiliyor olması
da cabası. Ülkemiz jeopolitik olarak o kadar önemli bir konumda ki sürekli
tehditlere karşı hazır olmamız gerekiyor. Böyle tanımlanmış bir ülkenin
yurttaşına yönelik müfredat tasarımının ve değerler eğitiminin kurgulanışı da
tektipçi, görev biçen, militarist ve muhafazakâr bir yansıma oluyor haliyle.</p>

<p><b>Giriş</b></p>

<p>Üzerinde yaşadığımız Dünya gezegenin birkaç milyar
yıllık geçmişinde milyonlarca bitki ve hayvan türü zaman içinde evrim süreci
ile farklılaşarak günümüze kadar taşındı. Aynı süre içinde değişen koşullara
uyum sağlayamayanların elenmesi günümüzde de sürmektedir. İnsan nüfusunun son
100 yılda 6 milyardan fazla artarak 8 mi<span>lyarı
geçmesi ile zaman içinde doğal kaynakların tükenmesi, küresel ısınma ve sonucu
olan iklim değişimleri, doğal yaşam alanlarının ve biyolojik çeşitliliğin
azalması azalması/kaybı beraberinde bir dizi çevresel sorunları da
getirmektedir. Yapılan bir hesaplama ile günümüze kadar 160 milyar insanın
geçmişte yaşadığı düşünülürse insanın ekosistem üzerinde yarattığı baskının
etkisi daha iyi anlaşılır olacaktır. Başta iklim değişimleri olmak üzere yaşanan
bu problemler diğer çevresel sorunların da doğa ve insan sağlığının bozulması
üzerine etkisinin daha çok hissedilmesine neden olmaktadır. Doğal olarak
insanlığın geleceğinin de ciddi şekilde tehdit edilmekte olduğu kaygısını da yaratmaktadır.
Ancak, yaşanan veya yaşanacak sorunlara karşı etkili mücadele için sorunların
kaynaklarının nedensellik ilişkisi içinde doğru tanımlanmasına dayanan çözümler
üretilmesi gerekir. Bu da her bir olgu ve gelişmeyi doğru tanımlamak için bilgi
ve anlayışa sahip olmayı gerektirir. Doğa ile ilgili olan konularda ekoloji
okuryazarlığı, becerisi ve bilgisi öne çıkmaktadır. </span></p>

<p>Bu bağlamda yer yüzeyinde beyni sebep-sonuç ilişkisine
göre işleyen ve analiz yapan tek varlık olan insanın bir öğesi olduğu ve içinde
yaşadığı doğanın işleyişini kavraması, onu koruması ve sürdürülebilir kılması
bakımından belirli bir tarihsel ekoloji bilgisine sahip olması gerekmektedir. <b><i>Dünyanın
bu ağır nüfus ve üretim, tüketim yükünün oluşturduğu baskı altında tarih
bilincinden ve ekoloji bilgisinden habersiz bir sürdürülebilir yaşamın artık
mümkün olamayacağı görülmektedir.</i></b></p>

<p>Yaşamın temel unsurları olan iklim, su, toprak, bitki
tür ve örtüleri, hayvan ve böcek türleri, mikroorganizma çeşitliliği ve diğer
çevresel etmenler gibi bir dizi faktör tarafından oluşan biotopların, habitatların
bir bütün olarak varlığının devam ettirmesi dünyayı aklı ile yönetmeye kalkan
insanın tutumuna bağlıdır. İnsanın bilinçle yaşayıp, içinde bulunduğu
ekosistemin varlığını ve kendi yaşamını sürdürülebilir kılması ekoloji
okuryazarlığına ve farkındalığına bağlıdır. Yoksa doğa kurallarını çıkarlarına
göre işleterek, zayıf halkaları eleyerek yoluna devam edecek, kendi türü
yanında bir çok türün varlığını tehlikeye atacaktır. Bu bağlamda başta
yöneticiler olmak üzere herkesin ekoloji bilgisi &nbsp;bilinci ve duyarlılığına sahip olması gerekir.</p>
<p><b>Pekâlâ
Ekoloji Okuryazarlığı Nedir? Sorusunda Önce Ekoloji Nedir? </b></p>

<p>Haeckel antikYunanca’da “Yuva, ev” anlamındaki “Oeko”
sözcüğünden yuva biliminin, Ekolojinin isim babası olmuştur. Yeryüzü ve atmosferde,
ya da derinlerdeki organizmaların birbirleriyle ve yaşadıkları cansız ortamla
etkileşimlerini farklı canlıların çeşitliliğini, biyoçeşitliliği, rekabet
ilişkilerini farklılaşmalarını, popülasyonların büyüyüp küçülmesini,
etkileşimlerini inceler. Doğadaki enerji ve yoğuşmuş enerji olan madde dönüşümleri
üzerinden enerji akışının incelenmesi en temel konusudur. Bu nedenle de ekoloji
enerji bilimi olan enerjetik, onun enerji alışverişini inceleyen dalı olan
termodinamik, canlılıkla ilgili olan dalı biyoenerjetik, fizik ve biyofizik,
kimya ve fizikokimya ile biyokimyadan su bilimi hidroloji, toprak bilimi
pedolojiye, tüm canlı grup ve çeşitlerini inceleyen biyoloji dallarına ve
canlılık mekanizmalarını inceleyen fizyolojiye kadar pek çok bilim dalı ile
ilişkide olan disiplinler arası bir bilimdir.&nbsp; </p>

<p>Ekoloji tek bir virüsten tüm biyosfere, canlı küreye
kadar canlılığın bulunduğu her düzeydeki ilişkiler, değişimler, gelişmeler ile
nedenleri, mekanizmaları ve sonuçları inceleme konusu olduğu gibi cansız
ortamlarda canlılığı kısıtlayan, dışlayan koşulları da incelemek durumundadır. </p>

<p>Günümüzde çok sık duyulan “Ekolojik” sözcüğüne olumlu bir
anlam yüklenmekte ise de tüm bilim dalları gibi ekoloji de nesnel olmak
zorundadır. Gene sık kullanılan bir terim de “Ekosistem” terimidir, “Sistem”
sözcüğünün anlamı ise birbiriyle <span>etkileşen
elemanlar topluluğunu veya topluluklarını belirtir. Ekolojik sistemler de
canlıların ve onlara yaşam ortamı sağlayan cansız çevre elemanlarının,
oluşturduğu sistemlerdir.&nbsp; &nbsp;Ekosistemlerin işleyişinin, diğer
ekosistemlerle sınırlarının ve aralarındaki geçişlerin ve etkileşimlerin ve
ekosistem hizmetlerinin bilinmesi, doğadaki yaşamın her yönü ile anlaşılması
bakımından önemlidir. .&nbsp;
&nbsp;“Ekosistem hizmetleri” kavramı da
2006 yılında yayınlanan Milenyum
Ekosistem değerlendirmesinde ekosistemlerin insanlara ya da insanlığa
sağladığı hizmetler olarak tanımlanmıştır: </span><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Besin_d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC"><span>besin döngüsü</span></a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Birincil_%C3%BCretim"><span>birincil, yani biyolojik üretim</span></a>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Toprak_olu%C5%9Fumu"><span>toprak oluşumu, </span></a><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Habitat">habitat</a> sağlama, taşkın düzenleme ve su
arıtma ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Tozla%C5%9Fma"><span>tozlaşma</span></a> gibi hizmetler Destekleyici olarak gruplandırılmıştır.
Ekosistemin tür ve grup zenginliği, biyoçeşitliliği bu değerlendirmede
önemlidir; bu da Sağlayıcı Hizmetler olarak tanımlanan besin ve diğer "Ekosistem
ürünleri” zenginliğini sağlar. “Düzenleme
hizmetleri”ise Karbon sekestrasyonu, yani fotosentezle karbon
özümseyerek <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0klim"><span>iklim</span></a> düzenlemeden erozyonu engellemeye
kadar çok çeşitli etkinlikleri kapsar. </p>

<p>Ekolojinin temel amacı, doğal sistemlerin yapısını,
işleyişini ve değişimlerini bütünlüklü olarak analiz etmek, sınıflandırmak,
tanımlamak ve anlamaktır. Ekosistem bilgisi doğal kaynakların sürdürülebilir
kullanımı, korunması ve yaşanan sorunlara çözüm bulma konusunda önceliği
oluşturmaktadır. </p>

<p>Ekoloji mikroorganizma, bitki ve hayvan varlıklarının
farklı ölçeklerdeki yaşam alanlarını kendi içinde ayrı ayrı ancak bütünlük
içinde incelemektedir.&nbsp; Organizmaların
bireysel düzeyde kendi aralarında ve çevreleriyle etkileşimlerini
makro-mezoekoloji, popülasyonlar ve türler arası etkileşimleri de içerecek
şekilde incelemektedir.&nbsp; </p>

<p>Yakın geçmişe kadar az çalışılmış olan biyoloji ve
ekoloji alanlarındaki bilimsel bilgi arttıkça ölçülen ve oluşan bilginin
artması &nbsp;yanında verilerin analizi ve
matematiksel modellerin kullanımı bütünün görülmesine ciddi katkı sunduğu gibi &nbsp;uzay çalışmaları ile bütünün anlaşılmasına da
yol açmıştır.</p>

<p>Ekoloji bilimi, yukarıda da değinildiği gibi &nbsp;mikroorganizma, bitki, hayvan kısacası
biyoloji, jeoloji, toprak, atmosfer bilimleri, kimya, fizik, matematik ve diğer
bilimsel alanlarla kesişimi sonucu oluşmuş geniş bir alanda işlev görmektedir. Diğer
bir ifade ile ekoloji bütün bilim dallarının sentezinden oluş bir bilim
alanıdır.</p>

<p>Bu bağlamda ekoloji bilimi canlıların ve çevrenin
etkileşimlerinin bütünlüklü olarak incelenmesi ve anlaşılması, her alanda
sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkı sunacaktır.</p>
<p><b>Ekolojik
Okur-Yazarlık Yaşam için Neden Önemlidir?</b></p>

<p>Son yıllarda Dünya’da ve ülkemizde çok fazla doğa
olayı ve felâketler yaşanmaktadır. Bunların başında deprem, âni yağışlar ve
sıcaklık artışları ve düşüşleri gelmektedir. 6 Şubat’ta Pazarcık-Elbistan
merkezli depremde yıkılan yapıların altında resmi rakamlara göre 50 bin, ancak
sayısını tam bilmediğimiz on binlerce insanımız öldü. Buna benzer büyüklükteki
depremlerin Japonya, Şili ve ABD’de çok daha az insanın ölümüne yol açtığı
resmi rakamlar ile tespitlidir. Ekoloji bilgisine uygun yapılar yapılsaydı, bu
kadar insan ölmezdi. Belediyelerde ve kamuda daha çok ekolog uzman çalışsaydı,
yer seçimi, biyolojik çeşit kaybı konusunda daha çok uyarı ve önlem alınmasının
gerektiğini önereceklerdi. Ülkemizin ilk deprem konusunda doktoralı jeoloğu
olan merhum Prof. Dr. İhsan Ketin benzere konuların sürdürülebilir yaşamın
sağlanması için önemine dikkat çekmeye çalışmış ise de maalesef pek etkili
olamamıştır. Helen’de belediyelerde, Şehircilik ve Çevre Bakanlığı ve diğer
ilgili kuruluşlarda ekolog bulunmamaktadır. </p>

<p>Benzer şekilde son birkaç yıldır Karadeniz sahil
yolunun bulunduğu bölgede hemen hemen her yıl aynı bölgelerde aşırı yağışlar
sonrası dere yataklarına yapılan ve ekoloji bilgisinden yoksun yapılaşma sonucu
çok sayıda insanımız yaşamını yitirdi. Geçenlerde Kastamonu’da iki yıl peş peşe
yaşanan sel felâketlerinden ders alınmamış olacak ki yapılan yanlışa yine
yanlışlar yapılarak yeniden iki vatandaşın sele kapılmasına neden olundu.
Yetkililer ekosistemin temel prensiplerinden çok olayı bir yapı ve inşaat
işlemi olarak görüyorlar. Ancak her defasında doğanın gücüne yenik
düştüklerinde daha iyisinin yapılacağı belirtiliyor. Ekoloji bilinci olan
mühendis ve yöneticiler dört mevsimin yaşandığı coğrafyada ekolojiye uygun
kentler, yollar ve benzeri yapıları yaparken doğru ve sürdürülebilir iklim kurallarını
uygulayarak geleceğe yönelik sürdürülebilir temiz, dokusu bozulmamış, biyoçeşitliliği
zengin, oksijeni bol sağlık ve huzur içinde daha iyi yaşanabilir bir ortam
bırakabilirlerdi. Aslında aynı sorumluluğun çok daha büyüğü ‘Gelişmiş,
Kalkınmış’ ülkeler olarak gruplandırılan, bilim ve teknolojinin doruklarındaki
ülkelerin omuzlarındadır. Günümüzdeki çevre sorunlarını araştıran, inceleyerek
raporlayan bu ülkeler alınması gerekli önlemleri de ortaya koymuşlarsa da on
yıllardır küresel sorunların büyümesine izin vermiş, önlem alma konusunda bile
bile ayak sürüyerek geç kalmışlardır.&nbsp; </p>

<p>Doğanın bütün renklerinin tanımak ve onların insan
beni ve yaşamı üzerindeki etkileri bilinirse yaşam daha anlamlı olacaktır.
Örneğin yeşil rengin gözü ve beyni dinlenmesindeki rolü anlaşılırsa dinlenme
daha etkili sağlanmış olur. Gün doğumu ve batımı esnasında gelen ışığın
hormonlar üzerindeki etkisi bilinirse stresin azaltılması önemli katıda
bulunacaktır.</p>
<p><b>Ekoloji
Bilgisi ile Aşırı Sıcaklarla Mücadele Edilebilir mi?</b></p>

<p>Küresel ısınmanın nedeni havanın çok küçük bir kısmını
oluştursa da büyük oranlarda bulunan azot ve oksijen simetrik moleküllerinden
farklı olarak uzum dalga boylarına sahip kızılötesi ışınların enerjisini
atomlar arası kimyasal bağlarının rezonans titreşimi sonucu tutarak sonra salan
asimetrik karbon dioksit, nem ve azot oksitleri gibi gazlardır. Bu gazlar
simetrik ve küçük moleküllü gazlar ile molekül ağırlığı açısından da farklılık
gösterirler. Oksijen, azot gibi simetrik ve küçük moleküllü olan hava
karışımındaki gazlar havadan hafifken, asimetrik moleküllü olanlar daha
ağırdır, bu nedenle denizler, sahiller geceleri daha sıcak olur, yükseldikçe
gece sıcaklıkları düşer. Aynı şekilde yüksek dağların tepelerindeki buzullar
erimez, ya da geç erir. Buzulların erimesi ise akarsuları oluşturarak hidrolojik
döngüyü, su, buhar çevrimini sağlayarak yaşamı destekler. Bu nedenle de iklim
ile ilgili olan “Ekolojik denge ”çok önemli bir sürdürülebilir yaşam elemanı,
öğesidir…<span>……………….&nbsp;
2023 Temmuz döneminde yaşanan aşırı sıcak hava olayı ve canlıların
sıcaktan etkilenmesi sonucu bir çok ülkede çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Küresel
ısınmaya karşı daha fazla bitki yeşil ortam yaratarak daha sağlıklı bir yaşam
alanı oluşturulabilirdi, fakat maalesef son yıllardaki araştırmalar küresel
ısınma sonucu artan sıcak dalgaları ve şiddetlenerek sıklaşan ve uzayan kurak
ve sıcak dönemler, sel ve taşkınlar, artan erozyon ve bu gelişmelerin sonucu
olan çölleşme eğilimi nedeniyle artık o eşiğin aşıldığını ileri sürmektedirler.
Aslında atmosferden CO<sub>2 </sub>emilimininen büyük kısmını
denizler, okyanuslar sağlamaktadır ve &nbsp;CO<sub>2
</sub>sudaçözünerek asidik bikarbonata dönüştüğünden denizler
asidikleşmekte, emilim yapma sığaları düştüğü gibi balık ve kabuklu deniz
canlılarının üremesinde önemli yeri olan mercanların da azalmasına yol
açmaktadır. Sonuç olarak ekolojik dengelerin değişmesi birçok zincirleme
etkilere neden olmaktadır. Nitekim, “Biyocoğrafya”, yani canlı gruplarının ve
cinslerinin türlerinin coğrafi dağılımını inceleyen bilim dalı bu dağılımı
belirleyen öğelerden en önemlisinin iklim oldığını göstermiştir.&nbsp; </span></p>

<p>Önümüzdeki yıllarda ekosistem üzerinde insan &nbsp;etkinliklerinin sonucu artan CO<sub>2</sub>
baskısı ile daha da sıcak ve kurak, sel, taşkın, fırtına, hortum gibi &nbsp;iklimsel sorunların artacağı günler
yaşanacaktır. Ekosistemin işleyiş mekanizmasının bilinmesi durumunda alınacak
önlemler ile sorunlar kısmen daha kolay aşılabilir. Örneğin bitkilerle küresel
ısınmaya neden olan CO<sub>2</sub>’in emilmesi ve ortama oksijen salımı ile
atmosferin hava dengesinin değişeceği ve kentlerin daha temiz olacağı bilinir.
Kentlerde güneşten gelen uzun, kızılötesi dalga boylarının beton tarafından gündüz
emilmesi, gece salımı sonucu kentler açık alanlardan 4-8 <sup>0</sup>C daha sıcak
olmaktadır. Eğer güneşten gelen ışığın yer yüzündeki emilim ve salım
mekanizması değerlendirilirse ona göre önlem alınabilir. Örneğin atmosferden
gelen uzun dalga boyu olan ışınlar beyaz yüzeye değdiğinde geriye yansıtıldığı
için kentlerin bina ve yollarının beyaza boyanması sonucu kentler daha serin
tutulmuş olacaktır. </p>
<p><b>Ekolojinin
Yasaları Nasıl Fark Edilir? </b></p>

<p>İnsanın insan olarak çevresindeki nesneleri ve
olguları tanıması ve sorgulaması ile ekoloji bilinci yavaş yavaş ve küçük
ölçekte gelişmeye ve içinde yaşadıkları ekosistemden öğrendikleri ile yaşamlarına
anlamlı farklılıklar kazandırmaya başladılar. Tarım yapmaya başlanması da
ekolojiden öğrendiklerinin sürekli kılınmasının bir sonucudur. Uygarlık zaman
içinde el becerileri ile doğayı taklit ederek ve öğrenilenleri &nbsp;üst üste koyarak dünyanın üst yapısını geliştirerek
bugüne kadar gelebildi.</p>

<p>Ancak geçmişte ulaşım araçlarının yetersizliği ve
merak eksikliği nedeniyle &nbsp;belirli
sınırların ötesi &nbsp;ve diğer ekosistemler
ve farklılıkları hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Örneğin küçük tekneler, sonra
gemiler yaprak denizlere açılıncaya kadar dünyanın şeklini bilmiyordu, değişimler,
iklimler ve bunlara bağlı bitki ve hayvan tür ve çeşitleri hakkında hiç
bilgileri yoktu. Ta ki inşalar, Bilgi dağarcığının gelişimi suda ve karada daha
geniş alanları ziyaret ederek oradaki farklılıkları gözlemleyen ufku açık insanların
topladıkları bilgileri bir birlerine aktarmaları yolu ile oldu. İnsanın
üzerinde yaşadığı Dünya’nın birkaç milyarlık birikimli biyotop rezervlerini
fark etmesi son birkaç asırda oldu. Halbuki antik çağlarda bile çok geniş
alanları kapsayan büyük imparatorluklar kurulmuştu. Yani, maalesef günümüzde
olduğu gibi geçmişte de insanlık zihniyet sorunları nedeniyle yanlış yollara
sapmıştır. Örneğin günümüzün teknolojik olanakları kullanılarak yapılan
araştırmalar en büyük çöllerden olan Sahra Çölü’nün binlerce yıl önce orada
yaşayan toplulukların yeşil Sahra bölgesini aşırı ve yanlış kullanımla
çölleştirdiğini ortaya koymuştur. Antik Mısır uygarlığı da Sahra çölünün
oluşmasında rol oynamış ve gelişmesinden etkilenmiştir. Bu noktada değinilmesi
gereken bir konu da “Çölleşme ve Doğal Çöller” ile insanların “Ekolojik Baskı”
uygulaması, Ekolojik Ayakizi”sonucu&nbsp; olan
“Çölleştirme”dir.</p>

<p>Sanayi devrimi ile iletişim ve ulaşım artınca, keşifler
gelişince insan canlılar arasındaki ilişkileri ve olguları daha iyi tanımladı.
Zamanla yazıyı geliştirerek doğadan öğrendiklerini bir birlerine ve daha uzak
mesafelerde yaşayanlara, sonraki nesillere bilgiyi aktarma şansı yarattılar. Bu
bağlamda keşiflerin ekosistemin ve yer yüzeyinin bütün olarak tanınmasına
katkısı ok büyük olmuştur. </p>

<p>İnsanlığın on binlerce yıllık kümülatif brikimi ile şekillendirdiği
yönetim şekilleri &nbsp;yanında insanın insana
karşı tutumu değişmiş, gelişmiş imparatorluklar güçleri ölçüsünde dünyanın
zenginliklerini kendilerine katmak için yaptıkları dünya turları bu bağlamda ekolojinin
sırlarının anlaşılmasına da katkıda bulunmuştur.</p>

<p>Avusturyalı bir rahip olan Gregor Mendel (1822-1884)
kilisenin bahçesindeki bezelye bitkilerinin farklı renklerinin dikkatini çekmesiyle
başladığı çalışmada bitkilerin belirli özelliklerinin nasıl aktarıldığını ve
nasıl değiştiğini gözlemlemiştir. Mendel bezelyelerin çiçek rengi, tohum şekli,
bitki boyu gibi özelliklerinin nasıl kalıtım yolu ile farklılaşarak
çeşitlendiğini gözlemlemek için farklı bezelye bitkilerinin saf hatlarının
melezlemesini sağlayarak farklı renkler oluşturup genetik biliminin temellerini
anlaşılır kılmıştır. </p>

<p>Bezelye
bitkilerini kullanarak çeşitli özelliklerin nasıl aktarıldığını inceleyen
deneyinde çaprazlama, çapraz dölleme ile ıslah sonucunda genlerin baskın
karakterini belirleyen çalışmaların anlaşılması bize neyi gösterdi? Evrim
bilgisinin önemini ortaya koydu. Bu kadar bitki ve hayvan çeşitliliğinin nedeni
tam da buydu. </p>
<p>Yaşadığımız
karasal ekosistemde yaklaşık 300 bin bitki türü birbirinden faklı görünümler ve
farklı çoğalma şekilleri muvcuttur. Hpsinin amaca sürülebilir yaşamı sağlamak
ancak farklı şekillerde bulundukları ekosistem, toprak ve iklim koşullarına
uygun şekilde tohumlarını oluşturmakta ve koruyarak çimlenmesini
sağlamaktadırlar.Doğadaki
çeşitlilik ve faklı görüntüler ancak ekoloji ve biyoloji biliminin
mekanimzaları ile anlaşılır. </p>
<p>&nbsp; </p>

<table>
 <tbody><tr>
  <td>
  <p>
  </p></td>
  <td>
  <p>
  </p></td>
 </tr>
</tbody></table>
<p>Çeşitliliğin
sebebi melezleme yolu ile canlıların farklılaşmasına bağlıdır. Belki o dönem de
Mendel’in çalışması kimsenin ilgisini çekmedi. Ancak zamanla insanlığın
biyoloji bilgisi arttıkça ve evrim konusunda sorulan birçok soru Mendel’in
çalışmalarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Mendel belki de farkına varmadan, 1-
doğada farklı karakteristiklerin eşit olasılıkla birleştiğini, baskın ve
çekinik genlerin kompozisyonuna bağlı özelliklerin olduğunu, </p>

<p>2-
farklı özelliklerin birbirinden bağımsız olarak kalıtıldığını, </p>

<p>3-
kalıtım yoluyla birbirinden bağımsız olarak aktarılan özelliklerin
kombinasyonlarının çeşitliliğe yol açtığını ve bu gibi ilişkilerin bizlerin
doğanın renkliliğini açıklamamıza yardımcı olduğunu üç temel yasa ile
belirlemiştir.</p>
<p>Benzer şekilde; Charles Darwin, 1830'lu yıllarda
İngiliz Beagle adlı gemiyle yaptığı dünya seyahati sırasında birçok farklı
coğrafi bölgede çeşitli bitki ve hayvan türlerinin farklılıkları ve kökenini
fark etti. Özellikle Güney Amerika'nın Galapagos Adaları'nda yaptığı gözlemler
sırasında farklı adalardaki kuş türlerinin benzerlikleri ve farklılıkları
dikkatinden kaçmadı. Aynen Mendel gibi Darwin de İspinoz kuşlarının gagalarının
her bir adada farklı şekillerde geliştiğini ve çeşitli özelliklere sahip olduğunu
fark etti. Bir adadaki kuşların ince gagalara, diğer adadakilerin ise daha
farklı ve güçlü gagalara sahip olduğunu gözlemledi. Bu arada öğrendikleri
kuşların ortak bir atasal türe dayandığını ancak koşulların bu kuşları farklı
türlere dönüştürdüğünü belirterek tezini güçlendirmeye çalıştı. Bu gezide
edindiği gözlemler, türlerin çevrelerine uyum sağlamak için zamanla
değişebileceği ve yeni türlerin ortaya çıkabileceği düşüncesine ulaştı. </p>

<p>Doğayı gözlemlemek, analiz etmek ve deneyleyerek elde
edilen bilgiler yaşamın anlaşılmasına katkıda bulanmaktadır. Darwin,
"Türlerin Kökeni" adlı kitabı ile evrimin anahtar mekanizmalarından
olan “Doğal seleksiyon, seçilim” kavramını açıklığa kavuşturmuş oldu. Darwin'e
göre, canlılar arasında doğal seleksiyon ve varyasyonlar vardır ve bu
varyasyonlar içinde habitatın&nbsp;
koşullarına en iyi uyumu gösterenler hayatta kalarak üreme avantajına
sahip olurken, diğerleri elenmektedir. Doğanın temel kuralı olan güçlü olan
yaşar ilkesi bu çalışma ile belirlenmiş olmuştu. Tabiî bu durum sürekli olarak farklı
olup da döllenme, üreme sağlayabilir türler arasındaki melezleşme ve
çiftleşmeler sonrası yavaş yavaş yeni türlerin ortaya çıkmasını da
sağlamaktadır.</p>

<p>Doğadaki bu farklılıkları kim bilir kaç kişi daha önce
görmüştü. Ancak çoğu Mendel veya Darwin gibi farkındalığı yüksek, gözlem merakı
olan kişiler olmadıkları için doğanın bu farklılıklarını ayırt edemediler ve
soru da soramadılar. Merak ve sorgulama, farklılıkları fark edip öğrenerek
bilgi sahibi olmak insanlığın doğadan yararlanmasını arttırmaktadır. Bu artışın
günümüzde vardığı aşama ise elde edilen yarar ile verilen zarar arasındaki
dengenin doğanın Ekolojik Taşıma Kapasitesi’nin aşılması ile bozulması
sorunudur. Doğa üzerindeki ekolojik baskıya tepki vererek dengesini koruma
kapasitesine sahiptir ama bu kapasitenin üzerindeki baskı ekolojik dengenin
kalıcı şekilde zarar görmesine neden olmaktadır.&nbsp; &nbsp;</p>

<p>İnsanlığın geçmiş tarihini tam olarak bilmiyoruz.
Ancak eldeki en eski kanıt olan Göbeklitepe yaklaşık 15 bin yıl geriye kadar
götürüyor bizleri. Ondan önce de insanlar vardı ve bu insanlardan bazıları yarattıkları
kültürleriyle diğerlerinden farklılaştılar. Muhtemeldir ki bitkilerin güneş
ışığı, &nbsp;toprak ve su sâyesinde büyüyüp geliştiğini
fark eden insanlık bazı bitkilerin tohumlarının, yaprak, gövde ve köklerinin
diğerlerinden daha doyurucu ve lezzetli olduğunu fark ederek tohumlarını
toplayarak çoğaltmaya başladılar ve ihtiyaç duydukları ürünleri bollaştırdılar.
Bu arada toprakların bir kısmında ürünün bereketli bir kısmında ise daha az
verimli olduğunu gözlemlendi ve uzun süreli gözlemler sonucunda bazı bitkiler
çoğaltılarak evcilleştirildi. </p>

<p>Darwin’in gözlemlediği doğa yasaları gibi toprak ve
bitkilerin de nedensellik ilişkisi içinde farklılıklar sergilediği yapı da günümüze
kadar gelmiştir. İnsanlık doğanın bu yasalarını fark ettiği ölçüde bitkiyi
zamanla daha iyi tanıyarak ondan yaralanmanın yollarını geliştirerek gıda
güvencesini bugünlere kadar getirebildi.&nbsp;
Fakat artık yarar/zarar dengesinin sınırlarına yaklaşma noktasında
olunduğunun farkında olunmasına karşın gereken önlemler konusunda yeterli
adımlar atılamamaktadır, ülkelerin yönetimleri arasında siyasal alanlardaki
hesaplaşmalar buna on yıllardır engel olmaktadır.&nbsp; </p>
<p><b>Evrim Teorisi Keşfedilmemiş
Olmasaydı Ne olurdu?</b></p>

<p>Evrimsel
gelişme olmasaydı bu kadar farklı ve çeşitli canlı formları oluşmazdı. Evrim
teorisi anlaşılmamış olsaydı o zamana da biz insanla içinde yaşadığımız
dünyanın şama ilişkilerini anlayamazdık. En çokta güçlüler ve uyum sağlayanlar
yaşar güçsüzler elenir gider ilkesini kavramasaydık çoğumuz kendimizi koruyamaz
ve yaşamda kalmak için güçlü olmanın yollarını arayamayacaktır.&nbsp; </p>

<p>Evrim
teorisi konusu bilsem bilginin dışında anlatılanlar ile çok da ilgisinin
olmadığının da bilinmesi gerekiyor. Evrim kurumu Darwin ile başlandığı görüşü
de tam doğru değildir. Evrimin varlığını ilk fark edenler Antik Yunanda
Alaksimanoddur. Evrim değişimi ifade ettiği için insanlar bütün kavrayacak
kadar ulaşım ve iletişim araçları olmadığı için daha erken fark edilmedi.&nbsp; &nbsp;</p>

<p></p>

<p><b>Ekosistem
Okur-Yazarlığı Konusunda Dünyadaki Yerimiz ve İlgili Kuruluşlarımız Nedir?</b></p>

<p>Ekosistem okur-yazarlığından önce ekosistemler
konusunun kısaca gözden geçirmesinde yarar olabilir. Ekosistemler dinamiktir,
yani değişen koşullara belli bir sınıra kadar uyum sağlayacak değişimler
gösterebilirler, buna “süksesyon” adı verilmektedir. Ekosistemde yer alan cins
ve türler, hatta canlı grupları aralarındaki rekabet koşullarını etkileyen
değişimler sonucunda farklılaşırlar. Ekosistemde yer alan canlıların tümü bile
yerini yeni koşullara uyan canlı grupları ve türlerine bırakabilir. Bir orman
ekosistemi de çöl ekosistemine dönüşebilir. Tersi de geçerli olabilir, çöller
de ormanlaşabilir veya ormanlaştırılabilir vs. İklim başta olmak üzere erozyon,
toprak yorulması, tuzlanm- çoraklaşması gibi birçok etken bu tür değişimlere neden
olabilmektedir. Ekosistem okur yazarlığı da doğa koruma, çevre sağlığı ve
biyoçeşitlilik koruma gibi yararlı etkinlikler açısından büyük öneme sahiptir.
Uluslararası kuruluşlar ya da ülke veya bölge yönetimlerinin alacağı kararların
doğruluğunu sorgulamaktan uygulama başarılarına katkı sağlamaya kadar büyük
öneme sahiptir.&nbsp; &nbsp;</p>

<p>Türkiye ekoloji ve ekoloji okur yazarlığı konusunda
dünyada kaçıncı sırada ve Türkiye’nin çevre ve ekolojiyi koruma ve geliştirme
konusundaki yeri nedir? Bu konularda elimizde somut veri olmadığı için genel
bir değerlendirme yapılamamaktadır. Ancak basına yansıyan haber ve görüntüler
ülkemiz insanının gördüğü yılan, çıyanı, fareyi, kaplumbağayı, domuzu ve diğer
canlıları kendine zarar vereceğini düşünerek öldürmekte fazla aceleci olduğunu göstermektedir.
Ayrıca doğadaki bir çok bitki ve hayvan türünü tanımamaktadır; nitekim Korona
virüs salgınında toplumun çoğunluğunun virüs diye bir canlı varlığını ilk defa
duyduğu gibi okumuşların da mikroorganizma ve ekolojileri hakkında bilgisinin
olmadığı anlaşıldı.</p>
<p><b>Ekoloji
Okur-Yazarlığına Katkı Sunan Kuruluşlar</b></p>

<p>Ekoloji okur yazarlığı ve ekoloji bilincinin
aşılanması için destek veren bir çok ulusal ve uluslararası kuruluş
bulunmaktadır. Ekoloji bilincinin topluma aşılanması için bu kuruluşlar,
eğitim, bilinçlendirme, projeler ve kampanyalar yoluyla farkındalığı artırmaya
çalışmaktadırlar. Ancak ülkemizde çevre ve ekosistem konusundaki duyarlılık
gelişmiş ülkelerdeki kadar geniş değildir.</p>

<p>Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Greenpeace, Doğa
Derneği, Buğday Derneği, TEMA Vakfı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP),
Çevre vakfı ve benzeri bir çok kuruluş ekosistem, çevrenin ve biyolojik
çeşitliliğin korunması konularında faaliyet yürütmektedirler.</p>
<p><b>Ekoloji
Bilgisi Nasıl Öğretilmeli?</b></p>

<p>Doğada görülen büyük bitki, küçük bitki ve su bitkisi,
ayrımı yapmadan bütün bitkilerin canlılığın kaynakları oldukları hiç unutulmamalı,
kara bitkilerinin topraktan çabaları ve sahip oldukları kök kütlesi ve kök
uzunluğu ölçüsünde besinlerden ve sudan yararlandığını öğrenen insanlık bugün
bitki yapısına ve su tüketimine dayalı olarak sulama sistemleri
geliştirmektedir. Bitki su tüketiminin bilinmesi ile baraj, gölet, kanal
kapasiteleri hesaplanmakta ve planlanmaktadır. Bu konuda önemli olan bir
değişken Su Kullanım Etkinliği’dir, İngilizce ’de WUE kısaltması ile
gösterilir;&nbsp; ve ‘Evapotranspirasyon’
bitkinin terleme, toprağının da buharlaşma ile atmosfere verdiği suyun
karşılığında ürettiği canlı kütlesi, “Biyokütle” kg/ha olarak hesaplanır.</p>

<p>Günümüzde bir taraftan artan ikim değişimleri ve
endüstriyel üretime ve tüketime bağlı çevresel sorunlar, diğer taraftan
yaşamımızda önemli bir yeri olan toprak, tarım ve yararlı mikroorganizmaların
kaybı sürdürülebilir gıda güvencesini de olumsuz etkilemektedir. </p>

<p>Tabiî hepsinden ötesi ve de çok önemsediğim
ekosistemin insanlara öğrettikleri çok önemli düzeydedir. Küresel ısınma ve
sonucu olan iklim değişimine bağlı olarak yaşanan ve yaşanacak çevre sorunları insanlığın
yaşam alanlarını çok daraltabilir. Yaşanacak biyolojik çeşitlilik kaybı ve
habitat tahribatı içinde insan kendini görecektir. İnsan, doğa olmadan tek
başına yaşayamayacağı için doğadan öğrendiklerini doğanın yasalarına uygun
olarak kullanmak zorundadır.</p>

<p>Bu bağlamda bu makalede de ekoloji okur-yazarlığının
toplum hayatındaki önemini tek yönlü değil çok yönlü olarak işlemek gerekir.
Ülkemiz ilk-orta ve üniversite eğitiminde ekoloji bilgisi biyoloji dersleri
içinde ne kadar yer buluyorsa o kadar işlenmektedir. Üniversitelerin jeoloji,
çevre, inşaat, endüstri ve mimarlık ve tarım ile ormancılık gibi bölümlerinin de
bilgileri çok önemlidir. </p>

<p>Ülkenin alt yapı ve kent dokularının şekillenmesinde
yer alan belirli mühendislik bilimlerinin doğrudan ekolojik ile ilgili koşullarda
yerleşim yeri, endüstriyel kompleks, baraj vs. yapmalarına rağmen ekoloji
bilmeden insan hayatını riske atacak faaliyetler yürütmektedirler. Belediyeler
keza aynı şekilde bünyelerinde ekoloji bilgisi bulundurmamaktadırlar. Aslında
hayatın her alanında ekoloji bilgisinin işlevsel olması gereklidir, tıp-sağlık alanında
ekoloji bilgisi olmadan sağlıklı bir çevre yaratılabilir mi? Hastalık etmeni
böcek ve mikroorganizmaların yaşam alanı için ekosistem ve iklim önemli değil mi?</p>

<p>Bu bağlamda ekoloji okur yazarlığı hayatın her
alanında önemsenmeli ve öncelikle dikkate alınarak işe başlanmalıdır.</p>
<p><b>Her İnsanın Hayatında Asgari
Düzeyde Ekosistem Okur-Yazarlığı ve Farkındalığı Sağlanmalı</b></p>

<p>Ekolojik okuryazarlık, insanların doğal çevreleriyle
ilişkilerini anlamayı ve geliştirmeyi sağlayan farkındalık, beceri ve/ya bilgi
birikimi özelliğidir denilebilir. Bu farkındalık, beceri ve bilginin düzeyi
kişinin ekosistemi bütünlüklü kavramasını sağlayacağı için günlük yaşamda ve geleceğin
kurgulanmasında önemli yararlar ve faydalar sağlayacaktır.</p>

<p>Hayatın başlangıcında bir insanın eğitilmesinin temel
amaçları &nbsp;arasında yaşadığı ekosistemin
bütünlüğünü kavraması, elemanları olan insan ve diğer canlılar arasındaki
ilişkileri olabildiğince ayrıntılı şekilde anlayacak kadar genel bilgi sâhibi
olması istenir. İçinde yaşadığı ve geliştiği ortamın durumunu açıklayan bir
makale yaz dendiğinde gördükleri ve okuduklarından anladığı kadarını ve fark
edebildiği kadarını anlatacaktır. Aynı ortamda farklı bir yapıda gelişmiş olan
bir başka insan belki farklı açıklayacaktır. Bu bağlamda ilk ve ortaokul
çağlarında çocuklara ilgi duydukları ve amaçladıkları bir konuda kompozisyon
yazması istenmektedir. Okuyucuların da temel amacı yazılanı okuyarak konu
hakkında farkındalık ve bilgi sahibi olmasıdır. Bu makalede, ekolojik
okuryazarlığın tanımı, kapsamı ve örnekleri verilerek, okuyucuların bu konuyla
ilgili farkındalıklarının görmeyiz veya fark etmeyiz. Çünkü etrafımızda
yüzlerce bitki ve hayvan tür ve çeşidi var ki arttırılması hedeflenir.</p>

<p>Ekolojik bir habitatta yaşayan, onun nimetlerinden
yaralanan biz insanların çoğu zaman yanı başımızdaki büyük biyosfer rezervini
ve bunun gıda kaynağımız olarak önemini göz ardı etsek de onların çoğu bizim
gıda zincirimizin, ilaç ve sanayi hammaddelerinin temel halkalarını oluşturmaktadırlar.
Ancak belki bir gün bu canlıların farklı bir yönü keşfedilip
değerlendirildiğinde her birimizin ilgisini üzerine çekmiş olur. Yoksa ekoloji
ile birlikte temel fen okur-yazarı olmadığımız durumda her şey bir nesne olarak
görülür ve doğada ve yaşamımızdaki &nbsp;önemi
ve etkisi anlaşılmaz.</p>
<p><b>Erken
Dönemde Ekoloji Okuryazarlığı Neden Önemli</b></p>

<p>Ekoloji okuryazarlığı geç dönemlerden ziyade erken
dönemlerde çocukların gözünü dünyaya açtığı andan itibaren içinde yaşadıkları
ortama uyum ve birlikte yaşamın kurallarını geçmişte genetik kodlarını
taşıdıkları ataları gibi sınarak-deneyerek öğrenmeleri ve sonra da korumaları
öğretilmelidir. Çok önemsediğim ve gözlemlerine yansıyan çok sayıda objeden
biri çocukların doğaya bırakıldıklarında öncelikle çamurla, toprakla ve kumla
oynamalarıdır. Çocukların yaptığı objelerin temelinde evler, güneş, bitki
figürleri yer almaktadır. Bu bağlamda çocuklara okulda okuma yazma öğretmeden
önce doğayı anlayacak kadar ortam sunsak, ayakları toprağa değse, sonra da
değişik doğal ortamlar hakkında bilgi sunsak ve anlatsak daha yararlı
olacaktır. Çocukların anladıkları doğayı betimlemesini sağlasak doğanın
işleyişini kavramları ve kendi yaşamlarına da uygulamaları daha kolay ve yararlı
olacaktır. Verelim çocukların ellerine çamur, kum, kâğıt-kalem, anladıklarını
beyinlerinde betimleyebilsinler, hayal güçlerini kullansınlar, muhakeme gücünü
arttırarak motor becerilerini geliştirsinler. Motor becerisi gelişmiş inşalar
daha yaratıcı ve sorun çözümü odaklı olmaktadırlar.</p>

<p>Bu bağlamda önce beyinde motor-nöron sistemi işlevlik
kazanmalı, soyut düşünme gelişmeli. Sonra gelişen beyinin aldığı bilgiyi
organize ederek yaratıcılığa dönüştürebileceği daha rahat görülecektir. </p>

<p>Toprakla, taş-kaya-jeolojik malzemeleri ile
tanışmadan, börtü böcek görmeden, zihin kodları arasında ilişki kurabilir mi?
Zihinde hiçbir kavramın görünümü ve şekli yok ise kişi hiçbir şekli zihinde
geliştiremez. Ezbere eğitim sisteminde, geniş beton yığını karanlık binaların
içinde kara tahtaya yazılan “ Ali top at” ile çocuk hangi beceriyi hangi dil
bilgisini kazanabilir. Dil bilgisi doğrudan soyut düşünme ve matematiksel düzleme
bağlıdır ve çocukların yaratıcı olması için dokunması, hissetmesi ve anlaması
gerekir. </p>

<p>&nbsp;Ezberlediği
ifadeyi nasıl anlayıp öğrenecek? Ezbere bilgi bir süre sonra unutulur gider.
Karşılaştırmalı/mukayeseli ilişki kurularak yapılan öğrenme biyolojik öğrenmeye
daha uygundur. Beynimiz de görselleri ve onlara uygun bilgileri bir arada
yükleyerek kaydediyor. Bir cismi sınıflandırarak, tanımlayarak yapılan öğrenme
daha etkili ve kalıcı olmaktadır ve olacaktır. Bu bağlamda ilk okul hatta ana
okulu öncesinden doğa okulu ile başlayarak insanına ekoloji ile bütünleşme&nbsp; şansı sunulmalı, yeteneği kazandırılmalıdır.
İleriki sınıflarda da deneyler, doğa gezileri yaparak ve araştırmalar ile doğanın
özellikleri ve işleyiş mekanizmaları öğrenilebilir. </p>
<p><b>Ekoloji
Okur-Yazarlığı Nasıl Kazanılır?</b></p>

<p>Ekoloji
okur-yazarlığı temelde doğanın temel fizik, kimya ve biyoloji bilimlerinin
mekanizmalarının bütünlüklü olarak öğrenilmesi ve anlaşılmasına dayanır. Ayrıca
çevre ve bunun içinde ekosistemlerle ilgili bilgiler doğru tanımlanması ve
anlaşılması becerilerinin bilinmesi gerekir. </p>

<p>Ekoloji
okur-yazarlığını kazanmak için;</p>

<p>-İçinde
yaşadığımız ekosistemin ve komşu ekosistemler ile ilişkisinin yanında küresel
değişimlerden etkilenme durumlarının bilinmesinin öneminin farkında olmak,
gelişmeleri izlemek ve bilgileri güncellemek için merak sahibi olmak gerekir.
Doğal olarak gerek insan ve gerekse de diğer canlılar bulundukları ekosisteme uyum
sağlamak zorunda olduklarını bilincinde olmasalar da uymak zorundadırlar; yoksa
elenir giderler. Bilinç sahibi insanın ekosistem hakkında eğitim alma yoluyla
ve kendini eğiterek geliştirmek için okuması ve gözlemler yapması önemlidir.
İnsanlar içinde bulundukları ekosistemleri ve bunların doğal süreçlerini,
biyolojik tür çeşitliliklerinin yanında bunların çevre ile etkileşimini öğrenmeli,
öğrenmeleri sağlanmalıdır.</p>

<p>-Anaokulundan
itibaren eğitiminin her aşamasında ekosistem eğitimi her alanın içinde kendine
yer bulduğu için temel yasalara uygun olarak işlenmeli. Üniversiteler dışında
diğer sivil toplum kuruluşu niteliğindeki çevre-doğa koruma dernek ve vakıfları
düzenli ekoloji eğitim programları düzenlemeli. Ekoloji konusunda görsel &nbsp;belleği canlı tutmak için ilgili filmler,
resim ve tablolar izlenmeli,</p>

<p>-Kamu
spotları, TV ve internet gibi sosyal medya ortamları üzerinden belgesel
nitelikli ekoloji eğitimi-kurs ve webinarlar düzenlenmeli. </p>

<p>-Sağlıklı
yaşam ekseninde doğa gezileri düzenlenmeli, özellikle eğitim kurumları bu
konularda öncülük etmelidir. Kentlerin betonları arasında gezinmekten çok
kentlerin içinde ve çevresindeki park ve milli parklarda yürüyüş yolları
yapılmalıdır. </p>

<p>-Kentlerde
mutlaka geniş çeşitliliği sağlayan doğal botanik bahçeleri, hayvanlara doğal
ortam sağlayan hayvanat bahçeleri, doğa müzeleri&nbsp; kurulmalı ve buralara ziyaretler düzenlenmelidir.
Rehberler eşliğinde yapılacak doğal yaşam alanları, ormanlar ve göller gibi
yerlerdeki gezilerde canlı organizmaların davranışları ve etkileşimleri
gözlemlenmelidir. Canlıların farklılıkları ve davranışları konularında okumalar
yapılmalıdır. Başta yerel yönetimler, artan devâsa kentlerin içinde ekoloji
koridorları oluşturarak hem kent havasını temizlemeli hem de insanları doğanın
içinde tutmayı sağlamalıdır.</p>

<p>-Çevre
bilincini artırmaya yönelik değişik etkinliklere ve kulüplere katılarak ekosistem
hakkında daha fazla bilgi edinilebilir. </p>

<p>-Başta
orman ve çevre temizliği,&nbsp; fidan dikme
etkinliklerine katılım sağlanmakla birlikte çevrenin rolü üzerinde sohbetler yapılarak
bilinç kazanımı sağlanabilir. </p>

<p>-Evlerin
balkonları, hobi bahçeleri vs. değişik ortamlarda değişik bitkiler yetiştirilerek,
toprak ve bitki hakkında farkındalık yaratılabilir. Her fırsatta doğaya çıkmak,
bitki yetiştiriciliği, hayvan bakımı, toprakla uğraşmak hem sağlığa hem de
çevre bilincine katkı sağlayacağı için bu tür etkinliklere ayrıca zaman
ayrılabilir.</p>

<p>-Ekoloji
okur-yazarlığı bilgisini yaşam boyu sürecek uğraşlar içinde görüp, sürekli
doğanın bir parçası olarak doğadan öğrenmek için çaba harcayarak ekosistem ile
ilgili bilgi birikimimizi arttırabiliriz.</p>
<p><b>Ekoloji Okur Yazarlığının
Gelişmemesinin Olumsuz Etkileri Nelerdir?</b></p>

<p>Günümüzde
yaşanan birçok felaket kapsamlı incelendiğinde temelde insandan kaynaklanan
birçok yanlış uygulamalar görülecektir. Ülkemizde birkaç kez farklı yerlerde
Belediye Meclisi veya başkanların emri ile deprem fay hatlarının yerleri
değiştirildi. 19 Kasım 1999 tarihli Hürriyet gazetesinin haberinde Konya
Belediyesi belediye binasının yapılacağı yerin fay hattında olduğunu
söyleyince, belediye meclisi, ‘‘O zaman fay hattını başka yere nakledin’’
demiş. Diğer bir haber aynı tarihte “ Marmara'da, İstanbul'un 15 kilometre
güneyinde var olduğu öne sürülen fay hattı, Bakanlar kurulu tarafından
çıkarılan kanun hükmünde bir kararname ile İstanbul'dan 60 kilometre güneye
taşındı”. Ekoloji, jeoloji bilgisi mühendisler ve devleti yöneten insanlar
tarafından tam anlaşılmadığı için fay hattı İstanbullun güneyinde Bursa’ya
doğru kaydırılıyor. Depremin yaratığı enerjinin gücünün anlaşılmadığı bir
anlayışının ülkemizdeki depremlerin yıkıcı etkisisin yaşadık. Eğer fay hattı ve
deprem bilinci gelişseydi son depremlerde dayanıksız binalar, fay hatları
üzerinde yapılanmaya yer verilmez ve on binlere insan ölmezdi. </p>

<p>Başta
deprem, orman yangınları, kentlerin yanlış mimarisinden kaynaklanan sel
baskınları, yanlış zemin üzerine ve ekolojiye uygun olmayan alanlarda yapılan
demiryolları ve karayollarının çökmesi. Maden ve diğer yer altı kaynaklarının
çıkarılması kullanılan yönetimlerden kaynaklanan çevresel kirlilik ve
olumsuzluklar sayılabilir. En son Temmuz 2023’de Muğla Milâs’ta kömür madeni yataklarının
açılmasında köylüler ile devletin karşı karşıya gelmesi ve siyasi iradenin
verdiği kararla kömür üretim sahasının genişletilmesi için orman ağaçlarının
kesilmesi olayında ekoloji bilgisi yetersizliği veya farkında olmayışı
görülmektedir. Ekoloji bilgisi eksikliğine bağlı olarak verilen kararlar
sonrası binlerce ağaç kesilmek zorunda kaldı. Siyasilerin danışmanları veya
ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişimleri Bakanlığı, tarım ve Orman Bakanlığı
yetkililerinin konunun ekosistem hizmetleri ekserinde yetkililere açıklıkla
anlatamamaları sonucu binlerce ağacın kesilmesi bir milli mesele haline getirilmiş
oldu. Yetersiz ekoloji bilgisi, yanlış politikaların alınmasına yol açmaktadır.
Ancak Kızılderili Reisi Seattle’ın 1854’te, kendisinden toprak satın almak
isteyen ABD Cumhurbaşkanına yazdığı mektupta görebiliyoruz. Toprağın, suyun,
havanın, güneşin önemini kavramalı ve doğaya yapılacak en küçük bir olumsuz
etkinin sonunda insana olumsuz etki olarak döneceğini belirtiyor. 170 yıl kadar
önce Kızılderili şefin o zaman fark ettiği gerçeği biz ancak sıcaklar canımız
yaktığında, içme suyumuzu kaybettiğimizde, gıda krizine girdiğimizde ve yakılan
kömür akciğerlerimizi hasta edip sağlık sorunları yaşadığımızda, bedeller ödediğimizde
her halde anlayacağız ağacın, oksijenin ve suyum öneminin kar hırsından daha
yüksek oluğunu. Belki o zaman anlayacağız Kızılderili’nin şu anlamlı sözünü “Şu gerçeği iyi biliyorum. <b>Toprak
insana değil, insan toprağa aittir.</b> Ve bu dünyadaki her şey: bir ailenin bireylerini
birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır.&nbsp; Bu nedenlerde: <b><i>dünyanın başına gelen her
felaket, insanoğlunun da başına gelmiş demektir”</i></b><i>.</i></p>
<p><b>Ekosistem
Okur-Yazarlığı Kazanmış İnsanın Farkı Nedir?</b></p>

<p>Bu bağlamda ekoloji okuryazarlığını erken dönemde kazanan
çocukların doğa ve çevre bilinci ve bilgisi erken gelişecek, artan farkındalıkları
ile çevre sorunlarına duyarlı bireyler olarak yetişeceklerdir. Ekoloji
okuryazarlığı eğitimi olan kişiler sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalığa
sahip olur ve doğal kaynakların etkin kullanımı konusunda daha duyarlı davranırlar.</p>

<p>Ekoloji okur yazarı kişiler ekosistemlerin önemini
bilerek çevre koruma ve rehabilitasyonu ile restorasyonuna katkı sağlarlar.
Böylece de içinde yaşadığımız biyolojik çeşitliliğin korunması ve
ekosistemlerin daha iyi ve sağlıklı işleyişi sürdürülebilir olur. </p>

<p>Ekoloji okuryazarlığı olan insanlar çevre
politikalarının oluşturulmasında etkili roller alarak çevrelerini de benzer
şekilde katkıda bulunmaya yönlendirirler. Hükümetlerin ve toplumun çevre
sorunlarına yönelik politikalar geliştirmesi konusunda duyarlılık talepleri
yaratabilirler.</p>

<p>Ekoloji okuryazarlığı olan insanlar doğa-çevre ile
ilgili konularda duyarlı ve sorumlu bireyler olarak aileleri, arkadaşları ve
diğer insanlar üzerinde olumlu etkide bulunmaktadırlar. En azından evden çıkarken
elektriğini, klimasını kapatır, suların boşa akmasını, yere çöp atılmasını
istemezler. </p>

<p>Ekoloji okuryazarlığı ile eğitilmiş çocuklar, insanlar
daha geniş ve evrensel görüş ve yaşam bakışı açısına sahip olacaklardır. Biyoçeşitlilik
zenginliği kişinin iç dünyasını da zenginleştirecektir. Olaylara bakış açısı
günlük değil, geniş boyutlu ve doğanın işleyişine uygun olacağından da daha
paylaşımcı ben merkezcilikten kısmen kurtulmuş ve birlikte yaşamın temel mekanizmalarını
anlamış olarak yaşayacaklardır. Doğa, ekoloji, çevre sorunları ve sürdürülebilir
yaşam ve kalkınmaya bağlı olup yaşadığı ortamı yaşanır şekilde tutma ve
geliştirme amacında olacağı &nbsp;için ülkenin
sağlıklı geleceğine de katkı sağlamak &nbsp;için de çaba sarf edecektir.</p>

<p>Hepsinden de yaşamı bir bütün olarak algılayacağı için
her konuyu ekosistem bütünlüğü içinde değerlendirecek ve yaşama o pencereden bakacaktır.</p>
<p><b>Sonuç:</b></p>

<p>&nbsp;<span>Ekosistemi oluşturan çok sayıda bitki havan ve mikroorganizma
gurupları birçok yönden farklılıklar göstermekle birlikte kedi içinde belirli
bir yapısal sistematiği olan yapılar oluşturmaktadır. Doğanın kompleks/karmaşık
yapısı ve çeşitliliği içinde gezintiye çıkan insanların kendilerini dinlenmiş
hissetmesinin ötesinden yaratıcı düşüncenin gelişmesi ayrıca dikkate alınması
gereken bir yarar sağlamaktadır. </span></p>

<p>Ekoloji okur-yazarlığı, doğanın bize
öğrettiklerini anlamamızı ve doğal dengenin korunmasına katkıda bulunmamızı
sağlar. Ekosistemlerin çeşitliliği ve evrimsel süreçlerin anlaşılması, ekoloji
biliminin önemini vurgular. Doğa ve insan arasındaki uyumun korunması için
ekoloji okur-yazarlığına daha fazla önem verilmelidir. İnsanların,
çevrelerindeki nesneleri ve olguları tanıyarak ekoloji bilincini geliştirmeye
başlamışlardır. Bu bilinçle uygarlık ve teknoloji gelişimini takip etmişlerdir.
Geçmişten günümüze kadar ekoloji bilinci, doğayı tanıma ve doğadan öğrenme
ihtiyacından kaynaklanmış ve bu bilgi birikimi sayesinde insanlar doğayı anlama
yolunda adım atmışlardır.</p>

<p>Düşünme yeteneği
varlık nedeni olan insan için bütünü analiz ederek yaratışı özümler ve öneriler
geliştirmesi insanı diğer bir insandan farklılaştırmaktadır. Sitemin bütünü ve
yaratığı etkilerin bilinmesi insanın yaşamı bütün olarak kavramasına ve kendi yaşamını
da ona göre düzenlemesine yol açmaktadır. Bu bağlamda ekolojinin işleyiş
mekanizmasını gerek eğitim yolu ile veya gerekse okuyarak veya kendi
deneyimleri ile farkındalık edinen inşalar doğanın yasalarını daha iyi
kavramakta, kendilerini ve çevrelerini daha iyi tanımakta ve yaşam
mücadelesinde daha avantajlı duruma gelmektedirler.</p>
<p>Not:
</p>

<p>Dr.
Ergin Duygu hocam makaleye titizlikle okuyarak yaptığı katkılarından dolayı çok
teşekkür ederim.</p>
<br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=607"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=607"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=77">Anılar</a>
							 <a href="blog.asp?tur=74">Çevre</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>