

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim." />
<meta name="Yahoo" content="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim." />
<meta name="Altavista" content="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim."/>
<meta name="Scooter" content="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim." />
<meta name="robots" content="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim." />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir.   Genç bir üniversite olan Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış, enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları, üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu. Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik. Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli bir katkıda bulundu.  Derslerine Hazırlanarak Gelir, Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde, not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı. Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı. Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım. 1987 yılında yüksek lisansım bitmek üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi) İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı, “Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır, hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca ile çalışmaya başladım.  Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi Olmuştur Göreve başladıktan kısa süre sonra sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde, metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır, uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye önem verilirdi.  Ders Notu Yazmayı Öğretti Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından, merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi. O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir, bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim dallarına gönderildi.  Yurt Dışı Doktora Eğitimine Çıkmamı İçtenlikle İstedi YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu; ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm. İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.   Özet Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nün 1980’li yıllardaki entelektüel atmosferini ve bu ortamın şekillenmesinde önemli rol oynayan her biri kendi alanında otorite olan hocalarının oluğu bölümde öğrenci olarak Prof. Dr. Nuri Güzel Hoca ile ders aldığımda tanışmıştık. Hoca kendi stilinde bilimsel/mesleki etkisinden bizlerde yararlandık. 1981–1985 yıllarında öğrenciliği sırasında Toprak Bölümü’nün farklı ülkelerde doktora yapmış dinamik hocaları sayesinde oluşan güçlü sinerjiyi aktarırken, öğrencilerin büyük bölümünün bilinçli tercihle bu bölümü seçtiğimi belirtebilirim. Nuri Güzel Hoca’nın “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde çevrisini yaptığı güncel çeviri kaynakları kullanması, derslerini not kartlarıyla sistematik biçimde işlemesi ve ölçme-değerlendirmede kapsamlı sınavlar uygulaması, onun pedagojik titizliğini göstermektedir. “Toprak Oluşumu ve Özellikleri” gibi temel eserlerin çevirilerine katkısı ve ders anlatımı, yazma ve raporlama disiplininin bir proje raporuna getirilen sert ama yapıcı eleştiriyle kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma hayatımı değiştirdi diye bilirim. Bana kazandırdığı etki ile akademik yazmanın ezberden farklı, yöntemli ve denetime açık bir etkinlik olduğunu anladım. Hoca’nın “ders notu hazırlama konusunda laboratuvar el kitabı hazırlıkları ve saksı/tarla denemeleriyle yürüttüğümüz potasyum ve N-min çalışmalarına verdiği destek, araştırma kültürünün kurumsallaşmasına hizmet çok fazla olmuştur. YÖK’ün yurtdışı programları çerçevesinde yurtdışına çıkmamı teşvik etmesi, referans mektuplarıyla süreçlere aktif katkısı, yalnızca derslikte değil kariyer planlamasında da rehberlik ettiğini göstermektedir.  Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük, mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası olsa gerek.  Çok emektar bir bilim insanı olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve </title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=63"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=63"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=63"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Üniversite Araştırma Görevlisi olarak yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın işlenmesi bakımında önemlidir.   Akademik dünyada, bilgi üretimi ve </h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><p><b>Nuri Güzel Hoca’nın üzerimizde
Bıraktığı Bilimsel Mirası ve Akademik Etkisi. Çukurova Üniversitesi Toprak
Bilimi Geleneğine Dair Bir Tanıklık</b></p><br></p><p>Üniversite Araştırma Görevlisi olarak
yanda göreve başladığım Prof Dr. Nuri Güzel hocamız 27 Ağustos 2025 tarihinde
vefat etti. Yaşadıklarım ve ban katıkları akademik kültürün ve mirasın
işlenmesi bakımında önemlidir. &nbsp;</p>

<p>Akademik dünyada, bilgi üretimi ve
öğretimi yapan bilim insanlarının emeklilikleri sonrasında ve vefatlarında
düzenlenen törenlerle bilimsel çalışmaları, ürettikleri bilgi, emekleri, öğretileri
ve yetiştirdikleri insanlara katkıları önemsenmektedir. İnsanın bilgiye verdiği
önemin eskiden beri fark edilmiş olduğu; “Bilim Çin’de de olsa git, bul ve
öğren”, “Bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum” ve “İlim ilim
bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” gibi
özlü ifadelerle dile getirildiği görülmektedir. Bu bağlamda her bilim insanının
vefatında gelenekselleşen anma etkinliklerinde kişinin bilimsel eserleri ve
yetiştirdiği insan gücü gündeme getirilmektedir. </p>
<p>Genç bir üniversite olan Çukurova
Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin en gözde olduğu 1981–1985 yılları arasında
öğrencilik yaptım. O dönemde, farklı ülkelerde doktora eğitimi almış,
enerjileri yüksek bilim insanları ve yöneticilerin yarattığı ortamla bilimsel
ve sosyal olarak güçlü bir sinerji oluşmuştu. Toprak Bölümü hocaları,
üniversitenin en seçkin şahsiyetleri olarak anılmaktaydı. Her biri kendi
alanında çok yönlü ve yetkin kişilerdi. Öğrenciler ve çevre üzerinde öyle bir
etki yaratmış olmalılar ki kayıt yaptırmaya geldiğimizde bölüm tercihi formunu
doldururken herkes “Toprak Bölümü” diyordu. Nuri Güzel Hoca ile üçüncü sınıfta
aldığımız “Toprak Verimliliği ve Gübreleme” dersinde tanıştık. Dekan
yardımcılığı yapmış, disiplinli ve “sert” imajlı bir hoca olarak biliniyordu.
Derste Tisdale ve arkadaşlar tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers “Toprak
Verimliliği ve Gübreleme” çeviri kitabından güncel konuları işlemekteydi. O
dönemde çeviriler kelime kelime kurşun kalemle kâğıtlara yazılır, sonra
sekreterlerce daktilo edilirdi. Kitap gerçekten çok kapsamlıydı. Ders kitabının
tarım tarihine ilişkin ilk bölümü beni en çok etkileyendi. Tarım tarihine olan
ilgim ve genel tarih bilgim arttıkça mesleğime ilgim de güçlendi. Çok
sonraları, özellikle doktora sonrasında ilk derse girdiğimde, öğrencilerde
gözlemlediğim başlıca eksiklik tarımı tanımlayamamaları ve geçmişe dair çok az
şey bilmeleriydi. Tarım Tarihi dersinin önemini sıkça vurguladık; yüksek lisans
hocamız ve çoğumuzun idolü Prof. Aytekin Berkman ile bunu zaman zaman
tartıştık. Tarım Ekonomisi bölümlerinde böyle bir dersin olduğunu öğrendik.
Aytekin Hoca YÖK’te görevliyken “Tarım Tarihi ve Deontoloji” dersinin
Tarım-Orman Konseyi’nde zorunlu ders olarak kabul edilmesini sağlayarak önemli
bir katkıda bulundu.</p>
<p><b>Derslerine Hazırlanarak Gelir,
Ciddiyetle Ölçme-Değerlendirme Yapardı</b></p>

<p>Nuri Güzel Hoca dersine hazırlıklı
gelir ve disiplin içinde ilerletirdi. PowerPoint sunuların olmadığı dönemde,
not aldığı kartların akışına göre derslerini işlerdi. Dört saatlik ders bazı
arkadaşları doğal olarak zorlardı. Hoca, temiz giyimli, saygılı ve nazik bir
insandı; ancak laubaliliğe veya ortamı sulandırma çabalarına asla göz yummazdı.
Sınavları uzun sürer, 120–130 soruluk çoktan seçmeli ve doldurmalı sorular sorardı.
Daha sonra asistanı olunca, öğrencilerin öğrenme becerisini ölçmek için neden
bu kadar kapsamlı sınav yaptığını daha iyi anladım.</p>

<p>1987 yılında yüksek lisansım bitmek
üzereyken hem çalışıyor hem de öğrenciliğimi sürdürüyordum. Hayriye (Mavi)
İbrikçi hocamız yurtdışında doktora yaptığından Nuri Hoca yeni bir asistan
talebinde bulunmuştu. Yüksek lisans danışmanım Prof. Dr. Aytekin Berkman ile
görüştüm; bir Araştırma Görevlisi alınacağını ve istersem Nuri Bey ile
görüşmemi önerdi. Biraz ürkeklikle hocanın kapısını çaldım. “Neye geldin?” diye
sordu. Araştırma Görevliliği sınavı için geldiğimi söyledim. Notlarıma baktı,
“Otur” dedi. O sırada Tarım Bakanlığı sınavını da kazanmıştım; tayinim Ağrı Köy
Hizmetleri’ne çıkmış, güvenlik soruşturmasını bekliyordum. Nihayetinde, dört
arkadaşın başvurduğu sınavda liyakat esastı; çalışmanın karşılığı alınır,
hocalar öğrencilerine, öğrenciler hocalarına güvenirlerdi. Sınavda başarılı
olduğum bildirildi. Özel sektördeki işimi bırakarak bölüme geldim. Yaklaşık
altı ay güvenlik soruşturmasının tamamlanmasını bekledim. Birkaç gün arayla
Tarım Bakanlığı’ndan önce üniversiteden göreve başlama yazım geldi ve Nuri Hoca
ile çalışmaya başladım.</p>
<p><b>Yazı Yazmamı Hocanın Etkisi
Olmuştur</b></p>

<p>Göreve başladıktan kısa süre sonra
sabah erkenden hocama uğrayıp yapılacak iş olup olmadığını sordum. “Tamam” dedi
ve bitmek üzere olan bir projenin sonuç raporunu yazmamı ve sunmamı istedi. O
dönemde yazılar, grafikler ve tablolar elle hazırlanır, kontrol sonrası
sekreterlerce daktilo edilirdi. Bana verilen ham verilerle bir rapor
hazırladım. Akşamüstü hâlâ çalışırken hoca içeri sert bir tavırla girip
elindeki raporu yere atarak “Böyle olmaz” dedi ve çıktı. Notları incelediğimde,
metni baştan sona kırmızı kalemle düzeltmiş olduğunu gördüm. Akademik hayatımın
ilk ciddi eleştirisi ve dersi buydu; benim için bir milat oldu. Bölümü
dereceyle bitirmenin ve erken işe girmenin verdiği özgüvenden sonra, akademik
yazmanın ezbere çalışmaya benzemediğini anladım. Sert ancak yapıcı eleştiriyle
kendi payıma düşen eleştir ile akademik yazma becerimi geliştirmesi ile hayatımın
akışını değiştirdi diye bilirim. Ertesi gün raporu baştan yazarak, hatamı kabul
edip daha dikkatli olacağımı belirterek tekrar sundum. “Daha iyi” dedi. O
dönemde araştırma görevlileri hocalardan önce gelir, hocalardan sonra
ayrılırlardı; herkes bilgiye aç olduğu için geç saatlere kadar çalışır,
uygulamalarda hocanın önerdiği biçimde ilerlerdi. Akademik yükselmeler bilgiye
dayalı olduğu için kimse sadece yayın ve puan peşinde koşmaz; ustadan öğrenmeye
önem verilirdi.</p>
<p><b>Ders Notu Yazmayı Öğretti</b></p>

<p>Nuri Hoca akademik hayatı boyunca hep
çok çalıştı. Tisdale, Samuel L.; Nelson, Werner L., JD Beaton, JL Havlin
tarafından yazılan Soil Fertility and Fertilizers (Toprak Verimliliği ve
Gübreleme) kitabı yanı sıra, dünyada en çok okutulan Nyle C. Brady ve Ray Weil
tarafından yazılan The Nature and Properties of Soils (Toprağın Oluşumu ve
Özellikleri) gibi kapsamlı kitapların çevirilerini yaptı. Araştırma görevlisi
olduğum dönemde hazırladığımız “Toprak Verimliliği Analiz Yöntemleri
Laboratuvar El Kitabı” çalışması, ders notu hazırlama becerimizin gelişmesine
ve yöntemleri özümsememize yardımcı oldu. Bölümün seraları olmadığından,
merdiven başlarına saksı denemeleri yerleştirmeyi önerdim; çok sevindi ve destekledi.
O dönemde potasyum çalışmaları popülerdi. Bölge topraklarında potasyum
ekstraksiyon yöntemlerini laboratuvar ve bitki yetiştirme denemeleriyle sınamak
için saksıda çim bitkileriyle çalıştık. Her sabah saksıların yerini değiştirir,
bitkileri gözlemler, öğrendiklerimizi öğrencilerle paylaşırdık; heyecanlı ve
verimli günlerdi. Bu arada tarla denemeleriyle doktoraya başladım. Fen
Bilimleri Enstitüsü tez önerisi istiyordu. Avrupa’da popüler olan N-min
konusunu çalışmak istediğimi söyledim; el yazısıyla hazırladığım iki sayfalık
öneriye küçük düzeltmelerle onay verdi. Önerim daha sonra örnek olarak anabilim
dallarına gönderildi.</p>
<p><b>Yurt Dışı Doktora Eğitimine
Çıkmamı İçtenlikle İstedi</b></p>

<p>YÖK Yasası’nın 33. maddesi uyarınca
yurtdışına öğrenci gönderilecekti. Ziraat alanının ağırlığı yüksekti ve her
bölümden aday belirleniyordu. Kıdemli asistan olarak benim gönderilmem
kararlaştırılınca, Nuri Hoca karşı çıkmadı; aksine referans oldu ve başta ABD
olmak üzere saygın üniversitelere başvurmamı sağladı. Yabancı dilde Fransızca
altyapısı nedeniyle İngilizcem yetersizdi; talep mektuplarını Hoca yazdı. Yurda
dönüşte çalışmalarım biyoloji ve ekolojiye kaymış olsa da buna saygı duydu;
ilişkimiz saygı ve vefa temelinde sürdü. Emeklilikten sonra da bölüme
uğradığında ihtiyaçlarını sormayı sürdürdüm.</p>

<p>İlk asistanlığımda Hoca, “Biz devlet
memuruyuz; işimizi doğru yapacağız ve yanlışın içinde olmayacağız” demişti. Ben
de “Hocam, biz bilim insanıyız” demiştim. Nuri Hoca’nın kamusal dürüstlük,
mesleki sorumluluk, çalışma disiplini ve tevazua dayalı kişisel erdemleri hep
öne planda olmuştur. Laubaliliğe ve tembelliğe karşı ilkeli tutumu ile
öğrencilerinde bıraktığı kalıcı etki, bir bilim insanının en kıymetli mirası
olsa gerek.&nbsp; Çok emektar bir bilim insanı
olarak bizlere saygın bir intiba ve kalıcı bir miras bıraktı. Yaşadığım bu
tanıklık, bir kuşağın akademik habitusunu ve hoca-öğrenci ilişkisinin
dönüştürücü gücünü görünür kılmakta oluğunu rahatlıkla belirtebilirim.</p><br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=63"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=63"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=71">Eğitim</a>
							 <a href="blog.asp?tur=79">Serbest Yazılar</a>
							 <a href="blog.asp?tur=73">Tarih</a>
							 <a href="blog.asp?tur=72">Üniversite</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>