

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=896"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=896"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=896"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><b>Öğretim
Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?</b></p>

<p><b>Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ</b></p>
<p><b>Mesleğe yeni
başlayan genç bilim adamları için örnek bilim adamı Prof. Dr. Mahmut Sayın’a
atfen </b></p>
<p><b>ÖZET</b></p>

<p>Uzun zamandır ülkemizin eğitim sorunlarını yurttaş bilinci ile bütünsel
olarak işlemeye çalışıyorum. Bu süreçte, değişik üniversitelerden çok sayıda
öğretim üyesi ve Lisansüstü öğrencilerin bana en çok sordukları soru, bilim
insanını tanımlar mısınız? Bilim insanı kimdir? </p>

<p>Ülkemiz yükseköğretimin
temel sorunlarından biri de nitelikli bilim adamı sorunudur. Bugün
üniversitelerdeki ciddi verimsizliğin temel nedeni bilim adamı yetiştirme ve
belirleme yönteminin ciddi ölçütlerinin olmamasından kaynaklanmaktadır.
Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen şekilde kendi çiftliğinden başka hiçbir
üniversite atmosferini teneffüs etmeyen, diğer bir ifade ile adam sendeci bir
yaklaşımla alınan öğretim üyelerinin kendini aşamaması veya bulunduğu ortamın
psikolojik baskısına maruz kalması nedeniyle pasif (çekingen) bir bilim
adamlığı (boynuz kulağı aşamaz) oluşmaktadır. Bütün bunların sonucunda bilimin
ülkemizde istenilen şekilde yeşerememesinin temelinde akademisyenlik bilincinin
yani bilim felsefesi, bilim kültürü ve tarihi bilinci yetersizliğinin her geçen
gün kendini ciddi şekilde hissettirmesidir. Ülkemiz
üniversite tarihi çok yeni ve gelenekler oluşturmadığımızı biliyoruz. Ancak son
yıllarda üniversitelerin üst yönetimlerinin belirlenmesi özerk üniversite
bileşenleri tarafından ağırlıklı çoğunluk tarafından belirlenmek yerine
yukarıdan atanması ile üniversiteleri hızla politize etmektedir. Bu durum doğal
olarak bilim adamı portresi ve profiline de yansımaktadır. Yer yer basına
yansıyan bilgilerden bilimsel liyakat ve objektiflikten çok güç ilişkileri ve
siyasi eğilimler üniversitelere sirayet etmiş gözüküyor. Bu durum bilim insanı
kimliğini tartışmalı durma getiriyor.</p>

<p>Üniversite kavramı yeterince tanımlanmadığı için üniversitelerin normal
okullardan farkının ne olduğu, üniversitelerde artı değerin ne oluğu, bu
kurumlarda nelerin öğretildiği, bu kurumlara kimlerin öğrenci olarak kabul
edilebileceği, kimlerin hoca olabileceği veya hocalarının niteliği nasıl olması
gerektiği şeklindeki soruların cevapları tam anlaşılmamaktadır. Önce
üniversiteyi tanıyalım; a<b><i><u>dı ütünde evrensel kurumalar olarak
üniversiteler; felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne
alarak kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini
sağlayan ortamlardır.</u></i></b> Bu ortamlarda her türlü düşünce otoriteye,
tabulara ve kişilere bağlı olmaksızın tartışılmaktadır. Bu bağlamda
üniversitede hocalık yapanların da, bilgi sahibi, bilim insanı kimliği ile
biraz aykırı ve muhalif yapısı yanında düzgün, erdemli ve ilkeli bir duruş
sergileyen kişilikte olması beklenilmektedir. Hocaların bilinen bilginin
ötesinde, olaylara yeni ve alternatif yaklaşımlar ile olaylara derinlemesine
tarihi ve felsefi tartışma boyutu kazandıran aydın kimliğinin oluşması gerekir.
Bu anlamda yetişmiş aydın kimlikli bilim adamı veya öğretim üyesi, içinde
yaşadığı toplumun veya daha geniş anlamda dünyanın sorunlarını izlemek, tahlil
etmek ve bilimsel bakış açısı içerisinde sorumluluk bilinci ile kendi
görüşlerini oluşturmak durumundadır. Bir yaşam biçimi olarak bilim insanı, her şeyden önce yetişkin
birey davranışı ile hoşgörülü, alçak gönüllü, kendini demetleyebilen, sabırlı
ve paylaşımcı yapısı ile tezlerine karşı yapılan bütün eleştirilerden ders
çıkaran ve bildikleri ile değil, bilmedikleri ile kendisini özeleştiriye tabi
tutan evrenselleşmiş kişidir. Ülke, dil, din, coğrafi
bölge sınırlarını aşan, yeryüzünün her noktasında meydana gelen olayların
kendisini de ilgilendirdiği konusunda herkesten fazla sorumluluk duyan ve
düşünen kişidir. Bilim insanı olayları ve olguları olduğu gibi kabul eden,
gerçeğe saygılı ve ahlaki değerleri yüksek kişidir. </p>

<p>Bilim
insanı Bertrand Russell’ın belirttiği gibi ‘ben varsam her şey iyi, ben yoksam
kötü diyen, ben merkezli, açgözlü, çıkarı için kural tanımayan ve amaca
ulaşmada her türlü yol mubahtır diyen kişi hiç değildir’. Esen rüzgârın yönüne veya gücüne
göre fikir değiştiren veya anlayışını güçlü olana göre belirleyen kişi
değildir. Kendinden zayıfı ezmeyen ve kendinden güçlünün önünde diz çökmeyen,
sağlıklı iç gelişmesini tamamlamış, olgun yapısıyla insanı insan olarak gören
ve insan olduğu için saygı duyan ahlaklı ve erdemli kişidir. </p>

<p><b>Bilim adamı kısaca; </b>Evrensel düşünen, hoca sorumluluğu taşıyan, objektif,
ahlaki sorumluluğu yüksek,&nbsp; aydınlanmış,
öngörüsü yüksek, t<span>üm insanlığa ve doğaya
karşı sorumlu, e<b>leştiriye açıktır ve gerçeği söyleme cesaretine sahip
kişiliktir.</b> Ahmet Cemal 18 Kasım 2011 tarihli köşesinde “gerçek
bilim insanı kim sorusuna” Gerçek “ bilim adamlığı”, salt bilgi birikimini çok
aşan, bir zihniyet ve bilinç meselesi olan bir uğraştır” der.</span></p>

<p>Bilim adamı toplumsal üretime katkı sunan ve topluma hizmet etmeyi
amaçlayan kişidir. Bilim insanı her türlü küçük çıkar beklentilerinin üzerinde
hareket eden gerçek kişidir.</p>

<p>Umarım ülkemiz batılı anlamda akademisyen ve bilim adamı seçimi
kriterlerini belirler ve geleceğin bilim insanları ülkemizi bilim üreten bir
seviyeye çıkarılar. <b>Üniversiteler olarak en kısa zamanda çağına yakışır bir
yükseköğretim yasası çıkarmaz ve gereği gibi yetişkin bilim insanları
üniversitelerde yetişmezse</b><b>, bugün siyasetin
kaybettiği zemini korkarım üniversiteler de yaşayabilir. Bu çok ciddi bir
tehlikedir ve hepimiz batacak olan bu gemiden sorumluyuz. </b><b>İbni Sina “Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç
eder” diyor.&nbsp; </b></p>

<p>Yukarıdaki niteliklere uygun bilim adamlarının bulunduğu bir ortamda ü<b>niversitelilik bilincimin gelişmesine
</b>katkısı olan ve 24 Ocak 1990 tarihinde trafik
kazasında kaybettiğimiz örnek bilim adamı Prof. Dr. Mahmut SAYIN hocamın
anısına geçen sene yazdığım <b><span>“Örnek Bilim Adamı”
ile yeni kaleme aldığım “Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir” başlıklı
yazılarımı ilişikte bilginize sunuyorum. </span></b></p>

<p></p>
<p><b>YAZININ TAMAMI</b></p>
<p><b>Stephan Zweig “Bilimde körlük yanılgı değil,”korkaklık”dır. Bilim
adamının korkaklarla, ürkeklerle işi ya da saygıdan ötürü gerçeği görmemeye
hakkı yoktur.</b></p>
<p><b>Bilim adamı</b></p>

<p>·<span>&nbsp; </span><b>Evrensel düşünen kişidir,</b></p>

<p>·<span>&nbsp; </span><b>Objektiftir,</b></p>

<p>·<span>&nbsp; </span><b>Ahlaki sorumluluğu yüksek olan
kişidir.</b></p>

<p>·<span>&nbsp; </span><b>Aydınlanmış kişidir</b></p>

<p>·<span>&nbsp; </span><b>Öngörüsü yüksek olan kişidir</b></p>
<p><b>Hoca Sorumluluğu</b></p>

<p>&nbsp;Öğretim üyesi hepimizin kabul edeceği gibi, aydınlanmış, geniş
bilgili, görgülü, ufku geniş, toplumun gelişme dinamiklerini yaratan, topluma
öncülük eden ve o toplumun beyin takımını oluşturan kişidir. Öğretim üyesinin
üç temel görevi bulunmaktadır. 1) Eğitim ve öğretim, 2) Bilimsel araştırma 3)
Bulunduğu coğrafyadaki toplumun bilinçlenmesini sağlamaktır. <b>Bilim insanı
her şeyden önce kendi çalışma konusunu tam ve etraflı olarak biliyor olması
gerekir. Ondan sonrada toplumsal sorunlarla ilgilenmesi gerekir.&nbsp; </b>Bu anlamda yetişmiş aydın kimlikli bilim
adamı veya öğretim üyesi, içinde yaşadığı toplumun veya daha geniş anlamda
dünyanın sorunlarını izlemek, tahlil etmek ve bilimsel bakış açısı içerisinde
kendi görüşlerini oluşturmak durumundadır. </p>

<p>Öğretim üyesi bir de sosyal bilimci ise bu sorumluluğu daha da artmakta
ve görüşleri ile çevresini aydınlatma, sorun çözme zorunda ve sorumluluğunda
olmaktadır. Bu bakımdan hoca sorumluluğu ağır ve vicdani bir sorumluluktur.
Bilim insanı ve öğretim üyesi bu bağlamda hiçbir grubun veya kurumun çıkarı
içinde olmadan, bilgi birikiminin kendisine sağladığı objektif düşüncelerini
özgür iradesi ile ortaya koymak durumundadır. Bugün gelişmiş toplumların
gelişmişlik değerleri bu tür düşünen aydınların farklı düşünme ve yaratıları
sonucu bugünkü düzeylerine gelmişlerdir. Bir tarımcı olarak, başta ülkemiz
tarım politikası nedir, küreselleşmenin tarım üzerindeki etkileri nelerdir,
tarıma dayalı olarak artan çevre kirliliği ne boyuttadır, bunun insan sağlığı
üzerindeki etkileri nelerdir, artan dünya nüfusuna bağlı olarak besin
zincirinin güvencesi için alternatif yaklaşımlar ve yeni gelişmelere neler
olmalıdır? gibi sorulara cevap vermez ve görüş oluşturamazsam o zaman bir lise
hocasından farkım kalmaz. Bu bilgiden yoksun yetiştirilen üniversite mezunu da
oluş ve olaylara bütünsel bakma şansına sahip olmayacaktır. Bu bağlamda,
üniversite öğretim üyeleri birer yaşam misyonerleri olarak çevresini
aydınlatmakla kendi kendisini görevlendirmiş, yenilikler yaratma peşinde olan
birer Sokrates olmak zorundadırlar. Aksi taktirde bizler mektepleşmiş ileri
lisenin birer memuru olmaz mıyız? </p>
<p><b>Bu Topraklarda Neden Hoca Yetişmez</b></p>

<p>&nbsp;Celal Şengör bir yazısında, neden Newton ve Albert Einstein
Çin'de ya da Türkiye'de doğmaz diye sorduğu yazısında, haklı olarak, ülkemizde
bu anlamda çok az sayıda bilim ortamının ve insanının olduğunu belirtmektedir.
Bu anlamda öğretim üyesi kendi konusunda yetkin olduğu gibi toplumsal ve sosyal
konularda da geniş bir birikime sahip kişidir. Bilim ortamı tartışmaların ve iç
dinamiklerin yüksek düzeyde olduğu yerlerdir. Oxford, Chambirdge, Paris, Pisa,
Roma, Harvard, Heidelberg gibi üniversitelerin hocaları bağımsız düşünebilen ve
görüşlerini her platformda açıklayabilmeleri sonucu bugün ünlü üniversiteler
sınıfına girmektedir. Bu üniversitelerin temel özelliği; özerk ve özgürlükler
ortamında nitelikli ve düşünce üreten birçok aykırı bilim adamlarına kapılarını
açık tutmalarıdır. Yoksa güzel, tarihi binaları var diye kimse bu kurumlara
itibar etmemektedir. YÖK ile birlikte üniversitelerimiz, üniversite (evrensel
anlamda fikirlerin oluştuğu ve tartışıldığı ortam) kavramın bilmeden, dikensiz
gül bahçesi olarak görülmek istenmektedir. Bilginin sınırları aştığı bilgi
toplumunda acaba tek doğrunun ne kadar itibarı kalmıştır?&nbsp; </p>
<p><b>O Zaman Üniversite Nedir?</b></p>

<p>Eflatun ve Aristo’nun hiçbir politik ve dini baskı unsuru
olmadan öğrencileri ile felsefi tartışma yarattıkları ortamdan esinlenerek
günümüze kadar evrensel ölçekte bağımsız ve tüzel kişiliğe sahip kurumlar
olarak “universitas” üniversite adını almışlardır. <b><i><u>Üniversite felsefi
tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne alarak kişilerin
olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini sağlayan ortamlardır.</u></i></b>
Üniversiteler adı üstünde evrensel kurumlar olup geçmişten günümüze otoriteden
bağımsız olarak bilgi üretmek ve yaymak konusunda çetin bir mücadeleden geçerek
ve halen de bunun içinde olarak bugünlere kadar geldiler. Batıdaki köklü
üniversiteler bu mücadelede bir adım öne geçmelerine karşın onların da mali
yönden bağımlı olmaları nedeniyle yönetimlerinde doğal olarak da parayı veren
güç tarafından kontrol edilmek istenmektedir. Üniversiteler bu bağlamda hep
otoriteye karşın, özgür tartışma ortamında, eleştirel düşünmeyi savunmuşlardır.
Bu tartışmanın yapılması için, her türlü düşüncenin otoriteye, tabulara ve
kişilere bağlı olmaksızın, korku ile değil, sevgi ve paylaşımla tartışılmasını
gerektirmektedir. Bu bağlamda üniversite ortamı karşılıklı diyalektik tartışma
ortamında herkesin kendisini ifade edebilme şansını bulması nedeniyle de tam
demokratik kurumlardır. Kurumlara genellikle bu tartışma ortamını yürütebilecek
belirli bir felsefi görüşü gelişmiş ve bunu bir yaşam biçimi olarak kabul etmiş
seçkin kişiler alınmaktadır. Bu bağlamda üniversite herhangi bir iş kapısı
değildir.&nbsp; </p>
<p><b>Bilim İnsanı Kimdir?</b></p>

<p>&nbsp;Bilim insanı evrendeki olay ve olguları inceleyen, onun altında
yatan gizemin kaynağını araştıran ve bu gizemin nedenlerini anlamaya çalışan ve
anladıklarını basitleştirip kitlelerin anlayabileceği bir şekilde yayın yolu
ile duyuran kişidir. Ayrıca bilim insanı anlamış olduğu doğal gizemi yaşamı
daha da kolaylaştıracak şekilde insanlığın hizmetine sunan kişidir. Ulaşım
araçlarının gelişimi, modern tıbbi cihazlar, elektrik ve elektroniğin
keşfedilmesi ve bu hizmetlerin geniş kitlelere ulaştırılması konuya verilecek
güzel örneklerdir. Bu yönüyle bilim insanı hayatın her alanında yaşamı
kolaylaştırmak için büyük bir mücadele içindedir. Ancak bilim insanı hiçbir
zaman kıskanç duygularla bulgusunu salt kendisi ve çevresi için kullanmamıştır
ve kullanmamalıdır. İnsanlığın kanımca en büyük buluşu olan elektriği bulan
kişi bulgusunu sadece kendi çevresine, kendi ulusuna ve mensup olduğu dini
cemaatin kullanımına sunmamıştır. Bugün toplum yaşamının neredeyse tamamı
elektriğin varlığına bağlıdır ve buluşu yapan kişi ve yapıldığı ulusun
sınırlarını çoktan aşmıştır. </p>

<p>Pekâlâ,
nasıl bir kişidir bilim insanı, nasıl bir kişiliği vardır da insanlık için
durmadan çalışır, özveride bulunur ve çoğu zaman da hayattayken toplumda hak
ettiği itibarı görmez, hatta alay konusu edilir? Bilim insanlığı bir yaşam
biçimidir. Her şeyden önce bilim insanı kendini aşmış, evrenselleşmiş kişidir.
Kendine has bir yaşamsal disiplini olan, herkesten fazla toplumsal sorumluluk
taşıyan kişidir. Ülke ve bölge sınırlarını aşan, yeryüzünün her noktasında
meydana gelen olayların kendisini de ilgilendirdiğini düşünen kişidir. Dili ve
dini evrenseldir. Sınırları evrenin sınırları ile ölçülmektedir. Bilim insanı
hipotezini kurarken veya sonuçlarını açıklarken kendi dünya görüşleri
doğrultusunda hareket edemez, hissi davranamaz. Bulguları veya bilimsel gerçekler
üzerinde titrediği herhangi bir konuda kendisine ters geliyor diye
çalışmamazlık edemez ve bulgularını gizleyemez. Hepimizin bildiği Galileo bilim
insanlarına çok güzel bir örnektir, bu değerli bilim insanı ‘yine de dünya
dönüyor’ derken var olan doğal gerçeği ölümü pahasına da olsa bilimsel ahlaka
yakışır bir şekilde açıklamayı bir görev bilmiştir.</p>

<p>B<i>ilim adamı </i>kimdir ya da
kimler bilim adamı olabilir? En kısa tanımı ile “bilimle uğraşan kişidir”.
AnaBritanica adlı ansiklopedide ise şöyle tanımlanmaktadır bilim adamı "<i>nesnel
dünyaya ve bu dünyada var olan olgulara ilişkin tarafsız gözlem ve sistematik
deneye dayalı ve genel doğrulara, temel yasalara ulaşmayı hedefleyen zihinsel
etkinliklerin ortak adı" diye.</i> Bu durumda, bir diğer ifade ile “nesnel
dünyaya ve bu dünyada var olan olgulara ilişkin tarafsız gözlem ve sistematik
deneye dayalı çalışmalar yapan, genel doğruları ve temel yasaları bulmayı
hedefleyen herkes bilim adamı olabilir. </p>

<p>Pekâlâ, bilim adamı bir unvan mıdır? Varsa bu unvanı kim veya hangi
kurumalar verir. Eğer bu unvan üniversite tarafından veriliyorsa; her
üniversiteli, uzman ve öğretim üyesi ya da araştırıcı araştırma görevlisi,
Doçent, profesör, bilim adamı mıdır? </p>

<p>Evet, bilim adamlığının bir unvanı vardır ve bu unvan bilimle uğraşan,
toplum ve doğa yararına çalışmalar yapan ve yaşamını sorun çözmeye adayan
topluluğa verilen genel bir ibaredir. Ben bilim adamıyım diye bilim adamı
olunmaz. Kişinin bilime katkıları toplum ve tarih tarafından itibar görürse
unvan alır.&nbsp; Bilim adamı unvanı dendiğinde
bir saygı, şükran duygusu sezilmekte ve bilimle uğraşanları onore etmek
hedeflenmelidir. Bu bağlamda bir unvan olarak bilim adamlığı, Ar-Gör, Yard.
Doç. Doç. Prof. gibi akademik unvanlardan farklı olmak zorundadır. Doçentlik ve
profesörlük kişisel unvanlar yasa ve yönetmenliklerle hangi koşuları yerine
getiren kişilere verileceği bellidir. Örneğin, mevcut yasa ile üniversitede iyi
bir öğrenci olmasanız bile uslu, hocasına veya yöneticilerine karşı saygıda
kusur etmeyen biat eden, iyi bir çocuk olarak Araştırma Görevlisi
alınabilirsiniz. Sonra hocanın her dediğini yerine getirerek hocanın ölç
dediğini ölçer, tart dediğini tartarak doktoranızı tamamlayabilirsiniz. Hocanın
yayınlarının yanına isminizi de yazarak yayın sayısına sahip olabilirsiniz.
Hasbel kader dil sınavında geçerseniz önce Doçent, beş yıl sonra da Profesör
olursunuz. Maalesef bu durumda olan sayısız akademisyen sayılabilir. Tabii
aldığınız, Doç. veya Prof. gibi kişisel unvanlar ile bilim adamlığı gibi
toplumsal ve onursal unvanların farkı olması gerekir. Çünkü akademik unvan
verilir, ancak bilim unvanı alınır.</p>

<p>Sonra bilim adamlığı sadece akademisyenlerin tekelinde midir? Üniversitede
sadece ders veren, birkaç uluslararası makale yazan, bu sayede doçent, profesör
olan bir kişi midir bilim adamı? Örneğin bir ecza çırağı bilim adamı olabilir
mi?</p>

<p>Tabii ki bilim adamlığı sadece
akademisyenlerin, üniversite mensuplarının tekelinde değildir ve olamaz da.
Ancak formel olarak öğretim üyesi, araştırıcı, uzman olmak bilim adamı olmak
için yeterli değildir. Çünkü geçmişte buna benzer unvansız kişilerin bilime
önemli katkıları olmuştur. Bunun için okullu veya diplomalı olmalarına da gerek
yoktur. Ancak okul bu işin kapısını açmaktadır. Diğer taraftan prof.
mertebesine ulaşıp da ciddi hiç bir yayını olmayan birçok akademisyen
bunmaktadır. Ancak akademi bilimsel disiplini işlemesi ve metodolojik olarak
olaya yaklaşmasını sağladığı için o çatı altında toplanılması çok doğaldır.
Bilim kuruluşları veya bilim adamlarının bilimsel disiplin içinde temelde
iddiaların bilimsel yöntemle ortaya konması ve bulgularının ve savlarının
bilimsel süreçten ve süzgeçten geçirilmesi gerekir. Bu sürecin herkesçe
tekrarlanabilir olması birinci şarttır. İddia sahiplerinin “ben yaptım oldu, o
zaman olmuştur” benzeri savunuları bilim kuruluşlarının kabul etmediği bir olgu
olduğu için bilimin akademi tekelinde olması gerekir. <b>Tasang
“bir bilgin anlayışlı ve sabırlı olmalıdır. Çünkü onun yükü ağır ve yolu
uzundur” diyor. Ne büyük ders değil mi?</b> </p>
<p>Bir yaşam biçimi olarak bilim adamlığı her şeyden önce yetişkin birey
davranışı ile hoşgörülü, alçak gönüllü, kendini demetleyebilen sabırlı ve
paylaşımcı yapısı ile tezlerine karşı yapılan bütün eleştirilerden ders çıkaran
ve bildikleri ile değil, bilmedikleri ile kendisini öz eleştiriye alan bir
kişiliktir. Bu bağlamda bilim adamı kör inatçı değil, daha çok olayları
tanımaya çalışan, aklına ve diline geldiği gibi konuşan değil, olayı akıl
süzgecinden geçiren kişidir. Bilim adamı bilimsel olayları değerlendirirken
sokak ağzı ile laubali bir şekilde düşüncelerini karşıya benimsetmeye kalkmaz. Bilim insanı aynı zamanda
hümanist kişiliklidir. Aslında bunlar akademik terbiyenin
ölçütleridir. Akademik terbiyenin oluşması için mutlaka mesleğe yeni başlayan
kişinin tam bir üniversite ortamındaki farklıklıları teneffüs etmesi gerekir.
Bunun için mutlaka genç öğretim üyelerinin yurtdışını ve üniversitelerdeki
farklıklıları görmesi gerekir. </p>

<p>Pekâlâ, bilim adamı salt çağının ve toplumun sorunları yanında doğanın
yasalarını tanıma ve çözüm bekleyen problemlerle boğuşmak zorunda mıdır? Yoksa
bir kez akademik unvanı aldıktan sonra,&nbsp;
politikaya soyunmanın sıçrama tahtası olarak görülen, bölüm başkanı,
dekan, rektörlüğe soyunmayı yeğlemek, kartvizitine veya CV’sine benim şu
özelliklerim var diye yazdırabilmek uğruna her şeyi göze alabilmek midir bilim
adamlığı? Hangisi acaba? Bilim adamlığının çağına, sosyal, kültürel ve
toplumuna karşı sorumluluğu var mı veya böyle bir sorumlulukları var mıdır veya
olmalı mı? Tabii bilim insanı çağına ve topluma karşı sorumludur ve bilimden ve
doğadan yana taraf olmak zorundadır.</p>

<p>&nbsp;<b>İyi/kötü, namuslu/namussuz bilim
adamı olur mu? Olabiliyorsa bunun ölçütleri nelerdir?</b></p>

<p>Bu tabii kişinin kendi değer yargıları ile ilgili olsa gerek. İyi bilim
adamı önce çalışmaları ve etik değer yargıları ile kendisini kanıtlaması
gerekir. Tabii doğadan yana insandan yana her bilim insanı namuslu ve dürüst
olmak zorundadır.</p>

<p>Bu
soruya Prof. Dr. Ahmet İnam CBT dergisinin 6/12/2003 sayı 872’ deki Gönülden Bilime’
adlı köşesinde bakın ne diyor.</p>

<p><i>&nbsp;"Bilim insanı
kimdir?" sorusuna yanıt ararken, <b>kişilik özelliklerinin </b>değil, <b>bilim
insanı karakterinin </b>ardındayım. Kişilik özellikleri, sinirli, sabırsız, içe
dönük ya da dışa dönük... diye nitelendirebileceğimiz <b>psikolojik </b>özelliklerdir.
<b>Bilim insanı karakteri </b>diye nitelendirdiğim, elbette ki psikolojik
özelliklerden bağımsız olmayan, bilimsel araştırma ala­nında yaşıyor olmanın
getirdiği <b>karakter özellikleri, </b>bilim yapan in­sanın, bilim insanı
olarak taşıdığı, <b>taşıması gereken </b>özelliklerdir. </i></p>

<p>Inam’a göre bilim insanının temel karakteri dürüstlük
olduğunu belirtiyor, şöyle ki; kendine ve araş­tırdığı alana, alanıyla ilgili
araştırmalara karşı dürüstlük. Bu dürüst­lük, gerçeğe duyulan saygıdan gelir.
Bu saygı en azından beş öğeden oluşur<i>: a) Gerçekliği anlama, öğrenme,
araştırma duyarlılığı. Sürek­li gözlemlerle, yeni bilgiler edinme çabası, b)
Yeni verilerle, yeni öğ­renilenlerle eski bilgilerimizin karşılaştırılması.
Özeleştiri. Ken­dimizle ve gerçeklerle yüzleşebilme. c) Araştırma yaptığımız
alan­larda farklı görüşlere açık olma. d) Görüşlerimizi içtenlikle, açıkça dile
getirme, e) Sürekli olarak kendimizi <b>tazeleme. </b></i>Bu saygı, bilim
insanının kendine, yaptığı işe, bilime, insana saygısıdır.</p>

<p><b>Mevla’na gibi topraktan elmas arar gibi ilim
irfan arayan bilgin bilim insanını şöyle tanımlamaktadır “nice bilgin var ki
gerçek bilgiden, gerçek irfandan nasipleri yoktur. Bu çeşit bilgin, bilgi
hafızıdır, bilgi sevgilisi değil”dirler.</b></p>
<h1>Bilim İnsanı
Evrensel Olma Durumundadır</h1>

<p>&nbsp;Bilimin bu evrensel ilkelerini yerine getirecek olan tabii ki
insandır. Yukarıda belirtildiği üzere bilimsel araştırmaların sistematik olarak
yürütülüp sonuçlandırılmasında bilim insanının çok büyük sorumluluğu
bulunmaktadır. Bilim insanı da toplum içerisinde yaşadığı için toplumla
birlikte olması gereken durumlarda kendi iradesi dışında zorunlu bir takım
ilişkiler çerçevesinde üretim sürecine girmek ve toplumun ortak kültürünü
paylaşmak zorundadır. Buradaki bilim insanının kendi toplumsal dinamiği içerisinde
bir ulusal veya toplumsal kültürü vardır, bunlardan ise dayandığı sınıfın
kimliği ve kültürü ağır basmaktadır. Bu yönüyle bilim insanı bir kişilik ve
kimlik taşımaktadır. Bir de bilim insanının başka bir kimliği veya kültürü
vardır ki o da evrensel kimliğidir. Bu bağlamda <b><span>Voltaire
bilim insanını şöyle tanımlıyor “Gerçeği arayanlar bütün insanın mali olur”.</span></b></p>
<h1>Bilim İnsanı
Gerçeği Aramakla Yükümlüdür</h1>

<p>&nbsp;Bilimsel
düşünce yapısı kazanmış bir kimse her şeyden önce gerçekçi bir yapıya sahiptir.
Olaylara saygılıdır ve her olayın bir nedenden kaynaklandığını bilir. Cemal
Yıldırım’ a göre bilim insanı yargılamalarında tutarlı ve ihtiyatlı olmasını
bilir; olay ve olgulara dayanmayan genellemelerden kaçınır, dogmatik inançlara
sapmaz. Modern fiziğin öncülerinde olan James Clerk Maxwell ailesinden miras
kalan geniş topraklar üzerinde oturup yaşamını sürümek yerine akademik çalışmayı
tercih etmiş ve elektromanyetik dalgalarının varlığını teorileştirerek bugünkü birçok
yaşam kolaylığına katkıda bulunmuştur. </p>

<p>Bilim
bir sistematik öğrenme ve araştırma sanatı olduğuna göre bilim insanlığı ahlakı
doğuştan değildir, eğitim ile kazanılacak bir olgudur. Bilim insanının en
önemli özelliklerinden biri de onun ahlaki hayatıdır. Bilim insanın ahlaksal
hayatı, sürekli bir arayış heyecanı, çıkara dayanmayan bir özlemle didinen saf
ve onurlu bir hayattır. Sürekli doğruyu aramak, bulguları çarpıtmamak,
okumadığını okumuş gibi, bulmadığı sonucu bulmuş gibi göstermemek, başkalarının
düşüncelerini kendi görüşüymüş gibi sahiplenmemek gibi erdemlere sahiptir.
Bilim insanın ahlaksal hayatı paraya, üne ve otoriteye önem vermeyen fakat
gerçekleri bulma ateşi ile çırpınan bir hayattır. Bu anlamda bilim adamı,
bilimi ve bilgisi ile ölümünden de sonra da yarattığı etkileri yaşayacağı için
kutsal bir görev üstlenmektedir. Bu bağlamda bilime ve bilgiye olan saygı bilim
adamına saygıya dönüşmüştür.&nbsp; </p>

<p>&nbsp; Türkiye
Bilimler Akademisi TUBA’nın 14/04/2001 tarihli duyurusunda bilim insanı şöyle
tarif edilmektedir: Bilim insani ve akademik etkinliklerde etik başlıklı
bölümde, ‘Bilim insanı, akademik yaşamının bütün evrelerinde ve&nbsp; öğretim,
yönetim ve akademik değerlendirmelere ilişkin görevlerde bilimsel liyakati
temel ölçüt olarak kabul eder,&nbsp; temel etik kurallarının dışına çıkmaz ve
bu kuralların dışına çıkılmasına göz yummaz. Eğitimin eksik verilmesi,
kopyacılık, akademik ilerleme ve ödül&nbsp; jürilerinde bilimsel liyakat
ölçütlerinin dışına çıkmak, kişileri kayırmak ve benzer davranışlar kabul
edilemez’.</p>

<p>&nbsp; Bilim insanı ahlaki değerleri yüksek olan
kişidir. Bilim insanı olayları ve olguları olduğu gibi kabul eder, gerçeğe
saygılı kişidir. Esen rüzgârın yönüne veya gücüne göre fikir değiştiren veya
anlayışını güçlü olana göre belirleyen kişi değildir. Kendinden zayıfı ezmeyen
ve kendinden güçlünün önünde diz çökmeyen, sağlıklı iç gelişmesini tamamlamış,
olgun yapısıyla insanı insan olarak gören ve insan olduğu için saygı duyan
ahlaklı ve erdemli kişidir. Bilim insanı kibir, haset, kıskançlık, kendini
beğenmişlik gibi insanı zayıflıklarını çoktan geride bırakmış ve kendini aşmış
kişidir. Anadolu’daki halk deyişi ile kemale ermiş bir kişiliği vardır. Bu
yönüyle bilim insanı kendini ve dar çevresini aşmış kişidir. Bilim insanı ben
merkezli değil, biz merkezli, paylaşımcı kişiliğe sahiptir. Makam ve mevki
peşinde koşan değil, toplumun mutluluğu için bilgi üreten kişidir. Öğretim
üyesi, bilimsel bakımda kendisine hedef olarak seçtiği konuda sorun çözmeye
kendisini adamış, duruşu olan, yetişkin, belirli bir felsefi bakış açısı olan
ve öğrendiklerini ve bulgularını öğrencileri ile paylaşan kişidir. Bilim adamı
üst makamlardan bir zorlama gelirse yaparım, gelmese sırt üstü yatarım anlayışı
ile hareket eden bir teknisyen veya memur değildir<b><span>.
Bacon “bilgiyi, başka kimseler üzerinde üstünlük sağlama, kar ve şöhret ya da
bunun gibi aşağılık şeyler için değil; yaşamda ondan yararlanmak ve kullanmak
için ara” diyor.</span></b></p>
<h2>Bilim Adamı
Bulgularını Halkla Paylaşmak Durumundadır</h2>

<p>&nbsp; <span>Bilim ile
uğraşan kişi kendisini halktan uzak tutmamalıdır. Çoğu bilim insanı kendini
izole ederek, kullandıkları teknik ve teknolojinin arkasında durarak kendi
yaptıkları karşısında insanların hayret ve şaşkınlık gösterilerini kendileri
için bir gurur ve üstünlük kaynağı olarak görmektedirler. Her şeyden önce bilim
insanı bilimini halka indirgemeli ve herkesin anlayabildiği dille kitlelere
sunum yollarını aramalıdır.</span></p>

<p>&nbsp; Sokrates tüm
yaşamını bilmek ve doğruya ulaşmak için harcamıştır. Aristoteles ‘bütün
insanlar yaratılışları gereği öğrenmek ister’ diye başlar ünlü Metafizik adlı
eserinde. Böylece bilim insanı her ne koşul altında olursa olsun doğru söyleyen
biri olmalı, araştırma sonuçları ne ise onu kamuoyuna açıklamalıdır.</p>

<p>&nbsp; Bilim yapan kişi
bilimsel çalışmalarında hiç bir maddi kazanç ve çıkar gütmeksizin yapmalıdır.
Bilim insanı gerek bilimsel çalışmalarında ve gerekse toplumsal ilişkilerinde
maddi kazanç sağlanacak diye uğraşısında ve ilişkilerinde para ve benzeri küçük
değer yargılarına tenezzül etmez. Bilim insanı için bir bilinmeyenin bilinir
hale getirilmesinin, toplumun problemlerine çözüm getirmesinin ve bir canlının
canını kurtarmasının verdiği haz maddi hazla karşılaştırılamayacak bir
duygudur.</p>

<p>&nbsp; Araştırmacının tarihsel ve
toplumsal bir sorumluluğu vardır. <span>Yaptığı
her araştırma kendi sınırlarını aşan nitelikte olduğundan bilim insanı çağına
ve dünyaya karşı olan sorumlu kişidir. Bu nedenle bilim insanı yaptığı
araştırmanın sorumluluğunu taşımalıdır. Sorumlulukları salt laboratuvarda ve
kütüphane kapılarının ardında kalmamalıdır, zaman zaman toplumu kendi bilgi ve
birikimi ile aydınlatmalıdır. Bilim insanı öğrencilerini bilimi ve geniş bilgi
birikimi ile aydınlatır ve aynı zamanda topluma bilim hizmeti sunmakla kendini
sorumlu hissetmelidir. Bilim insanı bilim kavramını eğitim sisteminde iyice
işlemeli, kendi konusunu bilimsel verilerle nasıl işlediğini pratiği ile
öğrencilerine anlatmalı ve göstermelidir. Aydınlanma ile birlikte sorgulama
sanatı gelişmiş; bunun sonucu bilim ve bilimsel araştırma faaliyetleri
ilerlemiştir. Prof. Dr. Erol Manisalı, bilim insanı, kendisini salt teorik
çalışmalardan sorumlu tutmamalı, zaman zaman kendi bilimini topluma
açıklamalıdır, zaman zaman da popüler alanlarda da yazılar yazmalıdır diyor.
Bilim insanı bu bağlamda iletişim araçlarını yolu ile makale ve kitap yazar,
halka konferans verir, TV ve Radyoda sorumluluk bilinci içerisinde toplumu
aydınlatmaya çalışır. Bildiğimiz birçok bilim adamı, örneğin Albert Einstein ve
Bertrand Russell çoğu zaman toplumsal konularda yazılar yazmışlardır. Bilim
insanı doğası gereği geniş bir tarih bilinci ve güçlü felsefi ve diyalektik
bilgisi yardımı ile olay ve oluşları daha erken görür ve sorumluluğu gereğince
de zamanında açıklamak zorundadır. Yakın geçmişte yaşanan deprem olayında
ilgili bilim insanlarının tutumları konuya verilecek en güzel örneklerden
birisidir. </span></p>

<p>&nbsp; </p>

<p>&nbsp; <b>Bilim İnsanı
Tüm İnsanlığa ve Doğaya Karşı Sorumludur</b></p>

<p>&nbsp; Bilim insanı
çalışmalarının evrensel nitelikte olması nedeniyle kendisi de evrensel düşünmek
zorundadır. Bilim insanı bu nedenle her türlü dar görüşlülükten sıyrılıp din,
dil, ırk ayrımı yapmadan yaptığı araştırmayı dünyanın her insanı ile bölüşmede
evrensel olmak zorundadır. <span>Bilindiği üzere eskiden büyük bilimsel buluşlar tek tek bilim
adamlarının buluşları ile oluyordu, ancak günümüzde artık buluşlar farklı
disiplinlerdeki bilim insanlarının oluşturduğu ekipler tarafından
yapılmaktadır. Bu yolla geniş bilgi birikimi aynı potada değerlendirilerek
olaylar ve olgular arasındaki ilişkiler daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Bu
nedenle bilim insanı kendi çevresindeki diğer disiplinlerdeki bilim insanları
ile bağlantı kurmalı ve onlarla sürekli bir ilişki içerisinde olmalıdır. Toplumun
bilim insanlarına yüklediği onurlu sorumluluk davranışı gereği bilim adamı ülke
ve dünya sorunlarına kaygısız kalamaz, tam tersine çağına ve toplumuna karşı
sorumlu kişi olarak insandan ve doğadan yana tavır almak zorundadır.
Evrenselliğinden kaynaklansa gerek, bilim insanı başka yaşam biçimlerini daha
iyi anladığı için çevresindeki insanları daha iyi anlar, kişileri olduğu gibi
kabul eder ve onlara yardım elini uzatmakta tereddüt etmez ve gecikmez. Bilim
insanı öngörülü kişidir. Öngörüsü olamayan bir kişinin doğayı ve yasalarını
görmesi oradan bir şeyler çıkarması mümkün değildir. Öngörülü bilim insanı
yapısına ancak özerk ve özgür ortamda bilim felsefesi bakış açısı kazanarak
ulaşılabilir.&nbsp; </span></p>

<p>&nbsp; </p>

<p>&nbsp; <b>Bilim İnsanı
Eleştiriye Açıktır</b></p>

<p>&nbsp; Bilim ile uğraşan
kişi eleştiri ve özeleştiriye açık olmalıdır. Bilim insanı başta kendi
çalışmaları olmak üzere olayları ve olguları tarafsız, nesnel bir şekilde
inceleyebilen, araştırabilen ve sorgulayan kişidir. Bilim insanı her türlü
eleştiriye açık olduğu gibi kendi kendini de eleştiren veya özeleştiri yapan
erdemli insandır. Bilim insanı araştırma öncesi ve sonrası bütün ayrıntıları en
ince noktasına kadar araştıran ve sorgulayan kişidir. Sokrates’in
belirttiği “araştırılmamış ve eleştirilmemiş bir yaşam yaşanmaya değmez” özdeyişi
ile bir bilim adamı için yaşam her yönü ile kritize edilmelidir. </p>

<p>Bilim insanı araştırma sonuçlarını değerlendirirken
yapılmış yanlışları ve yanılgıları açık ve net olarak belirterek, özeleştiri
yaparak kamuoyuna duyuran kişidir. Özeleştiri yapmak bilim insanını küçük
düşürmez, aksine zenginleştirir ve daha saygın kılar. ‘Erdemli kişi önce
kendini yargılamasını bilen kişidir’ özdeyişi bilim insanı için çok yerinde bir
deyiştir. Bilim insanı kendi ürettiği bilginin, yaptığı araştırmanın
sorumluluğunu taşıyan kişi olması nedeniyle ürettiği bilginin ve
araştırmalarının muhatabı olan kişidir. Evrensel olması ve uluslararası düzeyde
yayın yapmasından doğan durumdan dolayı herhangi bir ulusun araştırıcılarının
eleştirisine de açık olan kişidir. </p>

<p>&nbsp; </p>

<p>&nbsp; <b>Bilim İnsanı
Gerçeği Söyleme Cesaretindedir</b></p>

<p>&nbsp; Bilim
insanı her şeyden evvel gerçeği söyleme cesaretine sahip olmalıdır ve bilimdışı
görüşlere karşı taviz vermemelidir. Tavizin verildiği yerde gerçek anlamda
bilimden bahsetmek mümkün değildir. Bilim insanı tarafsız, bağımsız karar
verebilen, gerektiğinde düşüncelerini mevcut anlayışla bağdaşıp bağdaşmadığına
bakmaksızın açık, net ve özgürce ifade eden kişidir. Galile dünyanın evrenin
merkezi olmadığını açıkladığı zaman o günkü yönetim ile ters düşmüştü. Çünkü o
zamanki yönetim, yetkileri tanrıdan aldığını ileri sürüyordu ve dünyanın
evrenin merkezi olduğu resmi olarak kabul görmüştü. Kişisel amaçlar, yasaklar,
ideoloji veya inanç uğruna var olan gerçek olguların ifadesi engelleniyorsa
bilim insanı bu engellemelere karşı tavizkar olmamalı ve sessiz kalmamalıdır.<b>Barbusse, “gerçeği söyleyenler hiçbir zaman susmak
zorunda değildir” diyor. Moliere ise “Susan bir bilgin bir kelime söylemeyen
aptaldan farksızdır” diyor.&nbsp; </b></p>

<p>Bilim adamı ilkeli ve dürüst yapısı ile doğru bildiğini
basit güç odaklarının etkisinde kalmadan, statü, unvan, şan-şöhret ve makam
peşinde koşmadan korkmadan açıklayabilmelidirler. Eğer bilim insanı olay
karşısında bilimden yana tavrını koymuyorsa burada onun bilim insanlığından
bahsetmek mümkün değildir. Bilim insanı, bilimden yana
taraflı insandır. Çağına ve insanlığa karşı sorumludur. Isaac
Newton<strong><i><span> bilim adamının cesaret örneğini
şöyle açıklamaktadır. “Biz bilim adamları kumsalda çakıl taşları arayan çocuklar
gibiyizdir. Eğer ben arkadaşlarımdan biraz daha fazla, biraz daha renkli
toplayabildiysem, bunun nedeni dizlerime kadar suya girmeye cesaret edebilmiş
olmamdır”.</span></i></strong></p>
<h1>Peki, Bilim İnsanı Kim Değildir?</h1>

<p>Soruyu bir de tersinden sorarsak bilim insanı kim
değildir? Bilim insanı Bertrand Russell’ın belirttiği gibi ‘ben varsam her şey
iyi, ben yoksam kötü diyen, ben merkezli, açgözlü, çıkarı için kural tanımayan
ve amaca ulaşmada her türlü yol mubahtır diyen kişi hiç değildir’. Uzun vadeli
kamunun ortak çıkarlarını küçük çıkarları için kullanan (şana, şöhrete, makama
ve unvan için genelin çıkarını çiğneyen) bilim adamı değildir. Bilim adamı
görev adamı hiç değildir. </p>

<p>Yalnızca teksirdeki dersi anlatan, evden üniversiteye
mekik dokuyan, kurumu salt işyeri gibi gören kişi hiç değildir. Bilim insanı ne
salt öğretmendir ne de teknisyendir, ne başkasının kulu kölesi ne de
efendisidir. Bilim insanı başkasının ders kitabından çeviri yaparak ders veren
değil, birikimini ve tecrübesini dünya bilimi ile bütünleştirerek anlatan
kişidir. Başkasının literatürü ile değil, kendi düşünce sistemi içerisinde
geçirdiği doğruları öğrencileri ile paylaşan kişidir.&nbsp; </p>
<p>&nbsp;<b>Bilim
İnsanı Kendine Özgü Bir Kişiliktir</b></p>

<p>Bilim insanı liyakate dayalı, 'kendine özgü'
fikirleri olan, kendini yenilen kişiliktir. Bilim insanı başkasının
literatürüne ve telkinlerine bağlı kalmadan bilgiyi objektif olarak
değerlendiren kişidir. Doğan Kurban’ın Aydın kimdir? tanımlamasındaki “<span>aydın, <b>ne tek bir öğretinin ne de bir liderin izleyicisi
olmayandır. </b>Aklının kabul ettiği düşünceleri izler. Fakat düşüncenin
çeşitliliğine de inanır. Dolayısıyla başka türlü düşünenlere ve sonuçta dünyaya
karşı<b> hoşgörülüdür” ifadesine uygun kişi
aynı zamanda bilim kişiliğinin özelliğidir de.</b></span></p>

<p>Bilim insanı okumadan, analiz etmeden ve bilimsel olarak analiz edilmeyen
görüşleri savunamaz. Bilim insanı ahlaki değerleri yüksek, çıkarı için pazarlık
yapmaz ve bilim ilkelerinden taviz vermez. Bilim insanı ünvanlı kişinin “evet
efendim, siz daha iyi bilirsiniz”, “tabii, neden olmasın, efendim yerden göğe
haklısınız”,” siz ne derseniz onu yaparım”, “en iyisini düşünmüşsünüz”,” sizin
sayenizde buralara geldik ”‘gibisinden bilim insanının kişiliği ve akademik
anlayış ile bağdaşmamakta ve toplumun bilim insanlarına olan güveni
zayıflatmaktadır. </p>

<p>Bilim insanı ve yaratıcı bakış biraz kendi başına buyrukluğa, sorgulamaya,
tek başına kalsa da mücadele eden, özgüveni ve kendi iç enerjisine güveni gerektirir.&nbsp; </p>

<p>Üniversite gibi yaratıcı ve yeniliğin arandığı yerlerde kendine başına
buyruk olmadan, olaya eleştirel bakmadan sorgulama ve bilim gelişmez. Batının
yaratıcılığının ana kaynağının bireylerinin bilim ve sanatta kendini özgürce
ifade edebilmeleridir. Hiyerarşiyle, 'güç bende' diyen susturulan üniversitede
yenilik çıkmaz ve bu anlayışla geleceğin sağlıklı bilim insanı da gelişmez.</p>
<h1>Bilimsel Etkinlik Bir Yaşam Biçimidir</h1>

<p>Buraya kadar ifade edilmeye çalışılan niteliklerinden
dolayı bilim insanı seçkin ve özel bir kişidir. Seçkinlik ve özel olmak, bir
başka insandan farklı olması ona bir kişilik ve evrenselliği kazandırmaktadır.
Yukarıda da anlatılmaya çalışıldığı gibi bilim hayatı ve bilim insanlığı bir
yaşam biçimidir. Bilim insanın uğraş alanındaki yaşam yolu kimse tarafından
taşı dikeni ayıklanmış bir yol değildir. Bilim insanı kendi yolunu kendisi
oluşturmak zorundadır. Bu yaşam biçimi zor ancak zevkli bir yaşamdır. Bizler
istesek de istemesek te, bizler olsak da olmasak da dünya kendi ekseninde kendi
kurallarına göre dönmeye devam edecektir. Ama bir gerçek var ki o da, bu dünya
bizim gibi bilim, sanat yapanlar tarafından daha iyi, hatta çok daha iyi
yaşanılabilir bir dünya olabileceği gibi çok kötü de olabilir. Bize düşen
yaşamın temel ilkelerini bilinir, anlaşılır ve hepimizin sağlıklı gelişimi için
kullanılır duruma getirmek için çabayı sağlamaktır. </p>

<p>Bilim insanları Atatürk’ün çok önem verdiğim şu
özdeyişini kanımca beyinlerine iyice işlemelidirler; ‘<b>Dünyada her şey için,
medeniyet için, hayat, için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
Bilim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, sapmadır’</b>.&nbsp; Yine aynı şekilde <b>“</b><b>Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma hiçbir donmuş ve
kalıplanmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Benim,
Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerine akıl ve bilim
rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçilerim olurlar“.</b> <span>Bu veya benzeri örnekleri çağlarına
damgasını vurmuş düşün insanları çeşitli vesilelerle belirtmişlerdir. Bu
anlamda bilim adamı akıl dışı, bilim dışı ve etik dışı yaşam ve uygulamaların
dışında sade ve mütevazıdır. Bu bağlamda akademisyenler olarak her bilim
insanının ve aydının bilimsel sorumluluk anlayışı içerisinde davranmasının
ahlaki bir görev olduğu düşüncesindeyim. M. Kemal Atatürk’ün askerler için
söylediği <b><i>"Komutanlar ahlaken ve ilmen astlarından üstün
olmalıdırlar."</i></b> Sözünü eğitim kurumlarımız için güncelleştirirsek
hocalar öğrencilerinden bilgi ve etik yönünden daha iyi donatılmış olmak
zorundadırlar. Öğretim üyesi veya bilim insanı bulunduğu kurumada yarattığı
beyin fırtınası, paylaşımı, hoşgörüsü ve isteklendirmesi (güdüleme) ile bir
model olmak zorundadır. Her zaman olduğu gibi çalışma gündemimizin en önemli
hedefi, bilimi, eleştirel akılcılığı, bilimsel verilerin sürekli
sorgulanmasını, bilim insanının etik&nbsp; sorumluluğunu ve saygınlığını ülke
gündeminde en önde tutmaktır. Necati Doğru 14 Aralık 2001 tarihli Merhaba
köşesinde “Üniversitelerin Seçilmiş Kralları” yazdığı yazıda üniversitelerin
işlevini ve öğretim üyelerinin kültür düzeyini askerlerle kıyaslamaktadır.
Yazıda diyor ki yazar “askerler toplumun gözünde üniversitelerin çok ilerisinde
itibar düzeyi tutturmuştur. Harp Akademisi’nden yeni mezun birinin,
“üniversitelerin doçentleri düzeyinde bilgi sahibi oldukları” profesörlerce de
acı bir gerçekle itiraf ediliyor”. Tabii bunun sorumlusu ve muhatabı kim? Ben
kendi şahsıma kendimi sorumlu tutuyorum.&nbsp;
</span></p>

<p>Ülkemiz yükseköğretimin temel sorunlarından biri de nitelikli bilim adamı
sorunudur. Sistemin işlememesinin temelinde akademisyenlik yani bilim felsefesi
ve bilim kültürü ve tarihi bilinci yetersiz olan sayısız akademisyenin yönetim
işlevi bulunmaktadır. Umarım ülkemiz batılı anlamda akademisyen ve bilim adamı
seçimi kriterlerini belirler ve
geleceğin bilim insanları ülkemizi bir bilim üreten bir seviyeye çıkarılar.</p>

<p>Özet olarak
bütün insanlık tarihi boyunca bilgi sahibi bilim insanı kimliği biraz aykırı ve
muhalif yapısı ile düzgün, erdemli ve ilkeli bir duruş sergileyen kişiliktir.
Bu niteliklere uygun bilim adamlarının bulunduğu bir ortamda gelişmeme katkısı
olan ve 24 Ocak 1990 tarihinde trafik kazasında kaybettiğimiz örnek bilim adamı
Prof. Dr. Mahmut SAYIN hocam adına geçen sene yazdığım yazıyı ilişikte yeniden
gönderiyorum.</p>

<p>Mahmut Sayın gibi saygın bilim adamı olmak dileği ile. </p>
<p><b>Bilim insanı olmak zor iş değil mi? </b></p>

<p>&nbsp;
</p>
<p></p><br></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=896"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=896"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=77">Anılar</a>
							 <a href="blog.asp?tur=72">Üniversite</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>