

<!DOCTYPE html>


<html xmlns="http://www.w3.org/1999/xhtml" lang="tr" xml:lang="tr">



 <head> 

<meta http-equiv="Content-Language" content="tr">
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
 
 

    <meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1" />





<meta name="rating" content="All" />
<meta name="robots" content="index, follow" />
<META NAME="AUTHOR" CONTENT="Erkan TİYEKLİ">

<meta name="Dmoz" content="" />
<meta name="Yahoo" content="" />
<meta name="Altavista" content=""/>
<meta name="Scooter" content="" />
<meta name="robots" content="" />

<META HTTP-EQUIV="Copyright" CONTENT="Copyright Â© ">
<META NAME="description" CONTENT="">
<META NAME="keywords" CONTENT="">






<link rel="apple-touch-icon" sizes="180x180" href="/apple-touch-icon.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="32x32" href="/favicon-32x32.png">
<link rel="icon" type="image/png" sizes="16x16" href="/favicon-16x16.png">
<link rel="manifest" href="/site.webmanifest">


    <!-- Document title -->


    <title>Korona Günlerinde Nadasa Kalmış Olmamız Bize Doğaya Sahip Çıkma Bilinci Yaratacak mı?</title>

    <!-- Stylesheets & Fonts -->
    <link href="css/plugins.css" rel="stylesheet">
    <link href="css/style.css" rel="stylesheet">

</head>

<body>
    <!-- Body Inner -->
    <div class="body-inner">

        <!-- Topbar -->
	

		 <div id="topbar" class="d-none d-xl-block d-lg-block">
            <div class="container">
                <div class="row">
                    <div class="col-md-6">
                        <ul class="top-menu">
                            <li><a href="tel:+90 5337692415 "><i class="icon-phone-call"> </i> +90 5337692415 </a></li>
							<li><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr"><i class="icon-mail"> </i> info@ibrahimortas.com.tr</a></li>
                        </ul>
                    </div>
                    <div class="col-md-6 d-none d-sm-block">
                        <div class="social-icons social-icons-colored-hover">
                            <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
			
                            </ul>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </div>
		
		
        <!-- end: Topbar -->	
	
        <!-- Header -->
        <header id="header">
            <div class="header-inner">
                <div class="container"

                    <!--Logo-->
     

                    <!--Logo-->
                    <div id="logo">
                        <a href="default.asp?dil=0">
                            <span class="logo-default"><font size="4" class="logoslogan">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</font><img src="images/logo.png" height="30"></span>
                            <span class="logo-dark">Prof. Dr. İbrahim Ortaş</span>
                        </a>
                    </div>
                    <!--End: Logo-->




<script async src="https://cse.google.com/cse.js?cx=c5ac765fc9c9740e8"></script>


							<div id="modalShop" class="modal no-padding" data-delay="2000" style="max-width: 700px;">
                                <div class="row">
                                    
                                    <div class="col-md-12">
                                        <div class="p-40 p-xs-20">
											<div class="gcse-search"></div>
                                        </div>
                                    </div>
                                </div>
                            </div>					
                    <!-- end: search -->
                    <!--Header Extras-->
                    <div class="header-extras">
                        <ul>
                            <li>
                                <a href="#modalShop" data-lightbox="inline" > <i class="icon-search"></i></a>
                            </li>
                            <li>
                                <div class="p-dropdown">
                                    <a href="#">
									<image src="images/Turkey.png" width="20">
                                    <ul class="p-dropdown-content">
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=0&id=926"><image src="images/Turkey.png" width="20"></a></li>
                                        <li><a href="blog-detay.asp?dil=2&id=926"><image src="images/United-Kingdom.png" width="20"></a></li>
										<li><a href="blog-detay.asp?dil=3&id=926"><image src="images/germany.png" width="20"></a></li>
                                    </ul>
                                </div>
                            </li>
                        </ul>
                    </div>
                    <!--end: Header Extras-->
                    <!--Navigation Resposnive Trigger-->
                    <div id="mainMenu-trigger">
                        <a class="lines-button x"><span class="lines"></span></a>
                    </div>
                    <!--end: Navigation Resposnive Trigger-->
                    <!--Navigation-->
					<div id="mainMenu">
                        <div class="container">
                            <nav>
                                <ul>
									<li class="dropdown-submenu"><a href="sayfa-ayrinti.asp?ID=267&dil=0">Özgeçmişim</a></li>
                                    <li class="dropdown-submenu"><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?dil=0">Bilimsel Çalışmalar</a>
                                        
                                         <ul class="dropdown-menu">
                                          <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Bilimsel_Makale=1&dil=0">Bilimsel Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?SCI_Makale=1&dil=0">SCI Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Indeksli_Makale=1&dil=0">İndeksli Makaleler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Kongreler=1&dil=0">Kongreler</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Konferanslar=1&dil=0">Konferanslar</a></li>
									      <hr>
										  <li><a href="bilimsel-calisma-ayrinti.asp?Soylesiler=1&dil=0">Söyleşiler</a></li>
									      <hr>
										 
									     </ul>   								
									</li>
									<li><a href="kitaplar-ayrinti.asp?dil=0">Kitaplarım</a></li>
									<li><a href="Projeler-ayrinti.asp?dil=0">Projeler</a></li>
									<li><a href="videolar.asp?dil=0">Videolar</a></li>
									
									<li><a href="iletisim.asp?dil=0">İletişim</a></li>
									<li><a href="blog.asp?dil=0">Günlük Yazılar</a></li>
								</ul>
                            </nav>
                        </div>
                    </div>
									
						
                    <!--end: Navigation-->
                </div>
            </div>
        </header>
        <!-- end: Header -->			
        <!-- end: Header -->




     <section class="parallax text-light" style="border-bottom: 4px solid #f9b338;" data-bg-parallax="images/slider/banner6.jpg">

     </section>
        <!-- end: SECTION FULLSCREEN -->
		<section class="background-grey">
            <div class="container">
                <div class="row  m-b-50">
                    <div class="col-lg-12">

                        <div class="heading-text heading-section">
						<h2>Korona Günlerinde Nadasa Kalmış Olmamız Bize Doğaya Sahip Çıkma Bilinci Yaratacak mı?</h2>
                        </div>
                    </div>

                        <div class="row">
                            <div class="col-lg-9">
							<img src="blog/resimyok.png" height="200"><br>
							<p><p><b>Korona
Günlerinde Nadasa Kalmış Olmamız Bize Doğaya Sahip Çıkma Bilinci Yaratacak mı? </b></p>

<p>

</p><p>Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi,
iortas@cu.edu.tr</p>

<p></p>

<p></p>

<p><b>Nadası
Yaşayarak Çıkarsak, Doğa ve İnsanlık Bundan Yarar Görür mü?</b></p>

<p>Geçirdiğimiz uzun süreli sokağa çıkmama yasağında
kurallara uyuyor ve bu arada bir takım zorluklarda yaşıyoruz. Zaman zaman
evlerden dışarı kafamızı çıkardığımızda içine düştüğümüz kâbustan uyanmaya
başladığımızda ise artık olanlara alışmış ve bir ölçüde zorunluluklara anlam
verebiliyor ve kendimizi yeni düzene uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bu arada
aklıma tarımda “NADAS” diye bilinen kurak koşullarda toprağı dinlendirmek, su tutulmasını
artırmak ve takip eden yılda ise daha iyi ürün alınması uygulaması geldi.
Eğitimden, araştırmadan ve işten uzak kaldığımız bu dönemi kendimce adeta
nadasa kalmış gibi anlamlandırdım. Eğer yaşadığımız süreci nadasa kalmak olarak
tanımlar ve yaşananlardan ders çıkarır ve kendimizi geleceğe iyi organize
edersek sanırım sürçten karlı çıkmış oluruz.</p>
<p><b>Nadas Doğa
için Ne Anlama Geliyor </b></p>

<p>Ülkemizin yarı kurak iklim kuşağındaki İç, Doğu
Anadolu ve Güneydoğu Bölgelerinde yıllık yağış buğday-arpa gibi
stratejik-geleneksel bitkilerin yetişmesi için gereksinim duyduğu 400 mm yağış
düşmediği ve de topraklarının organik madde bütçeleri yetersiz olduğu için
çiftçiler çoğu zaman ektikleri buğdayı bile topraktan hasat ile alamazlar. Sulama
ve gübrelemenin yapılmadığı birazda verimliliği düşük alanlarda ürün almak için
çiftçiler bir yıl toprakların boş bırakır bir yıl ekim gerçekleştirir. Ayrıca
bitkilerin topraktan gelişmesi toprakların bütçesinden tuttukları 15’e yakın
besin elementini (azot, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, sodyum, kükürt,
demir, çinko, bakır, mangan, selenyum, iyot, molibden vs.) toprak çözeltisine
yavaş yavaş bıraktıkları için toprak dinlenmeye alındığı zaman toprak
tanelerinin etrafındaki yüzeylerde tutulan alınabilir besin elementi miktarı
artar ve böylece bir sonraki yıl aynı toprakta bitki gelişimi daha iyi olur.
Genelde buğday yetiştiriciliği için yağışın yetersiz olması nedeniyle toprak
işlenmediği için topraktaki su tüketilmediği gibi toprağa bir öneki yıldan
yağan yağmur suları boşluklarda kalan depo su rezervuarı olarak bir sonraki
bitkinin kullanımına olanak sağlanmış olur. Toprakta 75-100 mm kadar su toprak
profilindeki gözeneklerde ve toprak yüzeyinde tutulduğu için bir sonraki yıl toprak
yeniden ekilerek daha güvenli bir bitki yetiştiriciliği güvenceye alınmış olur.
&nbsp;Başlangıçta arazinin bir yıl ekilmemiş
olması bir kayıp gibi görünse de, o iklim ve beslenme koşullarında çiftçiye
daha çok kazançlı çıkar.</p>

<p>Toprak-bitki yönetimi ve amenajmanı bakımından yarı
kurak iklim koşullarda ve verimliliği düşük topraklarda insanlığın tarımsal
üretim tarihinde binlerce yıldır yaparak öğrendiği önemli bir uygulamadır. </p>
<p><b>Nadasa
Kalma Anlayışından Biz Ne Ders Çıkarmalıyız</b></p>

<p>Son yaşadığımız pendami döneminde “NADAS”&nbsp; kavramının önemini biz insanların bütün iş
ve işlevimizi bıraktığımız bu günlerde çok güzel bir yakıştırma ile hayatımıza
uygularsak bundan bütünlüklü olarak hepimizin büyüklerimizin kullandığı
“win-win” tabiri ile kazan kazana dönüşebileceğini bekleyebiliriz. Tabii
kazanmak için süreci bütünlüklü anlamak ve analitik analiz yaparak
sağlanabilir.&nbsp; Nadasa kaldığımız bu
dönemi okuyarak bilgi dünyamızı zenginleştirebilirsek ve geriye doğru kendimizi
ve yaptıklarımızı değerlendirsek geleceğe daha bilinç ve daha sağlım adımlar
ile girmiş oluruz.&nbsp; </p>

<p>Buradan hareketle bizlerde bu yaşadığımız 2020 yılını
doğadaki sürece benzetirsek, doğada hayat hep tekdüze gitmez, yaşamın inişleri
çıkışları olduğu gibi sürekli hareket halindeki yer yüzeyinde belirli
dönemlerde virüslerin yaşam ekolojisine uygun ve etkin olarak biz insanların
vücudu üzerinde yaşam alanı arayışına girdiği bir dönemde virüsten kurtulmak ve
geleceğe sağlıklı çıkış yapmak için kendimizi şimdilik nadasa bıraktık dersek
yeridir. İki ay kadar önce sokaklarda bağıran, çağıran, kavga eden, hırsızlık
yapan, yalan söyleyenler, sabahtan akşama kadar çalışan, okula giden, öğreten,
öğrenen hemen herkes, birkaç zorunlu mesleklerde çalışanlar hariç hepimiz
evlerin içine çekilmek zorunda kaldık. Hasta hanelere nerdeyse korona
virüslüler dışında kimse gitmiyor. Mahkemelerde bir birlerini dava eden yok.
Avukatlar bürolarını kapattılar. Birleşmiş Milletler savaşları durdurun diyor,
Ülkeler bir birlerine kapılarını kapattılar, uçuşlar yok, karayolları boş.
Petrol istasyonlarına uğrayan yok, uluslararası piyasada petrol satılamıyor
diye fiyatlar tarihinin en düşük düzeyinin altında alıcı bulamıyor. Nerdeyse
dün yaşadığımız aktivitelerimizden yeme içme ihtiyacı ve sınırlı da olası hava
alma ihtiyacı dışındaki diğer bütün işlev ve uğraşılarda nadası yaşamaktayız.</p>

<p>Yaşadığımız bu sürecin bir anlamı olmalı. Sürece neden
olan virüsün sağlığımızı hatta canımıza kast etmesinin bir nedeni ve tarihsel
bir geçmişinin olması gerekir. Yer yüzeyinden bizden önce 3.5 milyar yıl
öncesinden bu yana var olan virüslerin bugün bünyemizde yaşam ortamı
aramalarının biyolojisi, sosyolojisi ve eko-politik nedenlerinin analiz
edilmesi gerekir. İnsanın birkaç bin yıllık kısa tarihinde keşfettiği ve
değiştirmeye çalıştığı doğanın bir sonucu olarak insan doğasının canlılar
karşısında bağışıklığı azalmış olabilir mi? </p>
<p><b>Doğa
Kendini Yeniliyor. Ya İnsan Kendini Yenileyebilir mi?</b></p>

<p>Pekâlâ, kendimizi nadasa bıraktıktan sonra
beklediğimiz yeniden canlı, verimli ve sürdürülebilir yaşamımızı doğanın
yasalarına uygun ve doğa ile barışık yaşamak için bu defa sorumluluk bilinci,
bilgisi ile yaşayacak mıyız? Doğayı kendisine bırakırsak sorun yok onun kendi
yasları ve dinamiği var ve kısa sürede kendisini yenileyebilmektedir. Kısa
sürede boğazda yunuslar görülmeye başladı, Sokaklarda bugüne kadar görmediğimiz
börtü böcek, kuşlar görünür oldu. Peki, biz inşalar kısa sürede kendimizi yenileyebiliyor
muyuz? Biz insanlar müdahaleci olduğumuz için aklımız, bilgimiz ve algımız
kadar iş yapıyoruz. Bugün Dünyamızın üzerinde sonradan oluşmuş bütün değişimler
ve yapılar biz aklımızla yaptık. Dünyada birçok yönetim sistemleri insanların
toplumsal yapıları tarafından oluşturuldu. Sistemlerin kendi oluşturduğu yasa
ve uygulamaların pratikteki sonuçları içinde zenginlik, fakirlik, adaletsizlik,
ahlaksızlık, hak, hukuk ve insani değerler gibi birçok olgu biz insanların
bilinçli tercihleri sonucundan oluşturulmadı mı? İnsanın açgözlülüğü, benciliği
ve başkasını etkisi altına alma, başkasının çıkarı için kullanmaya kalkması ve
bunun için 50 bin hileye başvuran insanların akılları sayesinde bugün bu kadar
çevresel, sağlık, sosyal ve ekonomik sorunlar yaşıyoruz. </p>

<p>Diğer taraftan kendi kendini eğitmiş, farkındalığı
yüksek, sorumluluğunu bilen, doğadaki her canlının besin zincirinde bir yeri
olduğunu bildiği için hiç bir canlıyı gereksiz diye öldürmeyen, bencilik
yapmayıp empati yapan, bir başkasının ihtiyacını çalmayan, kurnazlık yapıp
fakir fukarayı kandırmayan, kendi sınırlarının bilincinde/ farkında olan
insanın bulunduğu ortamda çok az sorun çıkacaktır. Bu bağlamda nadasa
kaldığımız dönemde kendimizi yeniden keşfedebilirsek daha insani değerler
ekseninde yaşayabileceğimize inanmaktayım.</p>
<p><b>Doğa Bize
Ne Öğretti</b></p>

<p>Evet, bugünkü insanoğlu bundan 20 bin küsur yıl önce
doğanın yasalarını anlayıp ondan yaralanmaya başlamadığı günde dünyamızın
yüzeyinden doğal yapının üzerinde hiçbir insan yapımı obje yoktu ve doğa yeraltı
ve yer üstü ile tertemizdi. İklim sorunu, çevresel kirlilik yoktu, her canlı
yana yana ekolojileri gereğine uygun Yaşıyordu. Ekolojinin en önemli yasası
olan her canlı beslenme ve sindirim sistemine göre bir başka canlıyı yiyerek
enerjisini temin ediyor. Ancak şimdi bizlerin yaptığı gibi kitlesel halde
canlıları kesmiyor, bitkileri kökünden kurutmuyordu. Bakın diğer canlılara
hepsi ihtiyaç duyduğu kadar yiyeceğini diğer bir canlıyı yiyerek temin
etmektedirler, ta ki bir daha acıkıncaya kadar. Bazı canlılara (sincap,
karınca, arı ve benzeri canlılar) gıdalarını saklamaktadırlar, onlarda olası
zorlu koşullarda hayata kalmak için depolama gereksinimi duyuyorlar. Yine
doğanın yasası gereğince ayakta kalabilmek için gıdasını sağlamak için güçlü ve
ben merkezli hareket etmek zorundadır. Kendi aralarında da hiyerarşik durumlar
gözüküyor. Yine de sofrada herkese yiyecek bir şey kalıyor. Kalmasıydı canlılık
bugüne kadar varlığını sürdüremezdi. Doğa gıdayı ototroflar (kendi gıdasını
kendi yapanlar) ve hetetroflar hazır gıdaları tüketenler olarak organize olmuşlardır.
Mikroskobik, tek ve çok yıllık bitkiler fotosentez yaparak ürettikleri şekeri
kök ve diğer organlarında depolamakladırlar. Mikroorganizmalar ve diğer
hayvanlar ve bizler bitkilerin bütün ürettiği yaprak, meyve ve tohumlarını
toplayarak ve tüketerek gıdamızı sağlamaktayız. Bu döngü canlılığını besin
zinciri güvenliği ve sürdürülebilirliği açısında vazgeçilmezdir. </p>

<p>Doğanın bu kendiliğinde devam eden bu iç içe yaşam
insanın aklını kullanarak yaptığı aletler sonucu hayatı kolaylaştırma işlevini
kötüye kullanan cin akıllıların çoğalması sonucu maalesef güzelim mas mavi
dünyamızı yaşanılamaz duruma getirildi.&nbsp;
Geçmişte karbon döneminde büyümüş olan devasa bitkiler ve o ekolojiye
uygun büyümüş olan hayvan varlıklarının yine ekolojik döngüye uygun olarak veya
yer yüzeyine çarpan dev meteorlardan sonra yer altında kalan kısımlarının kömür
ve petrole veya biyogaza dönüşmesi sonucu oluşan fosil ve hidrokarbonları
keşfettik. Keşfettiğimiz bu enerji kaynaklarını kullanarak araçlarımızı
geliştirdik, demiri harekete geçirdik, daha hızlı yol alarak dünyayı keşfettik.
Dünyanın gedilemez yerlerine gittik, sonrada aya ve marsa kadar gider olduk.</p>

<p>Sonuçta bütün keşfettiğimiz yerlerde inşaatlara
başladık. Madenleri yer yüzeyine çıkardık. Kıymetli madenleri paranın önüne
koyarak ekonomik üstünlüğü bir başkasına karşı kurduk. Çıkardığımız madenlerden
demir ve çeliği kullanarak silahlar yaptık ve bize itiraz eden kişileri düşman
veya terörist ilan edip onlara kaşı bastırıcı güç olarak kulandık. Onun için
Köroğlu’na atfedilen ve “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözündeki gibi insan
insana fiziki doğal gücü ile değil de icat ettiği aleti sonucu hâkim geldi.
Onun için bugün silahı elinde bulunduran ve bunu teknolojinin en üst yapısı ile
kullanan ülkeler kullanamayanları her tülü döverek etkisi altına almaktadırlar.
</p>

<p>Bugün dünyanın değişik ülkelerinde uygulanan yönetim
şekilleri ve uygulanan politikalar sonucu ciddi sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlar
yaşanmaktadır. Çoğu ülkelerde milyonlarca insan yönetimlerin uyguladığı
kısıtlayıcı durumlar karşısından insanlar yurtlarını, evlerini topraklarını ve
kültürlerini bırakarak başka gelişmiş ve rahat edebilecekleri ülkelere göç
etmek zorundadırlar. Geriye doğru baktığımızda göçlerin temelinde yetersiz
kaynak ve kaynakların insanlar arsında yeteneğine ve iş yapma becerilerine göre
dağıtılması olgusu bulunmaktadır. </p>
<p><b>Doğayı
Kendi Ellerimizle Neden Yok Ettik</b></p>

<p>Güzelim doğa, biz insanların aklımızla yaratığımız para
ve güç ilişkilerine yenik düştü. Sayısını bilmediğimiz kadar bitki ve hayvan
türü bu doğadan yaşam alanları daraldığı için yok oldu. Çoğunluğu da insanın
geniş yaşam alanlarını etkisi altına alması ve kimyasal kullanılmasına yenik
düştüler. İnsanın dev traktörlerle doğanın karnını yarması sonucu dünya var
olduğundan beri toprakta biriken organik maddenin (karbonun) yarısı okside
olarak atmosfere karbondioksit olarak salınarak dünyada küresel ısınmaya neden
olmaktadır. Kendi doğal yapısı içinde üzerinde yetişen bitkilere gereksinim
duyduğu besin elementi ve suyu sağlayan toprakları verimsiz kabul ederek daha
fazla ürün elde etmek için topraklara dışarıdan gübre (tuz) ilave etik.
Hormonlar verdik bitkilere, sonra toprakların mikrobiyal, kimyasal doğası
bozuldu. Verim düştü, verim düştükçe daha fazla verim için daha çok gübre ilaç
kullanmaya başladık. Bu arada artan insanının gereksinim duyduğu gıdayı
sağlamak için toprağın daha yoğun işletilmesi için uygulanan gübre, herbisit,
pestisit, fugisitler sonucu sayısız mikroorganizma doğadan elemine olup gitti. Daha
fazla gıda üretmek için aşımıza ortak olmaya çalışan börtü-böcek-sinekleri yok
etmek için DDT’yi bulduk. Mono kültür yaptığımız ortamda yetiştirdiğimiz tek
bitki üzerinden beslenmek isteyen ve var oldukları günden beri doğal
ekolojileri gereği bitkiler üzerinden yaşam alanı arayan canlıları DDT ile
toptan yok ettik. DDT’nin yaratığı ekolojik yıkımı anlamadan DDT’yi bulan arkadaşımıza
Nobel verdik, ancak DDT yer yüzeyinde canlıların kanını kuruttuktan sonra
anladık nerede yanlış yapıldığını. . Halen de DDT benzeri kimyasalları kullanmaya
devam ediyoruz.</p>
<p><b>İnsan
Yaptığı Hatayı Anladı mı?</b></p>

<p>Evet, insanlığın birkaç binyıllık kısa tarihinde
çıplak bulduğumuz dünyamızın üzerini bir şantiyeye dönüştürdük. İnşaatlar
bizlere sıcak ve rahat ortamlar sağladı. Şantiyelerde bazen çökükler de oldu,
insanlar altında kalarak can da verdiler, Ancak doğanın birleşik kaplar
prensiplerini iyi kavrayamadığımız için yaptığımız inşaatları karıncaların
doğaya uygun yapılanması kadar yapamadığımız için doğal dengeyi bozduk. </p>

<p>Korona virüs ve benzeri salgınlar daha öncede
yaşanmıştı, milyonlarca insan ilacın ve aşının olmadığı dönemlerde can verdi.
Ancak her seferinde doğanın güçlü olanları hayata kalmayı başardı, zayıfları
ise elenmek zorunda kaldı ve bu dünyada varlığı kayboldu. İnsan türleri de
değişik dönemlerde kitlesel yok oluşları yaşamıştır. Korkarım bu defada aynı
sonu yaşamayız. </p>
<p><b>Virüsü
Bilmeden Virüsü Konuşmak</b></p>

<p>Bugünlerde sabah kalkan tanımadığı, doğasını bilmediği
bir organizmaya küfür edip duruyor. “Gözün kör olsun Kör Oğlan” deyip yürüyen
nene ile karşılaşan Kör oğlanın “Nene kim o Kör Oğlan?” sorusuna, “ne bileyim
Kör oğlan diye biri varmış insanları öldürüyormuş, malına canına kıyıyormuş
korkumdan kör oğlana kızıyorum misali. Bilen bilmeyen düşman virüs ile savaş
deyip başlıyorlar söze. Bilimsel olarak geliştirdiğimiz elektron mikroskop ve
diğer teknikler ile virüsleri tanımlıyor ve analiz ediyoruz. Doğanın diğer
önemli bir yasasıda her canlı besin zincirinde üstlendiği bir görev vardır. Her
canlının yaralı olanı ve zararlı olanı vardır. Bir mantar bitkiye besin elementi
sağlar, diğer bir mantar organik bileşikleri ayrıştırmak için kimyasal salgı
salarak yapının bozulmasını sağlar. Bazen organizmanın ürettiği salgılar
bizleri de zehirleyebilmektedir. Zararlı dediğimiz o canlılar olmasa bugün
dünyamız çöp dağlarından, hastalıktan geçilmezdi. Mikrospbun sayesinde
tanıdığımız en küçük canlı olan virüsü bugün zararlı olarak biliyoruz. Ancak
yararlı virüs doğada ve yaşamımızda var mı? Bilinen 5000’nin üzerinde virüs
türünün çoğunluğunun bezin zincirinde ne tür etkileri olduğunu bilmiyoruz.
Virüsün biyolojisini, yaşam alanı ve ekolojisini anlar ve analiz edersen
virüsün insan vücudu üzerinden yaratığı tahribatı daha kolay ortadan
kaldırırız. Koronanın hangi iklim, ekoloji ve insan bünyesinde nasıl
davrandığını bilmeden sorunun üstesinden gelemeyiz. &nbsp;</p>
<p><b>Korona
Virüsle Mücadelede Bilinçle Gıda İsrafı ve Temizliğe Önem Vermeliyiz ki Gıda
Güvencesini Sağlayalım</b></p>

<p>İçimden “sağ olasın korona virüs yıllardır
anlatamadığımız gerçeği bize zorla da olsa öğrettin” diyesim geliyor. Korona
virüs hakkında halen çoğunluğumuz olumsuz algıları bulunmaktadır. Virüsü ve
doğadaki varlık nedenini çok bilmiyoruz. Mikrobiyoloji bilgimiz her canlının
ekosistemde bir yerinin olduğunu, görece yaralı ve zararlı formları olduğunu
belirtiyor. Virüs konusundaki tartışmalara katılsak da katılmasak da, korona
virüsün öğrettikleri olduğunu dillendirenlerde çıkıyor. Yavaş yavaş kokonadan
da öğrenilecek bilginin var olduğunu belirtenler de var deniliyor. Doğal olarak
virüse karşı aşı ve ilaç geliştirilene kadar benzeri tartışmalar hızı kesmeden
daha uzun süre yapılacaktır. </p>

<p>Korona sayesinde gıda güvenliği ve doğanın bizim için
gıda ürettiği ve bunda diğer mikroorganizmalarında katısı olduğu gibi
ekolojinin yasalarını şimdi bir kısmımız biraz daha iyi idrak ediyoruz.
Temizlik ve gıdaların israf edilmesi konusunda daha hassas olmamız ve bilinç
ile hareket etmemiz gerekiyor. İslam dininin en önemli ahlaki kurallarından
olan “Temizlik imandan gelir” sözünü şekilcilik ile anladık. Ancak bu dönemde
herkes ciddi olarak el yıkamayı öğrendi. Bir kısmımızın da önerilen dezenfektan
maddeler ile ellerini çokça yıkaması sonucu alkolün ellerinin yüzeyini koruyan
yaş tabakasını ve mikroorganizmaları uzaklaştırması sonrası ellerde kuruma ve
çatlamalar hata sağlık sorunları oluşmaya başladı. Bazıları da (ABD başkanı
Trump) hızlarını alamayarak vücudumuza dezenfekte enjekte edelim deyi verdi.
Temizlik yalnız virisli günlerde değil hayatın her alanında geçerli olmalıdır.
Bu coğrafyada ilk uygarlıkları kuranların Sümerlerin önemsediği konuların
başında temiz eller ile sofraya oturulmasıdır. &nbsp;</p>

<p>Evet dinimizin öğrettiği önemli bir ahlaki kural olan
“israf haramdır” ifadesini “komşusu aç iken tok yatan benden değildir”
ifadelerini bu sürede gıdanın önemi açığa çıkınca anladık. Halende
anlamayanlarımızın var olduğunu çöplere atılan gıdalardan anlıyoruz. Ne yazık
ki insanın tarihi yolculuğunda yaptığı en büyük hatalardan biri ürettiği
gıdaların % 40 kadarını değerlendirmeden çöpe göndermesidir. Çin’de Asyalıların
tek pirinç tanesini bile çöpe artmadığını görünce bunun ancak bir bilinç ile
sağlanacağını daha iyi fark ettim. </p>

<p>Ancak korona virüsün bize öğretilen en ciddi zorunlu
ders doğadan kopmamamız gerektiğini öğreti. Tarımın yani gıda güvenliğinin
öncelikle sağlanmasının zorunlu olduğunu, sonra gıda dağıtımı üzerinden
ekonomik gelişmelere bakmamız gerektiğini hissettirdi. İnsanlığın tarımla başladığı
zorunlu ekoloji-enerji-ekonomi (üç E ilkesinin sıralamasını hatırlattı)
ilişkisine uygun hareket etmemiz gerektiğini yeniden hatırlattı.&nbsp; </p>
<p><b>Gıda
Güvenliği Yeni Yeni Anlaşılıyor</b></p>

<p>Uzun zamandır tarımın öneminin sanayi ve teknoloji ile
mukayese edilememesi gerektiğini belirtiyorduk. Sanayileşmenin getiresi tarım
getirisinden yüksek olabilir ancak tarihsel süreçte yaşanmış veriler dikkate
alındığında insanlığın ilk eksikliğini çekeceği sorunların başında gıda
yetersizliği gelecektir. Yapılan bütün tartışma ve yorumlarda tarım ve
hayvancılığın bütünlüklü olarak ele alınması ve mutlaka desteklenmesinin
ihtiyaçtan çok ekolojinin sağlıklı işlemesi ve üretim çarklarının bir birini
tamamlaması için vurgulandı. Hayvancılık kırsalda insanların yapması gereken
doğal bir iş olarak görüldü. Etkin ve hemen her alanda kendi kendine
yeterliliğin öncelikle sağlanması için çok yönlü bir tarım politikası ve
stratejisinin oluşturulması gerektiği şimdi daha iyi anlaşılmış durumdadır. </p>

<p>Sanırım Dünyada ve ülkemizde başvurulan en ciddi
yanılgı sanılıyor ki toprak uçsuz bucaksız olduğuydu. Toprak gıda üretim ortamı
olmanın dışında önemli bir meta olarak (arsa, satılacak tarla, sanayi
hammaddesi) görüldü. Çoğu insan için halen buğday ekerseniz tarlaya ilkbaharda
hasat eder gerekli gıda güvenliğini sağlarsınız şekillindedir. Günümüzde
toprakların verimlilik potansiyelinin tüketildiği ve artık hiçbir kimyasal
girdi sağlanmadan ürün alınmayacağı noktasına geldiğimiz yeni yeni anlıyoruz.
Tarımın çiftçilerin kendi asıl işi olduğu ve elindeki bitmez tükenmez
tarla-toprak ortamında ne ekerse onun bileceği iş olarak görüldü. Ancak son on
yılda yaşanan olguları tarımın bütünlüklü olarak makro düzeyde devletinin
denetleyici ve gözlemci olarak sürece dâhil olmasının gerekliliği daha iyi
anlaştı. Tarım-toprak ve bitki ekseninden gıda güvenliği sorunun bütünsel
organizasyon ve bir girdi-çıktı planlaması olduğu anlaşılmadı. Tarım
politikalarının aynı zamanda kırsal kalkınma plan ve programları ile birlikte yürütülmesi
gerekir. Dünyanın ve ülkemizin tarım politikası gıda güvenliği, çevre,
sürülebilir kalınma ve sağlığı da içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi
gerekiyor. </p>
<p><b>Gelecekte
Olası Küresel krizlerden Etkilenmemek İçin Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilirlik
Temel Amaç ve Hedef Olmalıdır</b></p>

<p>Son korona virüs salgınında en çok yoksulların ve
sağlık koşularının yetersiz olduğu yerlerdeki insanların etkilendiği anlaşıldı.
Bu tür yanlış algılama ve yönetimler sonucu alt yapısı sağlanmadan kırsaldan
insanlar kentlere göç ettirildi. Bu arada köylerin yapısal bütünlüğü ve aile
dirlikleri bozuldu. Kırsaldan kente göçü en çok gençlerden oluşurken, köylerin
nüfusu yaşlandı. Tarımda çalışan gençler olmayınca milyonlarca tarım toprağı
işlenemez halde üretimin dışında kaldı. Kırsaldan kente göç sonrası ilkokulları
öğrencisizlikten dolayı kapattırdı. Sonunda köylü yaşlı nüfustan dolayı
üretimden koptu. Tarımsal gelenek ve bilgi birikimi ve üretim zinciri zarar
gördü. Sanırım insanlık bundan ders çıkarmış ve geleceğe doğanın kurallarını
gözetir ve doğa ile barışık yaşarız. </p>

<p>Yaşadığımız bu korona virüs salgını süreci doğa, tarım
ve gıdanın önemini ve güvencesinin sürdürülebilirliğini gerekliliğini bir kez
daha önümüze koydu. Bu yeni süreçte konuyu bilinçle ve bilimin ilkeleri ile
yeniden organize etmemiz gerekiyor. Mevlana’nın ifadesi ile “ dün dünde kaldı
cancağazım, yeni şeyler söylemek gerekir. Evet, yeniden düşünüp doğa-insan
temelli, tarımsal sürdürülebilirliği konuşmamız ve uygulamamız gerekiyor.</p>
<p><b><span>6 Mayıs 2020</span></b><b><span>
Adana,&nbsp; <span>İbrahim Ortaş Korona Günlüğü</span></span></b></p></p><br>
							
							&nbsp;
							<hr><span class="post-meta-comments"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=926"><i class="fab fa-facebook-f"></i>Paylaş</a></span>
							<br><span class="post-meta-comments"><a href="https://twitter.com/share" target="_blank" data-url="https://ibrahimortas.com.tr/blog-detay.asp?id=926"  data-lang="tr" ><i class="fab fa-twitter"></i>Paylaş</a></a>

							</div>  
							<div class="col-lg-3">
							<div class="widget  widget-tags">
                            <div class="tags">
							 <a href="blog.asp?tur=74">Çevre</a>
							
                            </div>
							</div>                              
							</div>
						</div>

                </div>   
            </div>
        </section>

   
<div class="footer-content">
      <div class="container">
        <div class="row">
          
		  
		  <div class="col-md-8"> 
            <!-- Footer widget area 2 -->
            <div class="widget">  


						<form  method="post"> <h1>İletişim</h1>
                            <div class="row">
                                <div class="form-group col-sm-3">
                                    <label for="name">Adınız Soyadınız</label>
									<input  aria-required="true" required class="form-control required" placeholder="Adınız Soyadınız" type="text" id="adsoyad" name="adsoyad" tabindex="1" maxlength="150">
                                     <label for="email">E - Posta</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="E - Postanız" class="form-control required" type="email" id="eposta" name="eposta" tabindex="3" maxlength="100"> 
									 <label for="email">Telefonunuz</label>
                                    <input  aria-required="true" required placeholder="Telefonunuz" class="form-control required" type="text" id="ceptel" name="ceptel" tabindex="2" maxlength="15"> 
									
                                </div>
                                <div class="form-group col-sm-9">
                                    <div class="form-group">
                                    <label for="message">Mesajınız</label>
                                    <textarea aria-required="true" required name="icerik" rows="5" class="form-control required" placeholder="İçeriği yazınız"></textarea>
                                </div>
								<img src="guvenlik.asp" alt="Güvenlik Kodu Resmi Yüklenemedi" id="guvenlik" />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="javascript:guvenlikyenile();"><font color="#FF6600">Kodu Değiştir</font></a>
                                    <input required placeholder="Güvenlik Kodu" type="text" id="gk" name="gk" tabindex="3" maxlength="4" class="form-control input-lg">
                                </div>
                            </div>
							

                         
								
                            <button class="btn btn-primary" type="submit" ><i class="fa fa-paper-plane"></i>&nbsp;Gönder</button>
                        </form>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>		 
	
        <!-- Footer -->


<footer id="footer">
            <div class="footer-content">
                <div class="container">
                    <div class="row" style="background-image: url('images/world-map-dark.png'); background-position: 50% 20px; background-repeat: repeat-x">
                        <div class="col-md-4">
						<iframe src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1592.0016611110736!2d35.35919519658733!3d37.057404008126014!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x15288dc56e005e67%3A0xd4a5074295a90c96!2sZiraat%20Fak%C3%BCltesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1752756698806!5m2!1str!2str" width="100" height="200" style="border:0;" allowfullscreen="" loading="lazy" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade"></iframe>
						</div>
						<div class="col-md-4">
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-phone"></i></a>
                                </div>
                                <h3>İletişim</h3>
                                <p><strong>Tel:&nbsp;</strong><a href="tel:+90 5337692415 ">+90 5337692415 </a>
								<br><strong>Faks:&nbsp;</strong><a href="tel:"></a>
                                    <br><strong>E-Posta:&nbsp;</strong><a href="mailto:info@ibrahimortas.com.tr">info@ibrahimortas.com.tr</a> 
                                    <hr>
                                </p>
                            </div>
							<div class="icon-box effect small clean">
                                <div class="icon">
                                    <a href="#"><i class="icon-clock"></i></a>
                                </div>
                                <h3>Çalışma Gün / Saatleri</h3>
                                <p><strong>Hafta İçi</strong>
                                    <br>08:00 - 19:00</p>
                                <p><strong>Cumartesi</strong>
                                    <br>09:00 - 17:00</p>
                            </div>
                        </div>
						<div class="col-md-4">
                                    <div class="widget">
                                        <div class="widget-title">Yönergeler</div>
                                        <ul class="list">

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=259">Gizlilik Politikası</a></li>

                                            <li><a href="sayfa-ayrinti.asp?dil=0&id=262">Çerez politikası</a></li>
 
                                        </ul>
                                    </div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
            <div class="copyright-content">
                <div class="container">
                    <div class="row">
                        <div class="col-lg-6">
                            <!-- Social icons -->
                            <div class="social-icons social-icons-colored float-left">
                                <ul>
			<li class="social-instagram"><a target="_blank" href="https://www.instagram.com/iortas2018/"><i class="fab fa-instagram"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://maps.app.goo.gl/m2qyE98GZKLQt4po6"><i class="fa fa-map-marker"></i></a></li><li class="social-google"><a target="_blank" href="https://wa.me/905337692415"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a></li>
		
								</ul>
                            </div>
                            <!-- end: Social icons -->
                        </div>
                        <div class="col-lg-6">
                            <div class="copyright-text text-center">&copy; 2025 ibrahimortas.com.tr</div>
                        </div>
                    </div>
                </div>
            </div>
        </footer>
	        
        <!-- end: Footer -->
		
    </div>
    <!-- end: Body Inner -->
    <!-- Scroll top -->
    <a id="scrollTop"><i class="icon-chevron-up"></i><i class="icon-chevron-up"></i></a>
    <!--Plugins-->
    <script src="js/jquery.js"></script>
    <script src="js/plugins.js"></script>
    <!--Template functions-->
    <script src="js/functions.js"></script>

</body>

</html>